Sivas Türküleri, Sivas Yöresine Ait Türküler

Konusu 'İç Anadolu Bölgesi' forumundadır ve hakan788 tarafından 2 Mayıs 2014 başlatılmıştır.

  1. hakan788 Well-Known Member


    Sivas Şarkıları

    Ala Gözlü Nazlı Pirim
    Gönül senin pervendedir
    Ben severim sen kaçarsın
    İman senin nerendedir

    Sultanım Ali lokmanım Ali
    Rehberim Ali yetiş ya Ali

    Derviş Alim der övdüğüm
    Aşkın hayalin kurduğum
    Suç benim değil sevdiğim
    Sana meyil verendedir

    Sultanım Ali lokmanım Ali
    Rehberim Ali yetiş ya Ali


    Bad-ı Saba Selam Söyle O Yare
    Mübarek hatırı hoş mudur nedir
    Nideyim yitirdim bulamam çare
    Mestane gözler de yaş mıdır nedir

    O nazlı canana uğrasa yollar
    Bize mesken oldu kahveler hanlar
    Yarin meclisinde oturan canlar
    Hesap etsin aylar yıllar beş midir nedir

    Emrah eder gam bülbülüm kafeste
    Benim arzuhalim bildirin dosta
    Kendim gurbet elde gönlüm sılada
    Gitmiyor kervanım kış mıdır nedir


    Ben De Bu Gurbetin Nesine Geldim
    Seherde bülbülün sesine geldim (anam ben ölem)
    Duydum ki nazlı yarimi götürmüşler
    (vala) Ben de o yarimin yasına geldim (anam ben ölem)

    Karşı dağın kumruları seslenir
    Üzerinde ala ceylan beslenir (anam ben ölem)
    Sen ağlama kirpiklerin ıslanır
    (vala) Ben ağlim ki deli gönül uslanır (anam ben ölem)


    Çekirgemin Ayağında Nalini
    Çekirgem de kaymakamın gelini

    Sivri de butlu
    Eğri de butlu çekirgem

    Çekirgenin kanatları sayılır
    Çekirgem de kaymakama bayılır

    Sivri de butlu
    Eğri de butlu çekirgem

    Çekirgenin kanadını burmalı
    Çekirgeyi kaymakama vermeli

    Sivri de butlu
    Eğri de butlu çekirgem


    Çıktım Yücesine (Perişan)
    Çıktım yücesine seyran eyledim
    Yar ilen gezdiğim yerler perişan
    Firkat geldi dert eyledim ağladım
    Bir ben değil cümle alem perişan

    Firgatın ucundan görünmez dağlar
    Aldırdım yavruyu ah edip ağlar
    Yıkılmış yapılmış virandır bağlar
    Bülbül feryad eder güller perişan

    Dertli kulum kendi çalar sazını
    Kara topraklara sürer yüzünü
    Kimse çekmez gayrı onun nazını
    Bozuktur perdeler teller perişan


    Eğmeler (Keklik İdim Vurdular)
    Kekliğim vurdular (eğmeler)
    Kanadımı kırdılar (eğmeler)
    Ben bu elli değildim (eğmeler)
    Bana tuzak kurdular (eğmeler)

    Hu dedim keklik uçtu (eğmeler)
    Kühü dağları aşdı (eğmeler)
    İyiye tuzak kurdum (eğmeler)
    Geldi bir kötü düştü (eğmeler)


    Ela Gözlü Nazlı Dilber
    Sen de olasın da ben(im) gibi
    Boynun eğri zülfün sökük
    Sen de olasın da ben(im) gibi

    Hele dağlar dağlar dağlar karalı dağlar
    Ok yemiş ben gibi yaralı dağlar

    Bahçende gülün bitmesin
    Dalında bülbül ötmesin
    Doktor (tabib) kapından gitmesin
    Sen de olasın da ben(im) gibi


    Madımak Oylum Oylum
    Geliyor (civanda) selvi boylum
    Selvi (Civan) boylum gelirse
    Şen olur benim gönlüm

    Oy madımak teke tüke sakalı
    Oy madımak evelik yemlik
    Oy madımak kuşkuşu yemlik
    Oy madımak

    Madımak pişer oldu
    Tencerem taşar oldu
    Günde yediğim şamarlar
    Bir iken beşer oldu

    Oy madımak teke tüke sakalı
    Oy madımak evelik yemlik
    Oy madımak kuşkuşu yemlik
    Oy madımak

    Madımak biçim de biçim
    Ölüyom senin de için
    Madımak toplar iken
    Başımdan düştü çitim

    Oy madımak teke tüke sakalı
    Oy madımak evelik yemlik
    Oy madımak kuşkuşu yemlik
    Oy madımak

    Hele dağlar dağlar dağlar karalı dağlar
    Ok yemiş ben gibi yaralı dağlar


    Mühür Gözlüm
    Mühür gözlüm seni elden
    Sakınırım kıskanırım
    Uçan kuştan esen yelden
    (Yağan kardan esen yelden)
    Sakınırım kıskanırım

    Kaviminden akrabandan
    Kardeşinden öz babandan
    Seni doğuran anandan
    Sakınırım kıskanırım

    Havadaki turnalardan
    Su içtiğin kurnalardan
    Giyindiğin urbalardan
    Sakınırım kıskanırım

    Beşikte yatan kuzundan
    Hem oğlundan hem kızından
    Ben seni senin gözünden
    Sakınırım kıskanırım

    Al'İzzet'im yoncalardan
    Dokunduğun goncalardan
    (Elindeki goncalardan)
    Yerdeki karıncalardan
    Sakınırım kıskanırım


    Ötme Bülbül Ötme (Bağrımı Deldin)
    Bülbül niçin böyle feryat edersin
    Ötme bülbül ötme bağrımı deldin
    Varıp yad ellere diller dökersin
    Ötme bülbül ötme bağrımı deldin

    Yenilendi yüreğimin yarası
    Ahla doldu yerin göğün arası
    Kara yerde yatar canlar paresi
    Ötme bülbül ötme bağrımı deldin

    Hey bülbül feryadın ta arşa çıktı
    Nice yanmışların bağrını yaktı
    Senin de yavrunu şahan mı kaptı
    Ötme bülbül ötme bağrımı deldin

    Öte öte üstümüzden geçersin
    Eski yeni yaraları açarsın
    Senin kanatların vardır uçarsın
    Ötme bülbül ötme bağrımı deldin.
     



Sayfayı Paylaş