Selçuklularda Minyatür Sanatı

Konusu 'Tarih' forumundadır ve RüzGaR tarafından 29 Ekim 2012 başlatılmıştır.

  1. RüzGaR Super Moderator


    Selçuklularda Minyatür Sanatı
    XI. yüzyılın ortalarından itibaren Anadolu'ya egemen olmaya başlayan Türkler, orta Asya'dan getirdikleri sanatla, Anadolu'da karşılaştıkları binlerce yıllık medeniyetin ürünleri olan yapıtlardan esinlenerek, dokuz yüzyıldan uzun bir süredir, Anadolu'da büyük bir sanat zenginliği yaratmışlar ve dünya sanatına katkıda bulunacak özgün bir Türk sanatı oluşturmuşlardır.

    İslamiyet'in benimsenmesinden sonra Türk resim sanatı, önemli bir kültürel etki altına girmiştir. Öteki tek tanrılı dinler olan Yahudilik ve Hıristiyanlık gibi İslamiyet de betimleme sanatlarına yani figürlü resim ve heykel sanatlarına hoş gözle bakmamış, yaratıcı gücü daha çok soyun süsleme sanatlarına yöneltmiştir. Minyatür, kitapların içinde, daha çok süslemeci bir biçimde kullanılmış olduğu için betimleme yasağından kurtulabilmiştir.

    Türk'lerin, İslamiyet'i kabul etmelerinden sonra heykel ve resim alanındaki çalışmaları durmamış, plastik geleneğini kaybetmeden, bulundukları bölgelerin özelliklerine göre, bazı değişiklikler geçirerek gelişmiştir. Türklerde biçim, çizgi ve rengin temel örnekleri ve figürlü sanatın ilk yapıtları minyatür sanatı şeklinde gelişmiştir.

    Minyatür, ulusal sanat niteliğini Selçuklular döneminde kazanmış, bu dönemde Nakışhane ve Nigarhane denilen resim okulları kurulmuştur.
    Türk minyatürleri başlangıçtan itibaren daha gerçekçi bir anlatıma sahiptir. Günlük yaşamı yansıtır.

    Türkleşen Anadolu'da minyatür sanatı verileri, başlangıçta Selçuklu Emirlerinin desteğinde gelişme göstermiştir.

    Selçuklu Türklerinin Anadolu'ya yerleşmesinden bir süre sonra oluşan sanat ortamında, Türk minyatürü Anadolu'da ilk örneklerini vermiştir.

    Selçuklu dönemi Anadolu resim sanatının ilk örnekleri, XII. Ve XIII. Yüzyıllarda bilimsel içerikli olarak 'Diyarbakır ve yöresinde Artuklu Emirlerinin ve Konya'da seçkin sınıfın desteğinde ortaya çıkmıştır.

    Selçuklu döneminde Anadolu'da, özellikle Konya'da Mevlana'nın ve müritlerinin desteğinde oluşan sanat ortamında, zengin bir resim etkinliği yaşanmıştır. Büyük tasavvuf düşünürü Mevlana'nın (1207-1273) ve müritlerinin resim sanatına duyduğu ilgi bilinmektedir. Ahmed Eflaki Dede 'Ariflerin Menkıbeleri' adlı yapıtında, Mevlana'nın müritleri Kaluyan ve Aynüddevle'nin betimlemede eşsiz olduklarını, Aynüddevle'nin sultan kızı Gürcü Hatun'un isteği üzerine Mevlana'nın ayakta durur şekilde yirmi ayrı pozunu kağıt üzerine çizdiğinden söz eder.

    Ahmed Eflaki, bir portre ressamı olan Aynüddevle ve Kaluyan'ın dışında Şehabettin Guyende ve Kelhuk bin Abdulah gibi sanatç ılardan da söz etmektedir. Bunların yanı sıra Mehmed bin Abdullah, Yusuf bin Hamza gibi sanatçılar da Selçuklu dönemi ressamları arasında sayılmaktadır.

    Selçuklu Türkleri İran'dan Ön Asya'ya Mezopotamya, Suriye'ye ve oradan da Anadolu'ya yayılmışlardır. 1071 Malazgirt Savaşı'ndan sonra Anadolu ve civar ülkeler Selçuklulara açılmıştır. Büyük Selçuklu Sultanı İran'da bulunurdu. Rey, Isfahan, Nişapur başlıca Selçuk şehirleriydi. Anadolu'da ise Hasan Keyf Diyarbakır, Mardin, Harput'ta hüküm süren Artukoğulları, Mezopotamya ve Suriye'de özellikle Musul, Halep, Sincar ve Cezire'de Zengiler ve Konya'da Anadolu Selçuklularıdır. Büyük bir coğrafyaya yayıldığından çoğu eserin merkezi belli değildir. Bu yüzden hepsini 'Selçuklu Resim Okulu' adı altında toplamak doğru olacaktır.

    Minyatür sanatının en geniş uygulama alanı, değişik türde ve nitelikte el yazmalarının sayfaları olmuştur. Bu dönemde Anadolu'daki çeşitli sanat merkezlerinde beş minyatürlü yazma saptanabilmiştir.

    ESERLER
    1- Dioskorides'in Materia Medica'sı (Kitab el-Haşaiş)
    Dioskorides İ.S. 2. yy.da Kilikya'da Anazarba'da doğmuş bir hekimdir. Eseri olan Materia Medisa'nın en eski minyatürlü nüshası Bizans devrinden, 520 civarından gelen Viyana Milli Kitaplığındaki yazmadır. Juliana Anicia için yapılmış olan bu eserdeki minyatürlerin benzerleri daha sonra İslam yazmalarından da görülmektedir. Dioskorides'in bugün bilinen 13 İslami çevirisi mevcuttur.
    - Leiden Üniversite Kitaplığı (Cad. Or. 289): Minyatürlü en eski Dioskorides yazmasıdır. Miladi 990 yılına tarihlenir. 1083 yılında kopya edilmiştir. 227 yaprak olup 620 minyatürlü sayfa içerir. Minyatürler çoğunlukla antik yazmalardan kopya bitki resimleridir ve çerçevesiz bir halde metnin içine yerleştirilmişlerdir.
    - Paris, Bibliotheque Nationale: İspanya'da bulunmuş ve Fransa'ya getirilmiştir. 135 yaprak olup 101 bitki minyatürü içerir.
    - Paris, Bibliotheque Nationale (Cad. Arabe. 4947):
     



Sayfayı Paylaş