Sanki Yedim Caminin Hikayesi

Konusu 'Dini Sohbet' forumundadır ve CAN tarafından 8 Nisan 2014 başlatılmıştır.

  1. CAN Well-Known Member


    Sanki Yedim Camii Hikayesi

    Dünya ve âhirette huzur bulmanın bir örneği de "Sanki Yedim Camii"nin hikâyesinde gizlidir.

    İstanbul’un Fâtih ilçesinde, Sinanağa Mahallesi Kırbacı Sokak'ta "Sanki Yedim" ismini taşıyan bir câmiin varlığını belki pek çok kimse bilmiyor. Bu câmiin hikâyesi şöyledir:

    18. yüzyılda yaşayan Keçeci Hayrettin Efendi isimli zât, iktisatlı yaşamaya düşkün birisiymiş. Nefsinin istediği her şeyi yapmaz, vara-yoğa para harcamazmış. Bir lokantanın önünden geçerken canı yemek istediğinde lokantanın kapısından içeri girer, ama oturmadan dışarı çıkar ve:

    • "Sanki yedim..." diyerek orada harcaması gereken parayı kesesinden çıkarıp bir kenarda biriktirirmiş.

    İşte bu Keçeci Hayrettin Efendi:

    • "Sanki yedim..." diyerek kenarda biriktirdiği bu paralarla Fâtih'te adı geçen câmii yaptırmış.

    Günümüzden takribi 300 yıl önce yapıldığı varsayılan sanki yedim camii, I. Dünya Harbi'nden kısa bir süre önceki Fatih Yangınında ağır bir tahribata uğramış, 50 sene yıkık bir halde kaldıktan sonra, 1959-1960 tarihlerinde halkın gayretleriyle ihya edilmiştir.

    Kayda değer bir mimari özelliği bulunmayan camii, fevkani(iki katlı, yüksek) ve betonarme olarak yapılmış olup, bir büyük ve dört çeyrek kubbesi kurşunla kaplıdır. Caminin arka tarafnda mahfili yer almaktadır. Minaresi ise tek şerefeli ve betonarme suretinde yapılmıştır. Camii, bugün civardaki apartmanların arasına sıkışmış bir halde faaliyetine devam etmektedir.

    Haydi bizler de bir mü’min olarak alışveriş çılgınlığına elvedâ diyelim.

    • "Sanki giydim, sanki yedim, sanki aldım!.." diyerek âhirete sermaye biriktirmenin bir yolunu bulalım.

    Allah yardımcımız olsun...
     



Sayfayı Paylaş