Sen Yoktun Dursun Ali Erzincanlı

Konusu 'Dini Şiirler' forumundadır ve OrKuN tarafından 12 Nisan 2014 başlatılmıştır.

  1. OrKuN Well-Known Member


    Sen Yoktun İlahi Sözleri Dursun Ali Erzincanlı

    Sen yoktun...
    Hz Âdemdeydi nurun
    Önce cenneti,
    Sonra yeryüzünü sereflendirdin.
    Âdem nuruna affedildi
    Arafat bu affa sahitti

    Sen yoktun...
    Nuh un gemisindeydi Nurun...
    Dalgalar yeryüzünü bosarken
    Tapragin bagrindaki su
    Gökyüzüyle bulusurken
    Ve bu bir ilahi azap derken,
    Allah nurunu tasidi binbir sebeple
    Tûfan, nurunu selamladi edeple...

    Sen yoktun...
    Hz.Ismail in alnindaydi Nurun
    Ibrahimî bir dua yükseldi kimsesiz çöllerden

    Rabbimiz dedi,
    Onlara kendi içlerinden
    Senin ayetlerini okuyacak
    Kitap ve hikmeti ögretecek onlara,
    Onlari temizleyecek bir elçi gönder,
    Amin dedi on sekiz bin âlem
    Nurunla aydinlanan minicik ellerini semaya kaldirarak
    Amin dedi Ismail.
    Hira Nur dagi amin diyerek ayaga
    Medineden adI Uhud olan bir amin yankilndi sevr daginda.

    Sen yoktun...
    Hz.Isa Ahmed diye mujdeledi seni
    Alemlerin efendisi diye sana seslendi.
    Artik ben sizinle çok söylesmem, dedi havarilerine..
    Çünkü bu âlemin reisi geliyor...
    Bekleyin Ahmed geliyor.
    Kainata rahmet geliyor.
    Havarilerin yüzünü oksayan,
    Ölüleri dirilten bir nefes oldun
    Ama sen yoktun...​
     



  2. OrKuN Well-Known Member

    Sen yoktun Sultanim
    Hz. Abdullah in alnindaydi Nurun
    Basi egik gezerdi mazlum
    Kuteyle göklerden seni sorardi
    Varaka seni arardi semada
    Anneler kiz çocuklarini hep aglayarak sevdiler.
    Aglayarak süslediler ölüme...
    Aglayarak hadi dayina gidiyorsun dediler.
    Sen yokken,

    Canli canli topraga gömülmenin adiydi dayiya gitmek.
    Anne yüreginin çildirtan çaresizligiydi.
    Ve yavrusunun ölüme gidisini seyretmesiydi...
    En son çocuk atilirken cukura çukura
    Annesinin suretinde bir melek tuttu onu
    Ve tebessüm ederek hira nur dagini gösterdi.
    Melekler süslüyordu hirâyi.
    Efendisine hazirlaniyordu cebel-i nur,
    Efendisine hazirlaniyordu mekke.
    Âlem Efendisine hazirlaniyordu
    Kainatýn gözü Hz. Aminedeydi.
    Toprak yalvariyordu rabbine,
    Allahim gönder artik diyordu.
    Gel diye agliyordu mazlumlar, gözleri semada

    Ve bir gelisiin vardi ya rasulallah,
    Bir inisin vardi yer yüzüne...
    Önünde cebrail!
    Ardinnda yalin kilic melekler!
    Bir inisin vardi yer yüzüne...
    Yetimler en huzurlu geceyi geçirdi belki de
    Öksüzler annelerine sarildi doya doya.​

    Sonra bir sessizlik kapladi seher vaktini.
    Hersey sus pus olmustu.
    Hadi diyordu yildizlar, Hadi diyordu ay!
    Kainat bir isim duymak istiyordu.
    Ve bir ses yükseldi Âmine nin evinden;
    Muhammed!
    Karanliklar aydinliga brakti yerini.
    Muhammed!
    Melekler öptü o nurdan ellerini.
    Muhammed!
    Seni yaratan Allaha kurbâniz ey dürri yekta!
    Sana o adI veren rahmana kurbaniz

    Artikk sen vardin
    Susuz topraklara rahmet indi seninle
    Annenden sonra anne halime sevindi seninle
    Yagmura mi ihtiyaç var?
    Kaldir sehadet parmagini,
    yagmurlari salsinn Allah.
    Sonra tut agacin yapragini,
    Köklerini çikarttirip yaninda yürütsün Allah.
    Yeterki sen iste,
    Sen iste yarasulallah
    Deki ben kimim?
    Daglar, taslar dile gelsin,
    Dilsiz çocuklar ellerinden tutup,
    Ente Rasulullah desin.

    Sen vardin
    Bedir kârdi,
    Uhut dardi;
    Hendek yârdi;.
    Yigitlerin vardi.
    Ölmek için yarisan yigitler...​
     
  3. OrKuN Well-Known Member

    Hele bir enesin vadi senin.
    Enes bin malik...
    Uhut ta öldügünü duyunca arkadaslarina,
    Niye burada oturuyorsunuz diye sormustu.
    Onlar da
    Allahin Rasulü öldürülmüs deyince
    Enes kükremimis:
    Peki o öldükten sonra yasayip da ne yapacaksiniz?
    Kalkin ve Onun gibi ölün! Demisti.
    Ve savasin en yogun oldugu yerde sehit düsmüstü.
    Hem de ne sehit ey nebi!
    Vücudu yaralardan taninmaz haldeydi.
    Kizkardesi ancak parmaklarindan tanidi onu...

    Musab Bin Umeyrin vardi senin.
    Uhutta sancagini tasiyan.
    Öyle bir askla sana bagliydi ki
    Allah o gün melekleri Musabin suretinde indirdi.

    Ebu hureyren vardi...
    Acikinca mescidin önünde durur sana bakardi.
    Sen anlardin,
    Ya Ebâhir gel! Derdin.

    Ve sen gittin...
    Bir gidisle gittin
    Ardinda hüznün kaldi.
    Hasretin kaldi göklerde.
    Bilal ezan okuyamaz oldu
    Ne zaman tesebbüs etse
    Muhammed rasulullah demeye
    Dizleri üstüne çöker, kendinden geçerdi.​
     
  4. OrKuN Well-Known Member

    Sonra günler ay,
    Aylar yil oldu.
    Ve asirlar oldu
    Sensizlige açtik gözlerimizi.
    Ama sen birakmadin bizi.
    Sen varsin ey sehitlerin sultani
    Sen varsi!
    Bir sehit bile ölmezken
    Sana nasil yok deriz.
    Ebutalip sama giderken devesinin önüne geçip
    Beni burda kime birakip gidiyorsun demistin.
    Ne anam var ne babam...
    Ebutalip birakmamisti bu yüzden.

    Sensizlgin izdirabiyla inleyen ümmetini kime birakip gidiyorsun Ya Rasûlallah!
    Birakma bizi ki; Allah;
    Sen onlarin içindeyken onlara azab edecek degiliz buyuruyor.
    Birakma bizi!
    Hayati seninle ögretti Rahman.
    Kullugu seninle tanidik.
    Duayi senden ögrendik sevgili!
    Hz Ömer umre için senden izin isteyince,
    Kardeslik dedin ona,
    Kardescik, duanda bana da yer ayirirmisin?
    Bizler Ömer degiliz ama
    Bütün dualarimiz senin için

    Ey Rabbimiz!
    Rasulünü anisimizdan haberdar et!
    Ona binler salat, binler selam!
    Habibine Makam-i Mahmutu ver
    Ona vesileyi lutfet.
    Onu refik-i Âlâya yükselt
    Bizi de affet
    Onun hatrina affet
    Zatinin hatrina Affet.
     

Sayfayı Paylaş