Siper Mektupları

Konusu 'Kitap Özetleri' forumundadır ve RüzGaR tarafından 23 Ekim 2007 başlatılmıştır.

  1. RüzGaR Super Moderator


    TurkeyArena

    ÖZET:

    Siper Mektupları; çoğunlukla Çanakkale Savaşları, daha sonra da Birinci Dünya Savaşı'ndaki diğer Türk cephelerinde savaşan askerlerin anılarını anlatır. Çanakkale Savaşları'nda gerçekte ilk çıkarma 25 Nisan 1915'de Arıburnu ve Gelibolu yarımadasının güneyindeki Seddülbahir Cephesi'nde başlamış, daha sonra Ağustos ayında Anafartalar Cephesi eklenmiştir. Yazar bu cephelerde savaşan askerlerin, Denizli'de kurulan 11 nci Tümen askerleri olduğunu belirtmektedir.
    Kitaptaki anıların bir bölümü Cahit Önder'in 1981 yılında yayımlanan "Yaşayan Çanakkale Gazileri" adlı kitaptan, İbrahim Sorguç'un mektup ve anıları E. Sorguç'un "İbrahim Sorguç'un Anıları-Kaybolan Filistin" isimli kitaptan, diğer mektup ve anılar ise yayımlanmış kitaplardan ve 1914-1918 yılları arasında çıkan İkdam gazetesinden yararlanılarak yazılmıştır. Anzak ve İngiliz askerlerinin mektup ve anıları ile Alman askerlerinin anıları kitap olarak yayımlanmış eserlerden alınmıştır.
    Kitaptaki mektup ve anıların bir bölümü gerçekten savaşa katılmış askerlerin ağzından sunulmuştur. Askerlerin anlatımı roman tekniği şeklinde değiştirilerek zenginleştirilmiştir. Yazar kitabı dört bölüme ayırarak anlatmıştır. Bunlar; 11 nci Tümenin tarihsel serüveni, askerlerin gözüyle savaşın ayrıntılarını veren mektup ve anılar, savaşın geçtiği coğrafi bölgelerde geçmişe yapılan göndermeler ve 11 nci Tümen askerlerinin cephedeki serüvenleri ile askerlerin küçükken köylerinde yaşadığı olaylar ve hayal ürünü anlatımlar.
    Siper Mektupları, bir savaş romanı veya bir tarih romanı kesinlikle değildir. Sadece mektup ve anıları barışcı düşünce çercevesinde anlatılmaya çalışılmış, doğa teması yani baharın gelişi, kuşların göçü ve kar yağışı gibi konular kitap boyunca işlenmiştir. Daha sonra köye kente olan özlem ve anne sevgisi konuları işlenmiştir.
    Yazar ilk girişte Eylül 1914 tarihinde Denizli'de kuruluşunu tamamlamış olan 11 nci Tümen'in İzmir'e sevk edileceği töreni anlatır. Bu töreni öyle bir anlatır ki en ince ayrıntısına kadar gözlemleyerek, Tümen askerlerinin trene binişine kadar geçen olayları, bölgenin coğrafyasını da tasvirleyerek okuyucuya aktarır. Daha sonra 11 nci Tümen'in İzmir'den Bandırma'ya, oradan da Çanakkale Boğazı'nın güneyinde Ezine'ye, Beşige Koyu'na konuşlandırıldığını aktarır. Bu arada yazar geçmişe giderek, Gelibolu yarımadasını, M.Ö. tarihsel gelişimini, Truva kentini, 11 nci Tümenin sağlık, açlık ve salgın hastalıklar ve yorgunluğunun ötesinde Truvalıların görkemli yürüyüşünden farklı olduğunu anlatır. 11 nci Tümenin sessizce Çanakkale Boğazı'nı geçerek Gelibolu Yarımadası'nın ucundaki Seddülbahir cephesine yerleştiğini, daha sonra katıldığı belli savaşlar sonrasında Anafartalar cephesine yerleştiğini anlatır.
    3 Ağustos 1914'de Denizli'de seferberlik duyurularının yapıldığı meydanı tasvirleyerek anlatan yazar, İkdam gazetesinin haberlerinden alıntılar yaparak Avrupa'da başlayan savaştan bahsetmektedir. Osmanlı İmparatorluğunun Alman'larla ittifak kurma kararını, Osmanlı İmparatorluğunun İngiltereye ısmarladığı iki savaş gemisinin akibetini, bu savaş gemilerinin daha sonra Churchill'in önerisiyle Osmanlılar'a verilmeyeceğini tarihsel bir gelişim içinde anlatır. Daha sonra yazar; Osmanlı donanmasına katılan Goeben ve Breslau gemileri hakkında bilgi vermektedir. Osmanlı hükümetinin kapitülasyonları kaldırmasıyla, Almanlar Osmanlı kara ordusundan sonra donanmanın kontrolünüde ellerine aldılar. Osmanlı Genelkurmayının genç subayları ülkeyi savaşa götürecek girişimlere karşı çıktılar. Daha sonraki olayları tarihsel bir gelişim içinde anlatan yazar Osmanlı donanmasından Midilli savaş gemisinin Novorosiski limanını bombaladığını, bu olaylardan sonra Ruslar 1 Kasım'da Kafkaslar üzerinden saldırıya geçtiğini anlatır. Böylece Almanların çabaları sonunda Osmanlı İmparatorluğun savaşa katıldığını, 1 Kasım 1914'de Ruslarla savaşa başladıkdan sonra, İngiliz ve Fransız gemilerinin Seddülbahir ve Kumkale'de boğaz girişinde bulunan savunmaları bombaladığını anlatır.
    Çanakkale Savaşları'nda görev yapan 5 nci Tümen'in Saroz sahiline, 11 nci Tümen'in Ezine'ye, 19 ncu Tümen'in de Maydos-Eceabat bölgesine yerleştirildiğini anlatan yazar, Çanakkale Savaşları'nı ve düşman donanmasında yer alan gemilerin nasıl batırıldığını anlatıyor. Aralarda askerlerin mektuplarına ve İkdam gazetesinin sevindirici haberlerine yer veriyor. Çanakkale Savaşları'na katılan müttefik askerlerin komutanlarının anılarından alıntılar yaparak savaşın gidişatı hakkında bilgi veren yazar, aynı zamanda Türk askerlerinin anılarına da yer vermiştir.
    Yazar; 10 ncu kısımda Mustafa Kemal'in 57 nci Piyade Alayını düşmanın üzerine göndermesiyle, tarih sahnesine çıkmaya başladığı an olduğunu nitelemiştir. 26 Nisan 1915 gecesi 29 ncu İngiliz Tümeninin Seddülbahire çıkarıldığını; Mustafa Aksoy, Şerif Ali Aslan isimli askerlerin ve Hamilton, John Graham Gillam, L.Von Sanders gibi komutanların cephede yaşadıkları anılarını daha önce yazılmış eserlerden alıntılar yaparak anlatır. Yazar daha sonraki kısımlarda; Mayıs ayında 7 ve 9 ncu Tümenlerin hucumlarını anlatır. Tümenin başına deneyimsiz bir subay olan Alman yarbayı Zodenstern getirilmişti. Bu konuda da Mehmet Yavaş isimli askerin ve John Graham Gillam isimli komutanın anılarına yer veriyor.
    Yazar siper kazan askerin çocukluğuna giderek tarlasında sabanla toprağı nasıl kazdığını, toprakla nasıl haşır neşir olduğunu, Mayıs başında büyük kayıplara mal olan Türk hücumunun bittiğini, saldırı sırasının Hamilton'da olduğunu, Hamilton'un Londra'ya gönderdiği ümitsizlik telgrafın içeriğini, bir askerin 11 nci Tümene katırlarla su taşımasını, askerin köyünden ve askere gelen mektupları anlatır.
    Kitabın Çanakkale Savaşları'nı anlatan bölümlerin sonlarına doğru, İngiliz komutan Hamilton'un görevden alınarak yerine Charles Monro'nun atandığını belirtir. Monro 30 Ekim'de Gelibolu yarımadasına gelmiş, cepheleri dolaştığında durumun iyi olmadığını görmüştür. Daha sonra İngiliz hükümeti Arıburnu ve Anafartalar cephesini boşaltmaya karar verdi. 20 Aralık 1915 günü cepheler boşaltıldı. 9 Ocak 1916 tarihinde Seddülbahir boşaltıldı. Çanakkale Savaşı sona ermişti.
    Yazar Çanakkale Savaşı sona erdikten sonra doğu cephesinde Ruslarla yapılan savaşları, 11 nci Tümenin tekrar buraya gönderilmesini anlatır.
    9 Mart 1917'de Rusya'da ihtilal başlamıştı, 16 Aralık 1917'de Türklerle Ruslar arasında Erzincan'da silah bırakma antlaşması imzalandı.
    11 nci Tümenin içinde bulunduğu 2 nci ordu 1917 yılı sonunda Filistine göderilerek Yıldırım Ordular Grubuna katıldı. 11 nci Tümenin katıldığı savaşlar:
    24 Nisan1918 Filistin cephesi- Luban,
    18 Eylül 1918 Filistin cephesi-Nablus Savaşı,
    19 Eylül 1918 Tulkerem-Cenin,
    20 Eylül 1918 Lübnan'ın kuzeyi-Merda,
    22 Eylül 1918 Teldir-el-Amar,
    24 Eylül 1918 Şeria nehri batı kıyısı ,
    26 Eylül 1918 Erbid-Muzeyrip,
    Yukarıdaki savaşlarda 11 nci Tümenin askerlerine ait savaş mektubu anıları yer almaktadır.
    Yazar 11 nci tümenin tarihsel olarak katıdığı savaşları ve askerlerin mektup ve anılarını bu kitapda toparlayarak yayımlamıştır.
     



Sayfayı Paylaş