Sivasın Örf ve Adetleri Nelerdir

Konusu 'İç Anadolu Bölgesi' forumundadır ve hakan788 tarafından 30 Nisan 2014 başlatılmıştır.

  1. hakan788 Well-Known Member


    Sivas Yöresinin Örf ve Adetleri

    ADAK ADAMAK:
    Dini bayramlarda arife günü yapılır. Çocuklar ve gençler toplanır, ellerine değnek, torba, tava alırlar. Kapı kapı dolaşarak ev sahiplerinden yağ, yumurta, bulgur, meyve, çerez, para toplarlar. Sonra bunları pişirip hep birlikte yerler. Adak toplanırken çeşitli tekerlemeler söylenir.
    "Adak adak, adak adak,
    Bişi bişi, koca dudak,
    Kaldır şişi yağlı börek,
    Vermeyenin kapısına şişman göbek."gibi.

    AD KOYMA:
    Doğan çocuğa bir göbek adı verilir. Daha sonra imam, dedesi ve babası tarafından ezan okunarak esas adı verilir. Çocuk kucağa alınarak adı kulağına üç kez söylenir. İlk çocuklara ana-baba adı verilmesi de bir gelenektir.

    AŞ ETMEK:
    Yöre insanı hayır etmek ve sevap kazanmak, kazaya- belaya uğramamak için kazanlarla yemek yaparak herkesi davet eder. Yedirir içirir. Buna aş etmek denir.

    AYDAŞ AŞI:
    Yürüme çağı geldiği halde yürüyemeyen çocuklar için yapılan yemektir. Hazırlanan yemek ve ya çerez çocuklara yedirilir ya da dağıtılır. Sonra yatır, dede gibi kutsal sayılan bir yere gidilir. Çocuk bir tepsi içine oturtulup yatır etrafında dolaştırılır. Bu iş 3 kez Cuma günleri devam eder.

    DİŞLİK:
    Çocuğun ilk dişi çıktığında bunu ilk kim görürse o eve buğday getirilir. Bu buğday kaynatılır. Eşe, dosta, çocuklara dağıtılır. Dişliği yiyenler, çocuğa "dişleri sert olsun" diye madeni demir para verirler.

    DOĞDU:
    Ailenin ilk çocuğu doğduğunda o aile ziyaret edilir. Çocuğa takı, para, giyecek gibi hediyeler götürülür. Uzun ömürlü olması ve analı babalı büyümesi dilenir. Yenilir, içilir ve sohbetler edilir. Buna "doğdu" denilir.

    EREN:
    Cenaze çıkan eve o gece ve müteakip geceler komşular ve akrabalar tarafından yemek getirilir. Getirilen yemekler beraberce yenilir. Böylece hem ev halkı teselli edilmiş, hem de yemek yemelerine vesile olunmuş olunur.

    HAYIR AŞI:
    Büyük bir kaza bela geçirip az zararla atlatan, bir sıkıntı ve ya hastalıktan kurtulan kişiler, "Allah'a şükür" niyetiyle hayır yemeği yaparlar. Bu daha ziyade çocuklara verilir.

    KARDEŞLİK OLMA:
    Kız çocukları arasında olur. Aynı sağdıçlık gibidir. Düğünlerde gelinin en zor ve sırlı işlerini kardeşlikler görürler. Kardeşlik ve sağdıç olan aileler, çocukları bir aile ferdi gibi kabul ettiklerinden birbirinden kız alıp vermemeye dikkat ederler.

    KATMER ETMEK:
    Cenaze çıkan her evde ikinci gün çokça katmer yapılır. Bu katmerler, mezar kazanlara, cenazede bulunanlara, konu-komşuya dağıtılır.

    KIRKLAMAK:
    Çocuğun doğduktan 40 gün sonra yıkanmasıdır. Bunun için 40 adet arpa ya da buğday tanesi, saçak altından toplanmış 40 adet çiğil çocuğun banyo suyuna atılır. Çocuk hazırlanan bu su ile yıkanır.

    ÖLÜ YERİ YAPMA:
    Ölen bir kişinin ardından çocukları, eşi ve ya yakınları tarafından ölünün arkasından yedinci günden sonra yapılan yemektir. Ölünün arkasından mevlüd ve Kur'an okunur. Dua edilir.
    Cenaze kaldırılırken, tabutun üzerine çul, halı, kilim gibi şeyler serilir. Bunlar genellikle camiye verilir. Ölen kişinin ölümünün 52. günü mevlüd okutulur. Burun duası okutulur. Kur'an-ı Kerim okutulur. Yemekler verilir. Buna da 52. gün adı verilir.

    SAĞDIÇ OLMA:
    Ailelerin kararıyla iki erkek çocuk, kardeş gibi yakın olmak anlamında sağdıç olur. Ailenin bir ferdi gibi olurlar. Ömür boyu sürer.

    ŞİBİLİ LEYLİ:
    Yörede zemherinin 27'si kışın ortası sayılır. Bu gece, evlerde, odalarda ve ya mescitlerde yazdan kalma üzüm. kavun, karpuz, kabak, pancar gibi meyveler getirilerek topluca yenilir. Dualar edilerek şükür edilir.

    YAĞMUR GELİNİ:
    Bahar ve yaz aylarında yağmur yağmadığı zamanlar yapılır. Bu iş için ailenin ilk çocuğu olan birisi seçilir. Bir çuval alınarak bu kişinin kafasına geçirilir. Değnekler ve torbalar alınır, kapı kapı dolaşılır. Dolaşılırken şu tekerleme söylenir.
    "Yağ yağ yağmur,
    Teknede hamur
    Bahçede çamur,
    Ver Allah'ım,
    Sicim gibi yağmur."
    Gidilen evlerde bu yağmur gelininin üzerine bir tas su atılır. Sonra çeşitli yiyecekler verilir. Bu kişi iyice yağmurda kalmış gibi her evde bir tas suyla ıslatılır. Sonra toplanan yiyecekler bir yerde yenilir.
     



Sayfayı Paylaş