Sevdiğinizi Söyleyin

Konusu 'Dini Sohbet' forumundadır ve EmRe tarafından 22 Ekim 2013 başlatılmıştır.

  1. EmRe Well-Known Member


    Sevdiğinizi bugün geç olmadan söyleyin!

    Sevmekten korkmuyoruz. Kolay seviyoruz, karşılıksız seviyoruz, gönülden seviyoruz. Ancak, sevdiğimize “seni seviyorum” demekten korkuyoruz. Oysa sevgili peygamberimiz, “Sevdiğiniz kimseye, onu sevdiğinizi söyleyiniz” buyuruyor.

    Peygamber Efendimiz’in (sav) hayatı sevginin söylenmesi hususunda pek çok güzel örnekle doludur. Her şeyden önce sevgili peygamberimiz, “Sevdiğiniz kimseye, onu sevdiğinizi söyleyiniz” buyuruyor.
    Hz. Aişe (r.a) Peygamber Efendimiz (sav) ile yeni evlendiğinde Efendimiz’in (sav) kendisini sevip sevmediğini ya da ne kadar sevdiğini merak etmiş.
    “Ey Allah’ın Resulü, beni seviyor musun?” diye sormuş.
    Efendimiz (sav) “Evet, ya Aişe, tabi seviyorum!” demiş.
    Hz. Aişe validemiz bu kez “Beni nasıl seviyorsun?” diye sormuş.
    Efendimiz (sav) “Kördüğüm gibi” diye cevaplamış eşinin bu sorusunu.
    Aradan zaman geçip evlilikleri ilerlediğinde Hz. Aişe Efendimiz’e (sav) tekrar aynı soruyu sormuş. “Ey Allah’ın Resulü, kördüğüm ne alemde?”
    Efendimiz (sav) cevap vermiş: “İlk günkü gibi..”

    Enes Bin Mâlik (r.a) anlatıyor: Bir gün Resul-i Ekrem’in (sav) yanında oturuyordum. Oradan bir adam geçti. Hz. Peygamber’in yanında oturanlardan biri, “Ey Allah’ın Resulü! Ben bu zatı gerçekten Allah rızası için seviyorum” dedi.

    Peygamber efendimiz ona, “Peki kendisini sevdiğini ona söyledin mi?” diye sordu.
    Adam, “hayır söylemedim” deyince Hz. Peygamber, “Haydi kalk, ona sevdiğini söyle de aranızdaki muhabbet güçlensin” buyurdu.
    Adam da hemen kalkıp sevdiği kimsenin arkasından yetişti ve ona, “Ben seni Allah için seviyorum” dedi.

    O da, “Beni kendisi için sevdiğin Allah da seni sevsin” karşılığını verdi.
    Efendimiz’in (sav) sahabesi Muaz İbni Cebel’in elinden tutarak, “Muaz! Vallahi seni gerçekten seviyorum” buyurması. O’nun (sav) sevgisini sevdiği kişiye söylemesi noktasında son derece güzel bir örnektir.

    Hatırlar mısınız? Yeşilçam filmlerinde baba aslında çocuğunu çok sever ancak; çocuğa hep sert yüzünü gösterir. Oysa çocuk uyuduğunda başucuna geçer onu öper, koklar saatlerce seyreder.
    Eskilerden birkaç tabloyu gözümüzün önüne getirelim şimdi de.. Görücü usulü evlenmiş genç, eşiyle konuşmadan geçirdiği yıllar ve hiçbir zaman söylemediği iki kelime, doğacak çocuğa duyulan özlem, doğduğunda yaşanan sevinç, fakat çocuğa söylenmeyen iki kelime.. Hâlâ bazı köyler, babasının yanında kendi öz çocuğunu kucağına alamayan, onu sevemeyen, ailesinin yanında eşine sevgi sözcükleri söyleyemeyen insanlarla dolu.
    Sevmekten korkmuyoruz. Kolay seviyoruz, karşılıksız seviyoruz, gönülden seviyoruz. Ancak, sevdiğimize “seni seviyorum” demekten korkuyoruz. Dudaklarımızda demir parmaklıklar var, bu parmaklıklar sevgi sözcüklerine her daim kapalıyken, kötü sözler istediği zaman istediği yerde bu parmaklıklardan çıkıp gidiveriyor. Eşimize, çocuğumuza, anne-babamıza, arkadaşımıza, kardeşimize kötü sözleri çok kolay ve düşünmeden söyleyebilirken seni seviyorum diyemeyiz, ne kadar istesek de diyemeyiz. Korkarız sevdiğimizi söylemekten.

    Ne gerek var söylemeye, sevmesek evlenir miydik?

    İnsan sevildiğini duymak ister, özellikle hanımlar bu konuda daha hassastır. Eşlerinin kendisini sevdiğini bilirler belki ancak; duymak istedikleri iki kelime, isterler ki onun dudaklarından dökülsün. Peki, insan niye söylemez sevdiğini?

    Kimi utanır, kimi gerek görmez, kimi “erkek adama yakışmaz” der, kimi “bir defa söylersem her zaman bekler” der, kimi de- en kötüsü budur- “şımarır” düşüncesiyle sevdiğine “seni seviyorum” demez.

    Kadınlar, erkeklere nazaran sevdiğini daha kolay söyler. Annelerimiz bize doya doya sarılırken çoğumuzun babasıyla arasında bir resmiyet duvarı vardır. Erkekler özellikle eşlerine karşı her şeyi konuşmalarına rağmen sıra sevgiyi söylemeye gelince çeşitli bahaneler arkasına sığınırlar.

    “Benim onu sevdiğimi zaten biliyor”, “sevmesek evli olur muyduk”, “koca koca adamlarız liseli aşıklar gibi mi davranacağız” türünden cümleler başta gelen bahaneler arasındadır. Kişi karşısındakinin sevgisinden emin olsa bile onun ağzından tekrar tekrar duymak ister, çünkü duyulan sevgi sözleri kişinin kalbini rahatlatır, ferahlatır ve onu mutlu eder.

    Konunun uzmanları, eşlerin, özellikle çocuklarının yanında da birbirlerine karşı “seni seviyorum” demesini öneriyor. Bu şekilde söylenen sevgi sözleri çocuklar üzerinde olumlu etkiler meydana getiriyor. Aynı şekilde uzmanlar bir konunun daha altını çiziyor. Eğer kişi eşine sevdiğini ilk etapta söylemiyorsa farklı yöntemler deneyebilir. Bir not kâğıdına yazıp göreceği yere koyarak hem sürpriz yapmış olur hem de sevdiğini ona söylemiş olur. Yine aynı şekilde mail ya da mesajla da bunu yapabilir.

    Yine Yeşilçam filmlerinden bir örnek verelim. Kadın bir kaza veya kasıt sonucu sevdiği adamın kollarında ölmek üzeredir. Adam, kucağındaki kadının son anları olduğunu bilir ve içinden geçen her şeyi itiraf eder, onu aslında ne kadar çok sevdiğini, hatalarını vs. her şeyi… Bu ölüm döşeğindeki kişi filmlerde bazen eş, bazen anne, bazen arkadaş, bazen babadır, ama sonuç hep aynıdır.

    Düşünün, sevdiklerinize onları çok sevdiğinizi söylemek için sadece birkaç dakikanız kaldığını bilseniz ne yapardınız? Sevdiğimiz eşimiz, annemiz, babamız, arkadaşımız, kardeşimiz, çocuklarımız kim olursa olsun onları sevdiğimizi söylemek için çok geç kalmamalıyız.

    Kaynak: Elbirliği Dergisi
     



Sayfayı Paylaş