Sıfırın Sonsuzluk Arayışı

Konusu 'Matematik' forumundadır ve RüzGaR tarafından 28 Kasım 2008 başlatılmıştır.

  1. RüzGaR Super Moderator


    Sıfırın Sonsuzluk Arayışı

    Sayılar temsilî olarak, insanın sahip olduğu izafî ve zâtî değerleri ifade etmekte kullanılagelmiştir. Diyebiliriz ki, bir bakıma her sayı hem kendine has, hem de işaret ettiği değerler itibariyle bir kimlik, bir şahsiyet temsilcisi gibi algılanmıştır. Tarih boyunca sıfır da dâhil olmak üzere sayılara, belli değerleri ve mânâları temsil sadedinde müracaat edilmiştir.

    Sayılar dünyasının kahramanı, sağına geldiği her sayının değerini on kat artıran ‘sıfır’dır. O bunu yaparken, diğer rakam ve sayılara faydalı olduğu düşüncesinden haz alır ve bu sebeple yaptıklarından hiçbir karşılık beklemez. Bu davranışı, sayılar tarafından hep takdirle karşılanır. Fakat o, zâtının hiçbir değerinin olmadığını, ancak bunu yaptığında bir mânâ ifade ettiğini düşünür. Bu alçakgönüllülüğü ile hemen her sayının kalbinde müstesna bir yer edinir.

    Diğer rakam ve sayılar gibi ‘sıfır’ın da tek bir emeli vardır; sonsuzu tanımak; yani tasavvufî yaklaşımla, ‘yok’ olmamak, ebedîliği tatmak ve bekâ rengini almak. Bu yüzden sonsuzu düşünür, onu merak eder. Fakat bir türlü sonsuza ulaşamaz. Yine de sonsuzla ilgili bir bilgiye ulaşmak için ‘iki’ rakamına gitmeye karar verir.

    Bilindiği gibi bu dünyaya yeni bir sayı doğması, var olan sayıların bir araya gelmesiyle mümkündür. Meselâ ‘iki’, ‘bir’lerin beraberliği neticesi dünyaya gelmiştir ve bütün asal sayılar içinde ‘çift’ olma özelliğine sahip yegâne sayıdır. Bu dünyaya âşina olanlar hemen tanır, ismi ‘iki’ olan bu eşsiz ve yalnız sayıyı. Evet yanlış duymadınız, yalnız bir sayı o; kimsesiz, yapayalnız bir sayı. ‘İki’nin yalnız ve kederli hayatı, kendisini meydana getiren ailesini, ‘tek’ sayı olmaları yüzünden küçük görmesiyle başlar. Tek sayılar toplumu da onun bu kibirli tavrından rahatsızlık duyar.

    Ailesinden utanan bu kibir âbidesine ‘çift’ sayılardan da destek gelmez. Çünkü onlar arasında da sürekli asal olmasından bahseder ve hepsinden üstün olduğunu vurgular. İsterse hepsini bölebileceğini, ama hiçbirinin kendini bölemeyeceğini tekrar eder durur. Hiçbir zaman sonsuz sayıdaki ‘çift’ sayıdan sadece biri olduğu gerçeğiyle yüzleşmek istemez. İçinde bulunduğu her toplumda, farklı özellikleriyle ön plâna çıkmak ister, bütün farklı özelliklerinin bir üstünlük alâmeti olduğunu ifade eder. Bu tavırlar ve sözlerle etrafındakileri kırdığının ve kendisinden uzaklaştırdığının farkına varmaz. Böylece buzlardan inşa ettiği sarayında yapayalnız bir hayat sürer.
    Sıfır, kendinde bir değer bulunduran, fakat bunu kendinden bilen ve bu yüzden de biraz kibirli olan ikinin kendine yardım edeceğini düşünerek yola çıkmıştır. Yol boyunca bu tuhaf sayının ‘sonsuz’ hakkında kendine bir şeyler söylemesi için dua eder durur. Daha önce birlikte çok az çalıştığı, bu esnada soğuk tavırlarından dolayı fazla konuşamadığı ve bu yüzden de yeterince tanıyamadığı ‘iki’nin kendini nasıl karşılayacağı konusunda biraz endişeli ve gergindir.
     



Sayfayı Paylaş