Şeyh İbrahim Hakkı'nın Eşine Mektubu

Konusu 'Dini Sohbet' forumundadır ve EmRe tarafından 22 Ekim 2013 başlatılmıştır.

  1. EmRe Well-Known Member


    Erzurumlu İbrahim Hakkı'nın hanımlarına aşkı

    Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretlerinin İstanbul’dan Erzurum’da bulunan dört hanımına yazdığı dört mektubdan Firdevs Hatun ve Züleyha Hatun ile ilgili bölümleri.

    İzzetli, hürmetli, hakikatli, adamlıklı, şefkatli, hatırlı, gönüllü, asilli, usullu, akıllı, izanlı, hünerli, marifetli, üslüplu, yakışıklı, güzel huylu, tatli dilli, uzun boylu ince belli, kıl ayıpsız hatunum, helalim Firdevs Hatun huzuruna,

    Deruni dilden ve can u gönülden selamlar ve dualar edip ol mubarek nazik hatırın sual ederiz, Huda'nın birliğine emanet veririz. Benim nazli yar-ı gam gusarim. Benim şenliğim, şöhretim, benim sevdiğim, keyfim, benim canim Firdevsim! Neylersin nişlersin, ne keyftesin, ne fikirdesin, ne haldesin, ne demdesin? Benim güzelim, garip gönlünü ne ile eğlersin? Okurmusun, nakış mı işlersin? Oynar mısın, gülermisin? Benim gönlüm senin halinle eğlenir, sen nicesin? Keşke sizi getirsem, bu vilayetleri seyrettirsem, zira sensiz canim rahat olamiyor. Benim güzel keyfim, senden ayrılmak ne çetin ahval imis bilmezdim. Hak Teala gönül hoşnuğuyla bir dahi dünya gözüyle görüşmek müyesser eylesin. Amin… Firdevs, Firdevs, o saçlarin seveyim, o kaşın seveyim, o gözün seveyim, o yüzün seveyim, ayipsız canın seveyim. Sakın benden küsmeyesin ki gönlüm sıkılmasın. Kusurlarımı afvet, ahiret hakkını helal eyle. Bu uçkuru bana yadigar mi verdin, yoksa bununla beni bagladin mi? Zira yadigara ne hacet hiç hatırımdan çıkmadın, gözün önünde durursun. Böylece apayan gönlümdesin. Allah'a emanet olasın.

    Bin tabaka kağıt yazsam seninle sözlerim tükenmez. Hele yavaş, inşallahu Taala, Ramazan geceleri sabahlara değin sana çok çok gördüğüm, işittiğim pak seyleri ve esvaplari size layik görürüm: Eğer fırsatım olursa alırım, yoksa siz sağ olunuz: Birer hamayli getiririm. Şimdilik mektubum boş olmasın için bir pak buruncuk gömlek gönder misin, mazur olsun. Sizin hevesinize cermigi yaptiririm: İnşallah tamam olanda sizinle bir gece ande cimeriz. Gönlunuz her ne meyve isterse sehirden getirtesiniz, Meyvesiz kalmayasınız, haftada iki kere çaylara, bahçelere cıkasınız, hapsolmayasiniz, rahat olasınız. Allah'ın birliğine emanet olasınız. Ömrün uzun olsun,

    amin ya mu`in"

    “Ve izzetli, hürmetli, akıllı, gayretli, şefkatli, güzel yüzlü, şirin sözlü, melek huylu, çelebi kollu, nazik belli, şirin yıldızlı, has ve talihim, oğlum annesi, gönlüm cananesi, inci tanesi hatunum ve hanımım küçük kadın Zeliha Hatun huzuruna. Candan selamlar ve gönülden dualar edip ol mülayim hatırına kat kat sual ederiz. Allah’ın birliğine emanet veririz. Benim küçük kadınım, benim emektarım, ne keyiftesin, ne haldesin, ne demdesin? Neyliyorsun?, ne işliyorsun? İyi misin, hoş musun? Allah yardımcın olsun. Kendin uşak(küçük) iken uşak hizmetine düştün. Allah emeklerini zayi etmesin.Tanrı seni bana bağışlasın. Bir dahi dünya gözü ile görüşmek müyesser eylesin, amin!

    Acep cihanda senin gibi var mıdır? Zeliha’m, Zeliha’m! O tatlı canını sevim, o tatlı bakışlarını sevim. Hiç fikrimden gitmezsin. Böylece ayan gönlümde durursun. Maşallah, maşallah! Benim nazlı aşıkım, senin için yollarda ve İstanbul’da besteler yazıyorum; öğreniyorum ki inşallah gelende seninle ses sese verelim de çok türlü besteler, güzel kitaplar okuyalım. Allah tealaya aşık olalım, safalar edelim.

    Bir küçük kadın gördüm, hemen sana benzettim. Selam sabah ettim. Sesi dahi sana benzerdi. Senin hatırın için sokak ortasında ona yarenlik edip ahvalini sordum. Bir ihtiyar kocası varmış zindanda, ona ekmek götürmüş. 10 kuruş borcunu verip onu halas edip sevabını sana bağışladım. Allah teala senden razı olsun. Zira ben senden yer gök dolusu razıyım. Allah Şeyh Osman’ı bize bağışlasın, amin! Ve cümle küçük kadınlar sana kurban olsun! Ve büyük kadınlar bacılarına kurban olsun! Benim hakkımda siz bana dünyada yetersiniz.”
     



Sayfayı Paylaş