Selamı Yaymak Nasıl Olur

Konusu 'Sorularla İslam' forumundadır ve EmRe tarafından 11 Şubat 2014 başlatılmıştır.

  1. EmRe Well-Known Member


    Dinimizde selamı yaymak nasıl olur?

    Hz. Ebû Hüreyre'den (rivayet edildiğine göre) Rasûlullah (sav) şöyle buyurmuştur:

    "Varlığım elinde olan zata yemin olsun ki siz iman etmedikçe cennete giremezsiniz. Birbirinizi sevmedikçe de (gerçek manada) iman etmiş olmazsınız.

    Ben size, yaptığınız takdirde birbirinizi seveceğiniz bir iş göstereyim mi? Selâmı aranızda yayınız."[1]

    Nevevî'ye göre "İman etmedikçe cennete giremezsiniz" cümlesinden maksat zahirî manadır. Binaenaleyh cennete girmek için mü'min olmak şarttır. Velevki iman-ı kamil olmasın. Yani cennete girmek mutlaka imana bağlıdır: İman-ı kamil sahibi olmak ise mü'minlerin birbirini sevmesine bağlıdır.

    İbn Salah diyor ki: Bu hadisin manası "sizin imanınız ancak birbirinizi sevmekle kemâl bulur. Eğer böyle.iman etmediyseniz cennete ilk girenlerden olamazsınız" demektir: Yani siz iman-ı kâmil ile iman etmedikçe cennete ilk girenlerden olamazsınız. Birbirinizi sevmedikçe de iman-ı kâmil sahibi olamazsınız.

    İmam Nevevî, îbn Salâh'in bu açıklamasının doğru olabileceğini söylemiştir. "Selâmı ifşa edin!" cümlesinde geçen "ifşa etmek" sözünden maksat, onu dağıtmak ve yaymaktır. Bu da tanıdık olsun olmasın karşılaşılan her müslümana selam vermekle olur.

    Selam mevzuunda "el-Muhtar" isimli eserde şöyle denmektedir:

    "Selamı işiten herkesin selamı alması farzdır. Topluluktan biri selam alınca diğerlerinden farz düşer. Selam vermek ise sünnettir. Selâm verenin aldığı sevap ise alanınkinden daha çoktur. Gayr-i müslimlere selam vermek mekruhtur. Onlardan selam almakta ise bir mahzur yoktur."[2]

    Selamı hiçbir ayırım yapmadan tanıdık olsun veya olmasın bütün müslümanlara vermek emredilmektedir. Her ne kadar müslümanlann yahudi ve Hıristiyanlara önce selam vermeleri yasaklanmış[3] ve fasıklara selam vermek mekruh sayılmışsa da[4] onlarla ilgili hükümlerin delili mevzumuzu teşkil eden hadis değildir. Bu hadis selamı hiç ayırım yapmadan bütün müslümanlara vermeyi emretmektedir. Nitekim İmam Nevevî de bu hadise bakarak insanların sadece tanıdıklarına selam verip tanımadıklarına selam vermemesinin kıyamet alameti olduğunu söylemiştir. Nitekim Tahavî'nin rivayet ettiği bir hadis bunu açıkça ifade etmektedir.[5] Fakat işi icabı çarşı pazar gibi kalabalık yerlerde dolaşan kimsenin bazı şahıslara selam vermesiyle sünnet ifa edilmiş olur. Bu gibi yerlerde her karşılaşılan kimseye selam verme görevi yoktur.[6] Bununla beraber fasık ile salih kimseleri ayırt etmenin mümkün olmadığı hallerde de mevzumuzu teşkil eden hadisle amel edip herkese selam vermek asıldır.[7]

    İslamiyet selamın yayılmasını emretmekle beraber bazı hallerde de selâmı yasaklamıştır. Fahr-i Kainat Efendimizin selam vermeyi yasaklamış olduğu yerleri de şöylece sıralayabiliriz:

    1) Selam ALLAH'ın güzel isimlerinden birisi olduğu için temiz olmayan yerlerde zikredilmesi edebe uygun olmayacağından def-i hacet yapan kimseye selam verilmez. O halde iken selam verene icabette de bulunulmaz.[8]

    2) Hamamda bulunan kimseler tesettüre, riayet ediyorlarsa selam verilir, değilse verilmez.[9]

    İmam Gazzâlî diyor ki: Hamama girerken selam vermek gerekmez. Ancak kendisine selam verilen kimse "selam" kelimesini kullanmadan selâm alabilir.[10]

    3) Günaha sebep olan yahut bizzat günahla meşgul olanlara da selam verilmemelidir.[11]

    Tavla oynayan, kuş uçuran, içki içen, kumar oynayan kimselere selâm verilmez. Ebu Yusuf ve Şafiî hazretleri satranç zihni geliştiren bir oyun olduğu için günaha sebep olmadığı müddetçe mubahtır. Oynayanlara da selam verilir, kanaatindedirler.

    4) Kur'an okuyan, hadis rivayet eden ve ilim müzakeresinde bulunan, vaaz veren kimselere de selam verilmez. Hayırlı bir işin kesilmesine sebep olacağı için uygun görülmemiştir.[12]

    5) Ezan okuyan, kamet getiren ve namaz kılan kimselere de selam verilmez.[13]

    6) Fitneye sebeb olacağı endişesiyle genç ve yabancı kadınlara da selam verilmemelidir. Yaşlı ve mahrem olan kadınlara verilebilir.[14]

    7) Mevzumuzu teşkil eden hadisin İslamın ilk yıllarında insanların kalplerini İslama meylettirmek için vârid olduğunu daha sonra kâfirlere ondan önce davranarak selam vermeyi yasaklayan (5205) numaralı hadisle kâfirlerin bu hükmün dışında bırakılmış olduğunu söylemek de mümkündür.[15]

    Kaynaklar:
    [1] Buhârî. iman 20, istizan 8; Müslim, iman 93; Tirmizî, sıfatül-Kıyame 54; istizan I; İbn Mace, mukaddime 9; edeb 11, Ahmed b. Hanbel, 1,65, 167, II, 391, 446, 446, 477, 495, 512.

    Sünen-i Ebu Davud Terceme ve Şerhi, Şamil Yayınevi: 16/487.

    [2] Yeniçeri, Celal el-İhtiyar Tercemesi, 304.

    Sünen-i Ebu Davud Terceme ve Şerhi, Şamil Yayınevi: 16/487-488.

    [3] Ebû Davud, 5206 nolu hadis.
    [4] er-Razî a.g.e. X, 214, el-Makdisî, Adabüşşeria fil, 389; Bilmen, Ömer Nasuhî, Büyük İslam İlmihali, 470.
    [5] Avnu'l-Mabud XVI, 102.
    [6] Buharı, el-Edebu'1-Müfred, terc. A-Fikri Yavuz II. 273.
    [7] Aynî,a.g.e. I, 138.
    [8] Ebu Dâvud, tahare 8,17.
    [9] Râzî, a.g.e. X, 214; Kurtubî, el-Cami V, 204.
    [10] Gazalî, İhya, I, 139.
    [11] Bursevî. Ruhu'l-Beyan, II, 252.
    [12] Razî, a.g.e., X, 241; Kurtubî, a.g.e. III, 409.
    [13] Râzî, a.g.e. ve Elmalılı, Hak Dini Kur'ân Dili, aynı yer.
    [14] Duman Dr. Z. a.g.e. 323-324.
    [15] İbn Abidin, Reddü’I-Muhtar V, 265 Beyrut.

    Sünen-i Ebu Davud Terceme ve Şerhi, Şamil Yayınevi: 16/490-491.
     



Sayfayı Paylaş