Sitem Sözleri

Konusu 'Aşk Sözleri' forumundadır ve Seçkin tarafından 23 Mayıs 2015 başlatılmıştır.

  1. Seçkin Well-Known Member


    Yok artık diyebileceğiniz seviyede sitemkar sözler;

    Alsalar da şu yaşla dolu gözlerimi yerlerinden. Çalsalar da haberim olmadan seni kalbimden. Eğer unutacaksa bu can çıkmasın bedenimden. Ölürsem söyleyin mezarıma gelmesin o sevmeyi bilmeyen.

    Aramıza yollar, yabancı kollar, zor yıllar girdi, ümitlerimi, saf sevinçlerimi derken seni kaybettim bir iki sözle bir kaç şarkıyı, adaletsiz yargıyı birde bu talihsiz yazgıyı kalbime kaydettim.

    Ardımdan bir damla yaş dökeceksen adımı andıkça ah ah çekeceksen kabrime bir gonca gül dikeceksen ne olur yaşatma vur da öyle git

    Aşkımız için kan dökmemi istiyorsan sana dünyanın şah damarını keserim ille de senin kanın olacak diyorsan mühim değil ben seni toprakta da severim.

    Aşkımız şu üzerine yazılan bir masaldı, göz kırpımı kısalığında kelebeğin ömrü uzunluğundaydı. Kalbimizde bir ömür boyu çekeceğimiz yaralar bıraktı.

    Aşkın bitmiş olsa da hiç sevmesen de beni çok aldattın hoş görmesem de bir şeyler bulmuştum ben o sevginde bekliyorum bir gün dönersin diye.

    Ay doğarken bir soğudun arkasından, gül yüzünde şişli bir esintiyle, akşamın göçüsüne hüzün serperek ve yağmurdan geceye perdeler çekerek beni düşün unutma…

    Ayrılığın resmini çizdim sarı odalara, yüreğimi soğuttum zemheri ayazında. Sonra uzun uzun rüzgârın gülüşünü seyrettim çaresizce. Ve gecenin en koyulaştığı yerde ölümü kucakladım masmavi yüreğimle…

    Bana bir günün yirmi dört saat, bir saatin atmış dakika ve bir dakikanın atmış saniye olduğu öğretildi ama sensiz geçen bir saniyenin sonsuzluk kadar uzun olduğu öğretilmedi.

    Batık bir gemiymiş aşk limanında. Kader bu deyip de avutma beni ayrılık kapımızı çaldı sonunda senden son dileğim unutma beni.

    Bekleyiş bir özleyiş gönüldeki sitemli bir süsleyiş bin bir hisle turkeyarena sevmeli neden o çok sevene unut bekleme derler oysa seven ümitsiz olsa da bekler.

    Ben gelmeden evvel nasıldın, nasıl? Simdi kovuyorsun, bitti o fasıl. Ahde vefa yok mu, bu mudur usül? Yüreğin attıkça beni hatırla!

    Ben ne yaptım kader sana, mahkum etti beni bana, her nefeste, bin sitem var, şikayetim Yaradan’a, şikayetim Yaradan’a.

    Ben ona ne istemişsem bu yalnızlık aylarında gecikmiş… İnce… Güzel ve uzak… Biraz da kendime istemiştim sevgi adına

    Benden anlamadın şiirden anla senin gülüşünle yaşadığımı akşamı ettiğim senden kalanla sabaha seninle başladığımı benden anlamadın şiirden anla

    Beni ben yapan şeyler, seni sen yapmaya yetmeyebilir.

    Beni çok çabuk unutmuş olabilirsin, olsun. Bilirsin severim balıkları…

    Benim kalbimi kırmak suya yazı yazmaya benzer, kırılan kalbimi düzeltmek gece doğan güneşe benzer. Sen o suya yazı yazmayı başardın şmdi güneşin doğmasını bekle...

    Bir dosta ve sıcak bir ele ihtiyacın olduğunda diğer elini tut. Kimseden fayda yok bu devirde.

    Bir gün hayatın bütün güzelliklerinden vazgeçip ölüme sessiz sedasız gitmek istersen, yanıma gel ki sana sensiz yaşamanın, sensiz olmanın ölüm olduğunu göstereyim…

    Bir serçeydim sürüden ayrılmış, gökyüzünde kaybolmuş, o ise bir kartalmış avlanmaya çıkmış gelmiş bula bula beni bulmuş.

    Bir zamanlar ardından bakar ağlardım şimdi dönüp ardıma bile bakmam. Bir zamanlar uğruna dünyaları yakardım şimdi şerefsizim kibrit bile çakmam!!

    Bugün seni seviyorum, yarın da bir neden bulur severim. Daha sonra seni yeniden keşfeder yeniden severim.

    Benim senden başka işim yok ki…

    Bugün yeni bir meyhane keşfettim mezarlığın tam karşısında beni ararda bulamassan ya meyhanedeyim ya da tam karşısında.

    Bulunmaz bir güzel gibisin ama yüreğin taş gibi yüzün kusursuz. Bakışın dünyaya değerdi ama tüh ki taşıdığın kalbin namussuz…

    Bunca acıyı çekmez hiç kimse ve bunca ölümden kolay dönülmez bu kadar sevmeyince..

    Bütün insanları sevebilirdim, sevmeye senden başlamasaydım.

    Dertlerin kalkınca şaha bir sitem yolla Allah’a görecek günler var daha aldırma gönül, aldırma.

    Dönmeyeceksin biliyorum, tutmayacaksın ellerimden öpmeyeceksin dudaklarımdan sevmiceksin beni deli gibi, vurmayacaksın kalbine zinciri benden başkasınıda alacaksın sevgilim......!

    Dünya döndükçe sen hep bana dönmeye. Başını her yastığa koyduğunda beni görmeye. Her kahkahamda gözyaşı dökmeye. Ben yaşadıkça sen ölmeye mahkûmsun.

    Gayr ile her dem nedür seyr-i gülistân etdüğün bezm urup halvet kılup yüz lutf u ihsan etdüğün ahd bünyâdın mürüvvetdür mi virân etdüğün kanı ey zâlim bizümle ahd u peymân etdüğün -Fuzuli

    Gitmek gerekir bazen fazla yormadan, daha çok bıktırmadan. Eğer vaktiyse ardına bile dönüp bakmadan.

    Gönül mahzun, gözlerimin şavkı yok, senin için söylenmedik şarkı yok, suskunluğun dargınlıktan farkı yok, bir şey söyle, sitem olsun naz olsun.

    Hayatta dört yanlış yaptım; doğmak, yaşamak, turkeyarena büyümek ve umutlara sarılmak, bir tek şeyi doğru yaptım o da seni sevmek ama unutmuşum güzelim dört yanlış bir doğruyu götürdü…

    Hem yıllarca oyna gönül sahnemde hem perdeyi kapat en mutlu demde sitem oklarına hedef sinemde açtığın yarayı sar da öyle git.

    İstenmediğim gönülde gölgemi bile bırakmam ben.

    Karşılık beklemeden, sitem mitem etmeden razı olup her şeye, kapris mapris demeden sabah akşam gece gündüz hiç şikâyet etmeden, kulun oldum kölen oldum hiç başına kakmadan.

    Keşke sen ben olsan ve doyasıya sevmenin ne kadar zor olduğunu anlaşan, keşke ben şen olsam ve böylesine sevilmenin tadını çıkarsam.

    Korkum Sevmek Değil; Korkum Sevipte Ayrılmak… Korkum Kurşun Yemek Değil; Kalleşçe Vurulmak… Korkum Ölüm Değil; Senin Tarafından Unutulmak…

    Madem gidiyorsun bura son durak ne adres, ne mektup, ne resim bırak, kendinden bir parça bir cisim bırak, saçından birkaç tel ver de öyle git.

    Madem kovdun; gidiyorum bak; hadi; hesap et; kim kimin hakkını yedi? Bu rahatlık size gökten inmedi, yan gelip yattıkça beni hatırla!

    Ne azap, ne sitem bu yalnızlıktan, kime ne, asılmaz duvar bendedir, süslenmiş gemiler geçse açıktan, sanırım gittiği diyar bendedir.

    Niye ağlıyorsun dediler, sevdim dedim. Niye üzülüyorsun dediler, gönül verdim dedim. Elin kızı için değermi dediler, meğerse değmezmiş..

    O artık benim için bir ölüdür demişsin seni bunca sevene acı bir sitem mi bu ayrılıklar içinde taş mı kesildi kalbin hiç unutmam dediğin günleri unuttun mu

    Öyle kolay değil benden kurtulman, hesabım bitmedi daha seninle, öcümü almazsam haram yaşamak, hesabım bitmedi daha seninle.

    Pişmanlık duyarda dönersen geri gel de gör aşkından kalan eseri seyret ateşinin düştüğü yeri hasretin zulmünü gör de öyle git

    Sana o kadar kırgınım ki, seni bin parçaya bölsem yetmez. Ama kaybolacak bir parçanada gönlüm elvermez...

    Sen bilirsin her gün birinin hayaliyle yaşamayı aldatılmanın acısını sevdiğinin başkasının olmasını senin yerine başkasına aşkım demesini sen ne bilirsin sevgilim deli gibi sevmesini…

    Sen sevda ırmağı, gittin ele aktın, sen dünyamı yıktın. Vefasız Aşkım...

    Seni sevdim delice, her gece soruyorum kendime ya biterse diye, bitse de sevgin saygı duyarım gönlüne, üzülürüm sana böyle sevgili bulamazsın bu tarihte!

    Sev öyle sev ki kalmasın sende gurur, gururun başladığı yerde sevgi son bulur.

    Seven Ben Sevilen Sen Ağlayan Ben Ağlatan Yine Sen.!!!

    Sevmez olsaydım seni o yalancı gözlerini, sevmez olsaydım seni o ipek saçlarını tutmaz olsaydım o pamuk ellerini. İnanmasaydım o yalancı gözlerine!

    Sitem bu sitem seni benden çalana, seni benden ayırana sitem. Başka kollarda olduğun, beni ayyaş yaptığın, dipsiz kuyuya attığın için sitem.

    Şimdi ne bugünsün ne de yarın. Olsa olsa sadece yarım. Ya da eksilen yanım.

    Tek kişilik miydi bu şehir, sen gidince bomboş kaldı.

    Yağmur, mutluluğuma gölge düşürmek için yağıyorsun aldırmıyorum. Niyetin beni ıslatmaksa ben zaten ağlıyorum…

    Yâr yâr! Seni kara saplı bir bıçak gibi sineme sapladılar, değirmen misali döner başım, sevda değil bu bir hışım, gel gör beni darmadağın…

    Yüreğimde müebbet aşkın emaneti. Gönlüm kırgın ve yaralı. Seni unuttum sanma bu gönül hala sana sevdalı ama bu yürek seni aramayacak kadar delikanlı…

    Yürüdüğün yollardan geçebilirsin bir daha fakat anılardan, ASLA!
     



Sayfayı Paylaş