Sokratesçilik (Sokratizm)

Konusu 'Felsefe' forumundadır ve EjjeNNa tarafından 28 Eylül 2007 başlatılmıştır.

  1. EjjeNNa Administrator



    Antikçağ Yunan düşünürü Sokrates'in öğretisi ve bu öğretiyi çeşitli yanlarından izleyenlerin genel adı. Antikçağ Yunan düşünürü Sokrates (İ.Ö. 468-400), bilgisizliğe karşı açtığı savaşla felsefenin (bilgi sevgisi) kurucusu sayılır. Bilgicilik (sofizm) akımı içinde yetişmişti. Ama bilginin, insandan insana değişen göreci (relativizm) olduğunu savunan bilgicilerden ayrılarak, her insan için geçerli olan genel karakterini meydana çıkarmıştır (entellektüalizm).

    Hiç yazmamış, tartışarak öğretmiştir. Kendine özgü bu diyalog yöntemiyle, bilginin her us'ta bulunduğunu ve bireysel usları doğru düşünmeye yönelterek meydana çıkarılabileceğini ileri sürmüştür (rasyonalizm). İnsan yaşamının ereği olan mutluluğu da bu bilgi verecektir (evdemonizm). Sokrates'e göre doğru bi1gir doğru eylemi gerçekleştirir. Erdemsizlik bilgisizlikten doğar, bilgili insan erdemli olmak zorundadır (determinizm). Bir davranışta erdemli, başka bir davranışta erdemsiz olunamaz. Ölçüler kişilere göre değişseydi toplum düzeni kurulamazdı. Oysa devlet (toplumsal düzen) gereklidir. Bu gerekli kuruluşun sağlamlığı, sürekliliği için de genel bir töre gereklidir.

    Töresellik (ahlakilik), toplum düzeninin temelidir. Bilgiciler tek tek insanları değil, insanı görmeliydiler. İnsanların arasındaki başkalıklar görünüştedir, iyilik eğilimi hepsinde aynıdır. Kişilerin içinde uyuyan bu ortak eğilim, ancak bilgiyle meydana çıkarılabilir. Bunun için de insanlar kendini tanımalı ve kendini bilmelidirler. Kişiler bilmedikleri için kötüdürler, bilseler kötü olamazlar. Aklımız iyiye erseydi iyiye yönelmemezlik edemezdi, çünkü akıl dışında başkaca bir irade yoktur, akıl ve irade aynı şeydir.

    Aklımızın iyiye ermesi bir bilgi isidir. Ne var ki Sokrates'e göre bilgi, kuramsal ya da kılgın amaçlar için değil, sadece iyi yaşamak ve kurulu düzene iyi vatandaşlar yetiştirmek için gereklidir. Sokrates'e göre nesnel gerçeklik bilinemez. Sokrates böylelikle, antikçağın maddeci doğa felsefesini düşünceciliğe (idealizme) dönüştürmüştür. Antikçağ Yunan düşüncesinde Megara okulu, Eliseretria okulu, Kinikler okulu ve Kirene okulu Sokratesçi okullar adı altında toplanırlar. Sokrates'in öğrencilerinin kurduğu bu okullar Sokratesçiliği çeşitli yanlarından alarak kendilerine göre yorumlamışlardır.

    Örneğin Megara okulu, Sokrates'in töre ilkesini Elea öğretisiyle birleştirmiştir; Kiniklerle Kireneliler Sokrates'i bilgicilerle (sofizm) kaynaştırmaya çalışmışlardır. Sokrates'i bütünüyle kavrayan ve geliştiren tek öğreti, büyük özelliğinden ötürü Sokratesçi okullar arasına sokulmadığı halde Sokrates'in en büyük öğrencisi olan Platon'un öğretisidir. Sokratesçi okullar, insan yaşamındaki en büyük ereğin bilgiyle varılan erdem olduğu yolundaki Sokrates görüşünde birleşirler. Antikçağ Yunan düşüncesinde Eukleides, Elis'li Phaidon, Antistenes, Aristippos ve izdaşları Sokratesçi sofistler adıyla anılırlar. Çünkü bunlar, düşüncelerinde, Sokrates'i bilgicilik (sofizm) doğrultusunda yorumlamışlardır.

    Bu düşünürlerin öğretilerinde bilgici öğeler pek güçlüdür. Örneğin kinizmin kurucusu Antistenes, Sokrates töreciliğinden yola çıktığı halde töreyi umursamazlığa varmıştır. Çünkü töre insanı gevşetir, rahata kavuşturur, oysa insan hazzın bu türlüsüne de sırt çevirerek yaşayabilmek için dayanıklı olmalıdır. Hedonizmin kurucusu Aristippos bireycidir, topluma değer vermez. İstenen haz bireysel hazdır, onun için de ölçü Protagoras’ın dediği gibi bireysel insandır.

    Megara okulunun kurucusu Eukleides, bilgicilerin sanatı olan eristik sanatını geliştirmiştir, öğretisi göreciliğe yönelen şaşırtıcı tasımlarla süslüdür. Bu örneklerde görülen genel töreyi yadsıma, bireycilik, eristik vb. bilgici temalar ve yöntemlerdir.
     



Sayfayı Paylaş