Şehitler haftası için şiirler

Konusu 'Karışık Şiirler' forumundadır ve EjjeNNa tarafından 13 Ocak 2016 başlatılmıştır.

  1. EjjeNNa Administrator


    Şehit Anam. Şiiri

    Bu topraklara kem gözle bakma!
    Bu topraklara hain hain yanaşma!
    İlmek, ilmek Şehit anaların
    Cumhuriyetle sarıp sarmaladığı
    Vatanım var...

    Bu toprakların temelin de
    Çoluk, çocuk Şehit anaların
    Damar, damar
    Kanla işlediği Yurdum var
    Bu topraklara yan bakılmaz...

    Kurtuluş savaşın da
    Yurdun dört bir yanın da
    Cephede askerinin yanın da
    Yoktan var ettiği
    Azık, Su, Cephaneyi taşıyan
    Yurdu ilmik, ilmik dokuyan
    Şehit analarım var...

    Bir elinde yokluk
    Bir elinde mermi
    Yurdu için,
    Canını hiçe sayan
    Askerine aş, su cephane yetiştirmek için
    Kendini, kurşuna siper yapan
    Şehit analarım var...
    Bu topraklara yan bakılmaz...

    Bu topraklar da
    Şehit Analarımın
    Kanla bedelini ödediği
    Canla yetiştirdiği, can verdiği
    Asker, Polis, Öğretmen,
    Sanatçı,memur, işci
    Can can torunları var
    Bu topraklara kem gözle bakma

    Orhan Eren UNCU


    Ben Bir Şehit Öğretmenim

    Karanlık geceye nurlu sabahım
    Derdinize deva olacak yahım
    Zulmün ateşini söndürür âhım
    Ulu çınar gibi serpilen benim
    Ve gardaş ben bir şehit öğretmenim

    Muhabbetim ana şevkine bedel
    Irahmetim bulutlardan ağan sel
    Neye yarar topla, çıkar, çarp ve böl
    Netice sıfırsa bil ki o benim
    Ve bacım ben bir şehit öğretmenim

    Ağustosta bu od bizi buydurur
    Neşter atar yüreğimiz oydurur
    Şu fenada keh soluğa koydurur
    Fidanlara hayat veren kök benim
    Ve dedem ben bir şehit öğretmenim

    Yollar uzun, yollar serap arkadaş
    Menzil, ırak menzil çok sarp arkadaş
    Bir sevdaya hasret kaldım arkadaş
    Ejderi delikten çıkaran benim
    Ve Mehmet ben bir şehit öğretmenim

    Sevgi ummanının ilk damlasıyım
    Sevgi güneşinin ilk busesiyim
    Sevgi zirvesinin ilk asasıyım
    Büyük sahillerin dalgası benim
    Ve yâran ben bir şehit öğretmenim

    Sınıfta tanıştım taze baharla
    Başımdaki saçlar karıştı karla
    Geldim gidiyorum hoş arzularla
    Kan karanfil, Hilâldeki al benim
    Ve yavrum ben bir şehit öğretmenim

    Kucak kucak sevginize kanarım
    Sevenleri ebed-müddet anarım
    Bir davâ uğruna yanar, sönerim
    Mum gibi dibinde tükenen benim
    Ve babam ben bir şehit öğretmenim

    Hasretin kor gibi yakıyor anam
    Yaşın ırmak gibi akıyor anam
    Bayramlık dostlarım bakıyor anam
    Fâtiha dilenen kitâbe benim
    Ve anam ben bir şehit öğretmenim

    Durali Doğan


    Şehit Şiir


    Kayıpmışım ben aylar boyunca
    Bulundu cesedim, kanlar içinde
    Anam ağladı, taş duvarlar yıkıldı
    Gözü yaşlı kardeşim munzur dağına çıktı

    Gömdüler beni kör bir kuyuya
    Meçhul diye yazdılar mezar taşıma
    Yeter çileli anam ağlama
    Gözyaşınla toprağımı sulama

    Hatçe gelini ele versinler
    Oğluma yiğit evladı desinler
    Anamın muskası boynuna asılsın
    Dostum Hak yolundan şaşmasın

    Sedef Anlı


    Şehit Şiiri


    Tüm Şehitlere
    Hak bir, yol bir, şehitlik bir.
    Toprağa kulağını ver belki seslenir kabir
    Şehitler önünde topraklar irkilir
    Şehitlerin değerini vatan sevdalısı bilir

    Sıçradı mevziden ALLAH ALLAH diye
    Bağrını açtı vatana sıkılan hain mermiye
    Hissetmedi acıyı düştü kuş tüyü mevziye
    Öyle güzelsin ki EY ŞEHİT benzemiyorsun ölüye

    Şehit düşülmezse vatan olmaz
    Vatan bahçesinde güller solmaz
    Emir yaratandan şehitler ölmez
    Şehitler içimizde yaşar vatan bölünmez

    Şafaklar sökmeyince güneşler doğmaz
    Kutsal vatan şehitlere doymaz
    Cehalet zincirleri imanı boğmaz
    İmansız şehit şehit olmaz

    Yırtık elbisesini dikmeyin
    Al kırmızı çamuru yüzünden silmeyin
    Şehitlere sakın ölü demeyin
    Ardından bir fatiha söyleyin

    Sen övülmüş kefensiz yatansın
    MUHAMMED aşkına can veren serdarsın
    Sana gözler yetmez ardından ırmaklar ağlasın
    Selamlar sana EY ŞEHİT EN YÜCE MAKAMDASIN

    Senin bizlere emanetin
    Ağıtlar yakan ana çökmüş bir baba
    Alyazmalı bacı gözü yaşlı bir yetim
    VATAN ONLARA SAHİP ÇIKTI ÜZÜLME MEHMEDİM!!

    Zekai Uz


    Şehit Şiir


    anne ,
    oğlun öldü deseler,
    al bayrağa sarsalar,
    gurur duy, oğlum şehit de
    ağlama anne...

    9 çocuk doğurdun, 9 asker oldular
    9 asker 9 oğuz soydular
    1 inin adını şehit koydular,
    başını dik tut ağlama anne...

    elimde silahımla nöbet tutmadım mı
    dağlarda hainlere kurşun sıkmadım mı
    gece gündüz hasretinle yanmadım mı
    hakkın çok,
    ağlama,
    hakkını helal et anne...

    yaşarken gariptim, ölürken şehit,
    yaşarken yalnızdım, ölürken ordu,
    selam edin nazlı yare,
    nazı bize şerbet oldu
    kavuşmadan şehit oldum ağlama anne...

    bin canım olsa şu vatana feda olsun,
    al bayrağın yanına silahım konulsun
    namustur bayrağım başımda dursun
    al bayrağı görünce gurur duy
    ağlama anne

    Ömer Sağıroğlu


    Şehit Vasiyeti Şiir

    Gene hangi duayı okudun anne,
    vurulduğum yerde güneş açtı
    Yine mi ağlıyorsun anne,
    cennetime yağmur yağdı

    Üzülme anne ağlama,
    sırtımdan yedim kurşunu kalbimden değil.
    Öylece duruyor hayallerim,
    vatanım şerefsizlere yar değil.

    izin günümde be anam.
    Yarime mektup yazdım o gün.
    Kınalı ellerinin kokusunu özledim demiş,
    Bir kalp çizip içine de şafağımı yazmıştım.

    Birliğe döndüğümde erkenden yatmış,
    Gece beni bir üç nöbetine uyandırmaya gelen çavuşla
    rüyamda seni gördüğüm ve beni uyandırdığı için tartışmıştım.

    Sıkı giyin oğlum, hasta olma sakın ve paran var mı diye soruyordun
    Ben de her zamanki gibi var anne diyordum, var.
    Hiç olmadı be anam, hiç olmadı
    Nasıl isterdim, ardımda bir yar bir de ana bırakmıştım.

    Sağ olsun tertibim cemil memleketinden tütün getirmiş, sigarasız kalmıyorduk.
    O gece birlikte gittik nöbete.
    yolda bana "Sanki bu gece birşeyler olacak" der gibi bakıyordu
    Ama yiğitti söylemiyordu.
    Nöbeti devraldığımızda garip bir sızı çöktü benim de içime.
    sanki terli terli su içiyor, seni üzüyordum be anam,
    öyle birşeydi işte.

    Nasıl oldu anlamadım!
    Cemil "yere yat" dediğinde çoktan yerde bulmuştum kendimi.
    anlamadım vurulduğumu, sıcacık birşey hissettim sırtımda terliyordum,
    sanki yaz gelmiş öğlen sıcağı çökmüştü tepeme.

    Dudaklarım kurudu birden
    Cemil "dayan" diyordu ama ağlıyordu
    gözyaşları yüzüme damladığında verdim son nefesimi.

    İşte o an sana ilk ihanetimi ettim anne.
    Önce atalarım, sonra yarim canlandı birden gözümde.
    Hoşgör be anam, kızma.
    ben de baba olacaktım
    Daha adını bile koymamıştık oğlumuzun,
    iki ay vardı doğmasına.

    Bilmiyorum duyuyor musunuz sesimizi
    Korkmayın, ağlamayın, gurur duyun.
    Vasiyetimizdir.
    Öyle evlatlar yetiştirin ki,
    adları Mehmet, soyadları Şehit olsun.

    Korkmaz Bıçkın


    Şehitler


    Şehitler, Kuvâyi Milliye şehitleri,
    mezardan çıkmanın vaktidir!
    Şehitler, Kuvâyi Milliye şehitleri,
    Sakarya'da, İnönü'nde, Afyon'dakiler
    Dumlupınar'dakiler de elbet
    ve de Aydın'da, Antep'te vurulup düşenler,
    siz toprak altında ulu köklerimizsiniz
    yatarsınız al kanlar içinde.
    Şehitler, Kuvâyi Milliye şehitleri,
    siz toprak altında derin uykudayken
    düşmanı çağırdılar,
    satıldık, uyanın!
    Biz toprak üstünde derin uykulardayız,
    kalkıp uyandırın bizi!
    Uyandırın bizi!
    Şehitler, Kuvâyi Milliye şehitleri,
    mezardan çıkmanın vaktidir!

    Nazım Hikmet Ran


    Şehitler. Şiir


    Aziz Şehitlerimize
    Varıp sırrına yüce varlığın
    Düştünüz bağrına karatoprağın
    Hainin, gafilin, kör eşkiyanın
    İndiniz üstüne yıldırım gibi

    Siperden sipere ateş saçarak
    Sevdayı hasreti göğse takarak
    Ayyıldız bayrağa selam durarak
    Düştünüz toprağa yıldırım gibi

    Bölünmez vatanın aziz toprağı
    Hainler uzansa, korur sancağı
    İnmez ki gönderden Türk'ün bayrağı
    Şehitler bekliyor arslanlar gibi

    Tuğrul Özdamar


    ŞEHİT ASKER


    Albayrağa sarılı tabutun önünde
    Durmuştu bir imam kıblemizin yönünde
    Saf saf oldu insanlar hocanın arkasında
    Şehidin resmi vardı herkesin yakasında

    Büyük bir boy resimle kortejin önlerinde
    Özenle taşınıyor asker ellerinde
    Gençliğin baharında henüz yirmi yaşında
    Mavi bir bere vardı o tertemiz başında

    Tüm cemaat ağlıyordu yaşları sel gibiydi
    Esen meltem rüzgarı kara bir yel gibiydi
    Seni uğurlarken içimiz yasla doldu
    Tüm analar babalar ak saçlarını yoldu

    Omuzlarda yükseldin göklere erdi başın
    Olmasa da dünyada bir tek taşın
    Öteki yaşamında makamın cennet oldu
    Sen gidince yurdumun tüm çiçekleri soldu

    Benim şehit askerim sen ölmedin asla
    Vatanın dağlarına ismin yazıldı kanla
    Sana silah çeken el kırılacaktır bir gün
    Bu dünyadan edilecektir sürgün

    Bunu asla unutma ey kahraman şehit
    Her şeyi bilen Tanrı bize olsun ki şahit
    Seni toprağa değil yüreğimize gömdük
    Yanıyor çiğerimiz sanki ateşe döndük

    Emekli Kıdemli Albay
    Celaleddin Alıcı


    MEHMETÇİK


    Esaret zincirini kanlarla kıran Mehmet,
    Hürmetle eğilmede huzurunda bu millet,
    Kan verdin şu toprağa ebedi şan aldın sen.

    Öldünde savaşlarda yaşatmak için yurdunu,
    Çoştunda savaşlarda azgın düşmanlar durdu.
    Bütün dünya milleti o azgın düşmanlar ki,
    Memleketi istila edeceklerdi sanki.

    Düşündüler mi onlar üç kıtanın fethini,
    Düşündüler mi onlar şanlı tarihini.
    Çoştun da bir zamanlar atlamıştın Tuna'yı,
    Ezmiştin hasımları sarmıştın Viyana'yı.

    Avrupa ortasında yıllarca at oynattın,
    Dillere destan olan kahramanlar yarattın.
    Saçtın oralarda binbir dehşetle korku,
    Sinerek düşmanların Türk geliyor diyordu.

    Unutulmuştu demek o istila günleri,
    Tarihe nam saldığı Türk'ün şanlı günleri.
    Hatırladın sen o şerefli anları,
    Çanakkale önünde boğarak düşmanları.

    Çarpışarak orada bulmak için hakkını,
    Durdurdun imanınla,çoşup gelen akını.
    Bir kere daha geçti şanlı tarihe ismin,
    Sen bizim kalbimizde ölmez ve ebedisin.


    Yarının Türküsü


    Arkadaşlar, haydi artık saflar dizilsin!
    Uzak, yakın ufuklardan koşup gelerek
    Belde çelik kılıç, içte çelikten yürek
    Taşıyanlar saflardaki yerini bilsin!

    Bir çığ gibi yürüyelim gözler ilerde;
    Keder, elem her ne varsa geride kalsın!
    Tehlikeler duman gibi tüterken yerde
    Arkadaki her düşünce sönüp ufalsın.

    Kahramanlar yürük gider ölüme karşı,
    Bir sevgili gibi onu basar bağrına!
    Bak, uzaktan çalınıyor bir zafer marşı,
    Yürüyelim şu doğmakta olan yarına...

    Sen ne kadar güzel şeysin, ey şanlı ölüm!
    Bizim bütün talihimiz sende saklıdır.
    Ey dünyada her yiğite nişanlı ölüm,
    Zevki sende arayanlar elbet haklıdır.

    Köprüköy'den, Pilevne'den gelen ses nedir?
    Çanakkale şehitleri dirildiler mi?
    Çocuklarda yeni doğan bu heves nedir?
    Kocamışlar bir sır için gençlik diler mi?

    Saflarımız seylerse de yine ileri!..
    Düşenlerin kanlarından doğar bir şafak!
    Haydi sarssın yeri, göğü cenk türküleri;
    Kanımızla burda yarın güller açacak.


    Hüseyin Nihal Atsız Annelere Şehit Hediye


    Bugün anneler günü mayısın on dördü
    Dört şehit verdik üzeri ay yıldızla örtüldü
    Şehit annesi olmak onlara en büyük ödüldü
    Hediyeler annelere tabutlarda götürüldü

    Bu hediyeyi size gönderen Allah’tır
    Cennet ayağınızın altında anahtarı evladınızdır
    Evladınızın yeri peygamberler yanıdır
    Kefeni ise rengini alan ay yıldızlı bayraktır

    Annesi evladından bir hediye beklerken
    Evladı annesine hediye edilirken
    Gözlerinden damla damla yaş dökülürken
    Hediyeler omuzda tekbirler getirildi arşı inleten

    Şehit annesi olmak her Türk annesinin hayali
    Sen merak etme evladının mekanı cennet bahçesi
    Şehitler ölmez onlar yaşar ama zordur görmesi
    İnşallah bu son hediye olur gelmez artık gerisi

    Arikurt


    Çanakkale Şehitleri Şiiri


    Bomba şimşekleri beyninden inip her siperin
    Sönüyor göğsünün üstünde o arslan neferin.
    Ölüm indirmede gökler, ölü püskürmede yer,
    O ne müthiş tipidir, savrulur enkazı beşer.

    Boşanır sırtlara, vadilere, sağnak sağnak.
    Kafa göz, gövde, bacak, kol, çene, parmak, el ayak
    Vurulup, tertemiz alnından, uzanmış yatıyor,
    Bir hilal uğruna yarap ne güneşler batıyor.

    Ey bu topraklar için toprağa düşmüş asker
    Gökten ecdat inerek öpse o pak alnı değer.
    Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın?
    Gömelim gel seni tarihe desem sığmazsın.

    Mehmet Akif ERSOY
     



Sayfayı Paylaş