Seyyit Battal Gazi

Konusu 'Dini Sohbet' forumundadır ve ŞEHİT tarafından 5 Mart 2008 başlatılmıştır.

  1. ŞEHİT Guest


    Bir gün Battal Gazi, arkadaşlarıyla birlikte teferrüç ede ede su kenarına vardılar, kondular. Seyyit Battal diledi kim, suya gire. Atına bindi, suyu öte geçti.
    Ötede,büyük bir bağın içinde güzel köşkte , güzel bir kız gördü. Seyit b,r bakışta kıza aşık oldu. Kız dahi Seyit'i gördü divane oldu. Dayesine eyitti: "Şol yiğit kimdir bilirmisin?"
    Evet, dadısı o yiğidi biliyordu. "Emmün oğlu Seyit Gazi'dir, yüce mü'minlerdendir. Sırrını sakla, görelim Allah neyler, neylerse güzel eyler."
    Birkaç gün sonra, Malatya beyi rüyasında Hazreti Peygamber'i görür. "Sabah oluca adam gönderip Hüseyin Gazi'nin kardeşi Hasan'ı çağır, kızını Battal'a versin, ben böyle münasip görüyorum." diye buyurur.
    Tez vakitte düğün dernek kurulur, iki sevdalı Allah'ın emri ve Peygamber'in kavliyle evlenirler. Fakat, düğünler, dernekler, murat alıp vermezler Seyit Battal'ın fırtınalı hayatı içinde birer küçük durak, birer dinlenme, nefes alma noktasıdır. O daha belini bir rahat yere koyup oh demeden, nerede olsa, ardından haberciler gelir: "Kayseri Rum emir vermiş, dört oğlum bir olsunlar, cümle Müslümanları kılıçtan geçirsinler, ta Kâbe kapısına ulaşsınlar, her tarafı yaksınlar, yıksınlar. Battal'ın derisini yüzsünler. Her kim Battal'ı öldüre, tacım tahtım onun olsun!"
    Durur mu Battal? Onun da münadileri çıkar, hemen asker toplanır. Ama bu sefer bir değişiklik vardır.; tam Battal atına binecekken dünya güzeli Zeynep Banu atın dizginine yapışır. "Ben dahi seninle gelirem! Sensizliğe takatim yoktur ki burada yalnız kalam."
    Durup düşünmeye vakit yok, Zeynep Banu atına atlar. Az zaman sonra "Gök demür içine garkolmuş küffar askeri" ile karşılaşırlar...
    Kah ordular karşılaşır, kah teke tek vuruşurlar. Battal yine harikalar gösterir,bire bir dövüşür, bire on dövüşür, bire yüz dövüşür... Allah'ın yardımıyla cümlesini haklar, başa çıkar; savaşı kazanırlar. Ganimet mal ortaya getirilir, halifenin hissesi ayrılır, beyin hissesi ayrılır, gazilerin hissesi ayrılır, sıra Seyit Battal'a gelince o " bir damlasını bile kabul etmez."
    Onlar ganimeti paylaşırken Zeynep Banu çadırda tek başına oturmaktadır.
    Dağılan Kayser ordusunun ünlü kumandanlarından biri "Biz şimdi Kayser'in huzurnua nasıl varacağız" diye düşüne düşüne bir çare bulur; sürüne saklana Zeynep Banu 'nun çadırına girer, üstüne bir kartal gibi atılmasıyla ağzını tıkaması bir olur ve göz açıp kapayıncaya kadar vakit geçirmeden Zeynep Banu'yu kaçırır.
    Derler ki, Seyit Meseleyi öğrenince bir durdu, bir düşündü, ordusunu sevip güvendiği arkadaşlarından birine emanet etti. "Rûmiyane donlar giyinip yola düştü." Yel oldu esti, toz oldu kalktı, tez gün tez vakitte Kayser ülkesine yetişti. Onu orada bırakalım.
    Zeynep Banu'yu Kayser sarayında muhteşem bir odaya getirdiler. Keyser'in en küçük kızına misafir ettiler. İki kadına; düşmandı, esirdi demedi, hemen arkadaş oluverdi. Aslında Kayser'in kızı "Küffar"dandı ama Müslüman ruhluydu. Birbirlerini iyice tanıdıktan sonrabir gün Zeynep Banu'ya dedi ki: "Bir sırrım var, kimselere demedim. Kırk gün evvel ben sizin Resul'ünüzü rüyamda görmüştüm, yanında kırk serveri vardı. Hepsi bir birinden güzeldi, yalvardım: "-Beni bu kırk yiğitten birine ver" dedim. Resûl'ünüz dedi ki: Kırk gece bekle, babanın sarayındaki odanın merdiveninden her kim inerse o benim sevdiklerimdendir, seni ona verdim. Eğer Resûl'ünüz Hak peygamber'i ise, bu gece kırkıncı gecedir. Babamın sarayına birini göndere, Resûl'ün sevgilisi ola ve beni ala".
    Kayser'in kızı sözünü noktalar noktalamaz Battal Gazi kapıyı açtı, merdivenleri ağır usül indi, iki kadın Seyit'e karşı geldiler "yüzlerin yere koydular". Sonra Zeynep Hatun: "Kayser kızı!" dedi, "Bu gelen efendim, sultanım, Seyit Battal Gazi'dir..."
    Kayser kızı hiçbirşey duyup anlayacak gibi değildi. okırk gündür beklediği bu yiğide kırk söz etmeden vurulmuştu.
    Seyit Battal, Kayser sarayının duvarlarını bir derken iki kadınla beraber aşıyordu. O ne diyebilirdi, Peygamber'i böyle istemiş, böyle uygun görmüştü.
    Bu üç kişiyi, kaçtıklarını haber alır almaz koca bir ordu takibe başladı. Kayser kızının ağabeyleri hepsinin önünde gidiyorlardı.
    Battal, Zeynep Banu ve küçük kız "kılıç çekip hamle kıldılar", aç kurt koyuna nasıl girerse öyle tarumar ettiler.
    Bu savaşta Kayser'in bir oğlu daha müslüman oldu. Sonunda Malatya'ya ulaştılar. Yeniden düğün dernek kuruldu, Müslümanlığı kabul eden Kayser kızını Battal, ikinci hanımı olarak aldı.

    Bu hikayenin devamı Battal Gazinin sehadeti...(yakında)
     



  2. abdulkadir Well-Known Member

    güzelmiş kadir devamını fazla geciktirme...
     
  3. ŞEHİT Guest

    tamam dur biraz daha
     
  4. R.CARLOS Guest

    ellerine sağlık
     

Sayfayı Paylaş