Şike Yasası Veto Yedi

Konusu 'Spor Gündem' forumundadır ve EmRe tarafından 3 Aralık 2011 başlatılmıştır.

  1. EmRe Well-Known Member


    Gül, veto gerekçesinde, Aziz Yıldırım’ın da aralarında bulunduğu birçok ünlü ismin tutuklandığı şike soruşturmasını işaret ederek, “Soruşturma kapsamındaki kişilere özel bir düzenleme olduğu intibaını uyandırıyor” dedi.

    [​IMG]

    CUMHURBAŞKANI Abdullah Gül, kamuoyunda büyük tartışma yaratan şikeye ceza indirimi getiren yasayı dün akşam saatlerinde veto etti. Gül, veto gerekçesinde yasanın, Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım’ın da aralarında bulunduğu futbol dünyasından birçok ünlü ismin tutuklandığı şike soruşturmasını işaret ederek, “soruşturma kapsamındaki kişilere yönelik özel bir düzenleme olduğu intibaını uyandırdığı ve bu durumun da değişikliğin esas amacı dışında özel bir saikle hazırlandığı eleştirilerine sebebiyet verdiği”ne dikkat çekti.

    15 günlük inceleme süresinin 8. gününde yasayı Meclis’e yeniden görüşülmek üzere iade eden Gül’ün veto zamanlaması da dikkat çekti. Gül’ün veto kararının hemen öncesinde, İstanbul Özel Yetkili Savcılığı’ndan şike soruşturmasıyla ilgili iddianamenin hazırlandığıduyurusu geldi.

    Gül, yeni düzenlemeyle şike ve teşvik primi suçu başta olmak üzere önceki yasada çeşitli suçlar için getirilen hapis cezalarının indirilmesi, bazı fiiller için öngörülen hapis cezalarının yerine adli para cezası verilmesi ve bu değişikliklere bağlı olarak görevli mahkemelerin değiştirilmesinin öngörüldüğünü anımsatarak şöyle dedi:

    Suç ile ceza arasındaki adil denge korunmalı
    BİLİNDİĞİ gibi, hukuk devletinde, ceza ve ceza yerine geçen güvenlik tedbirlerine ilişkin kurallar, ceza hukukunun temel ilkeleri ile Anayasa’nın ilgili hükümleri başta olmak üzere, ülkenin sosyal ve kültürel yapısı, etik değerleri ve ekonomikhayatın ihtiyaçları gözönünealınaraktespit edilecek ceza siyasetine göre belirlenir. Kanun koyucu, cezalandırmayetkisinikullanırken hangi fiillerin suç sayılacağı, bunların hangi tür ve ölçüdeki ceza müeyyideleri ile karşılanacağı, nelerin ağırlaştırıcı veya hafifletici sebep olarak kabul edilebileceği konularında takdir yetkisine sahiptir. Bu yetki kullanılırken suç ve ceza arasındaki adil dengenin korunmasının sağlanması ve öngörülen cezanın, cezalandırmada güdülen amacı gerçekleştirmeye elverişli olması gibi esaslar dikkate alınır.

    Ölçülülük ve caydırıcılık
    SUÇ ve ceza arasında adalete uygun bir oranın bulunup bulunmadığının tespitinde ise o suçun toplumda doğurduğu infial ve etki, kişiler üzerinde oluşturduğu tehlike ve zarar ile bunların azlığı veya çokluğu, suçun işlenme oranındaki azalma veya artış gibi faktörlerin de dikkate alınması gerekir. Aksi takdirde, yapılan düzenleme gerçek amacının dışında sonuçlar doğurabileceği gibi toplumun adalete olan güven duygusunun sarsılmasına da sebep olur. Bu itibarla, incelenen Kanunla öngörülen değişikliklerin, ölçülülük ve caydırıcılık gibi ceza hukukunun temel prensiplerini etkisiz kılacağı ve yukarıda belirtilen sakıncaları doğurabileceği düşünülmektedir.

    Kamuoyunda kişiye özel düzenleme intibası var
    DİĞER taraftan, 6222 sayılı Kanunda değişiklik öngören bu kanunun gerekçesinde, yapılan değişikliklerin, diğer kanunlarda öngörülen suçlara verilen cezalar dikkate alınmak suretiyle adil ve hakkaniyete uygun cezalar belirlenmesi amacıyla gerçekleştirildiği belirtilmekte ise de, kamuoyunda, genel ve gereklilikten doğan bir düzenleme olmaktan ziyade, halen yürütülmekte olan bir soruşturma kapsamında bulunan kişilere yönelik özel bir düzenleme olduğu intibaını uyandırdığı, bu durumun da değişikliğin esas amacı dışında özel bir saikle hazırlandığı eleştirilerine sebebiyet verdiği görülmektedir.”

    Veto sonrası 3 seçenek
    CUMHURBAŞKANI Abdullah Gül’ün veto kararıylabirlikteşikedecezaindirimiyasasının akıbeti yenitartışma konusu oldu. Yasanın bundan sonraki seyrine ilişkin üç seçenek bulunuyor.

    1 Yasa bir daha gündeme alınmayıp, Meclis’in tozlu raflarına kaldırılabilir. 2 Düzenlemede ısrarcı olunup yasa ikinci kez aynen Meclis’ten geçirilerek Cumhurbaşkanı’na yeniden gönderilebilir. Bu durumda yasayı onaylamak durumunda olan Cumhurbaşkanı’nın önündeki tek seçenek iptali için Anayasa Mahkemesi’ne gitmek kalır. 3 Yasada, kamuoyundaki eleştirilerin yanı sıra Cumhurbaşkanı’nın dikkat çektiği konularda da gerekli değişiklikler yapılarak yasa Meclis’ten geçirilip Köşk’e gönderilebilir. Bu durumda ise Cumhurbaşkanı’na ikinci kez yasayı veto etme hakkı doğar.

    Yasanın aynen kabulü çok zor
    MECLİS kulislerinde, yasanın ikinci kez aynen benimsenip Meclis’e gönderilmesi seçeneği çok zayıf görünüyor. Özellikle Ak Parti kulislerinde,yasanın uzun süre buzdolabına kaldırılıp, sonra da üzerinde eleştiriler de dikkate alınarak yapılacak değişikliklerle Köşk’e gönderilebileceğinden söz ediliyor.

    Veto sinyalini çarşamba günü vermişti
    CUMHURBAŞKANI Abdullah Gül, şike yasasında yapılan değişiklikleri vetoedeceğininsinyalini geçtiğimiz çarşambagünü vermişti.Gül,Kırgızistan’a hareketinden önce yaptığı açıklamada, “Açıkçası bu yasa ile ilgili rahatsızlığım var” demişti.

    FENERBAHÇE ŞOKTA
    Gökdelenden düşmüş gibiyiz
    CUMHURBAŞKANI Abdullah Gül’ün şike cezalarını indiren yasayı veto ederek Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne geri göndermesi birçok kulüpte şaşkınlık ve hayal kırıklığı yarattı. En büyük üzüntü, başkanı ve 3 yöneticisi Metris Cezaevi’nde tutuklu bulunan Fenerbahçe’de yaşanıyor. Cumhurbaşkanı Gül’ün veto haberini paylaştığımız Fenerbahçeli bir yönetici, bu kararı hiç beklemediklerini ifade etti ve “Gökdelenden düşmüş gibiyiz” yorumunu yaptı.
     



Sayfayı Paylaş