Son Çember

Konusu 'Kitap Özetleri' forumundadır ve RüzGaR tarafından 23 Ekim 2007 başlatılmıştır.

  1. RüzGaR Super Moderator


    TurkeyArena

    Yazar:Robert LUDLUM

    KİTABIN ÖZETİ :

    Rus Talaniekof ile Amerikan Scofield ülkeleri için çalışan ve geniş yetkiler verilmiş ajanlardır. Kuralları olmayan ve zaman sürecini çok iyi kullanarak ülkelerinin çıkarları için mücadele eden bu iki ajan, aynı zamanda birbirlerinin de sevdiklerini öldürmüşlerdir. Talaniekof, Scofield’ in karısını öldürmüş, Scofield’de buna misilleme olarak Talaniekof’ un kardeşini öldürmüştür. Bu iki düşmanın adı hemen hemen bütün olaylarda duyulmuştur. Dünyanın dört bir tarafında faaliyet göstermişlerdir.



    Cinayetlerin ardı arkası kesilmek bilmiyordu. Son kurbanlardan biri savaştan nefret eden ve iyi bir asker olan Amerikan Generali Blackburn, diğeri ise Sovyetler' in en büyük nükleer fizikçisi olan Dimitri Yuri Yurievich’ ti. İki ülke de bu konuda birbirlerini suçluyorlardı. Olayın kahramanlarının yine bu iki ajan olduğu sanılır. Fakat Talaniekof emekliye ayrılmış, Scofield de Yurievich’ i kendi ülkesine hizmet etmesi için onu ikna etmeye çalışmaktadır. Olayları bu iki ajanın yapması olanaksızdır. Bir üçüncü kuvvetin var olduğu kaçınılmazdır. Bu da çok geçmeden anlaşılmıştı. Bir zamanlar KGB’ nin en büyük öğretmeni olan Aleksie Kurpskaya; Talaniekof’ u yanına çağırtıp, bu üçüncü gücün dünyayı bir çember altına alıp yönetmek isteyen Matarese örgütü olduğunu söylemiştir. Eğer bu örgütün önüne geçilemezse, dünyanın her tarafında faili meçhul cinayetlerin işleneceğini söyler. Dünyanın her bir tarafında adamlarının olduğunu, bunu tek başına yapamayacağından Scofield ile beraber çalışmaları için baskı yapmıştı. Bunu da sadece kendisi ile Sovyet Rusya’ nın başbakanının bildiğini başka hiç kimsenin bilmediğini belirtmiştir. Önce karşı çıkan fakat Kurpskaya’ nın daha sonraki açıklamalarını da dinledikten sonra ona hak verip, kardeşini öldüren ezeli düşmanı Scofield’e durumu anlatan bir telgraf çekerek, görüşme talep etmiştir.O sıralarda Scofield’ de emekliye ayrılmıştı. Telgrafı alan Scofield bir telgraf çekerek,onu gördüğü yerde öldüreceğini yazmıştır. Durumun önemini anlatan bir çok telgraf çektikten ve telefon görüşmeleri yaptıktan sonra Scofield’ le buluşur.

    Bu iki ajanın buluşmalarını öğrenen her iki ülkede ajanlarını kara listeye alarak, görüldükleri yerde öldürülmeleri için talimatlar verilmişti. Bunu fazla önemsemeyen ajanlar, Matarese örgütünün merkezi olan Korsika’ ya gidip örgüt hakkında bilgi toplamaya başlarlar. Düşmanlıkları kısa bir sürede sevgiye dönüşmüş, dünyanın her tarafında cinayet işleyen bu örgütü çökertmek için yemin etmişlerdi.

    Matarese örgütünün lideri Guillaume de Matarese idi. Ajanlar örgüt hakkındaki bütün bilgileri Guillaume’ nin sevgilisinden aldılar. Sevgilisi,Guillaume öldükten sonra bir tepede yeğeniyle beraber yaşayan bir kadındı. Korsika halkını pek sevmezdi.Örgütün seçkin yerlerde görev yapan beş üyesinin bulunduğu, bunlardan bir tanesinin, daha örgütün kuruluş gününde Guillaume tarafından öldürüldüğü, yaşayan diğer dört üyenin ise birbirleriyle iletişim kurarak, elit tabakadan yeni üyeler kazandırıp, örgütü daha güçlü bir hale getirmeye çalıştıklarını anlattı. Yaşlı kadın örgüt ile ilgili bilgileri verdiği için öleceğini biliyordu. Hayattaki tek sevdiği insan olan yeğeni; Antonia’ yı da ajanların yanlarında götürmelerini ister. Antonia, Scofield’ in ölen karısına çok benzediği için bu konuda hiç itiraz olmadı. Artık üç kişiydiler. Yapmaları gereken tek şey, bu dört üyeyi bulup saf dışı bırakmaktı. Fazla zamanları yoktu. Onun için ayrı kollardan giderek uzun uğraşlardan sonra örgüt üyelerini saf dışı bırakmayı başardılar. Sadece bir kişi kalmıştı. Örgütün yeni başkanı. Yaşlı kadın ondan çoban diye bahsetmiş ve çok tehlikeli olduğunu söylemişti. Çoban bunu kanıtlamakta geç kalmadı. Antonia ile Talaniekof’ u esir almıştı. Scofield çok iyi bir plan yaparak, iki arkadaşını kurtarıp, bu olay bittikten sonra Antonia ile beraber yaşamak istiyordu. Yorulmuştu artık.

    Arkadaşlarının esir tutulduğu ve örgütün karargahı olan malikanenin etrafına zaman ayarlı bombaları, bir gün önceden yerleştirmişti. Ertesi gün olduğunda oraya gidip ustaca bir plandan sonra, örgütün üyeleri ve aynı zamanda kısa bir süre sonra ABD’nin başkanı olacak Guillaume’ yi öldürmüştü. Toplantı salonunda gördüğü manzaradan dolayı şoke olmuştu. ABD Genel Kurmay Başkanı, Dışişleri Bakanı, Sovyet Elçisi, Merkezi Haber Alma Örgüt Başkanı oradaydılar. Onlar da örgüt mensubu idi. Elindeki makinalı tüfekle hepsini öldürmüştü.Yerleştirdiği zaman ayarlı bombalar da patlamaya başlamıştı. Talaniekof oradan çıkmaları için canını feda etmişti. Antonia ve Scofield oradan kaçarak hayatlarını kurtarmışlardı. Matarese örgütünün bütün üst düzey üyeleri öldürülmüştü. Fakat daha sonra gazetelerden okuduğu haberlere şaşırmıştı. Örgüt belki de yeniden canlanacaktı.
     



Sayfayı Paylaş