Sait Faik Abasıyanık Yaşamında Nelerle Mücadele Etti

Konusu 'Hakkında Bilgi' forumundadır ve Seçkin tarafından 17 Eylül 2016 başlatılmıştır.

  1. Seçkin Well-Known Member


    Sait Faik Abasıyanık (18 Kasımya da 22 Kasım ya da 23 Kasım 1906 – 11 Mayıs 1954), Türk öykü ve roman yazarı, şair. Türk hikâyeciliğinin önde gelen yazarlarından olan Abasıyanık, çağdaş hikâyeciliğe yaptığı katkılarla Türk edebiyatında bir dönüm noktası sayılır.

    Sait Faik Abasıyanık cumhuriyet devri hikayecilerindendir. 1906'da Adapazarında doğdu. Varlıklı bir aileye mensuptu. Babası Mehmed Faik, ticaretle uğraşıyordu. Annesi Makbule Hanımdır. Ömrü boyunca annesinden maddi ve manevi destek aldı. İstanbul Erkek Lisesi'nde giden Sait Faik, orta öğretimini 1928 yılında Bursa Erkek Lisesi'ni tamamladı. Asıl adı Mehmet Sait'tir.

    Sait Faik Abasıyanık Yaşamında Nelerle Mücadele Etmiştir

    Sait Faik Abasıyanık kendi ifadesiyle, liseyi heyamola ile bitirdikten sonra fakülteyi terk ederek, Fransa’nın Grenople kendine giderek edebiyat öğrenimi yapmaya başlamıştır. Üç yıl süren bu öğrencilik döneminde Sait Faik Paris, Strassburg, Lion, ve Marsilya arasında yolculuk yapmış, yaz aylarında da İstanbul’a gelmiştir. Bu avare öğrencilik yıllarında içkiye başlamış, Fransa’da içine girdiği bohem hayatı onun kişiliğinde ve sanatında önemli bir rol oynamıştır.

    1933 yılında babasının isteği üzerine İstanbul’a dönen Sait Faik, Yağ İskele’sinde babasının bir arkadaşıyla ortak bir ticaret evi açmış, ancak burasının iflası ile ticareti bir daha dönmemek üzere terketmiştir. Daha sonra bir süre Halıcıoğlu Ermeni Yetim Lisesi’nde Türkçe grup dersleri öğretmenliği yapmış, kısa sürede bu işi de bırakıp gazeteciliğe başlamış ve adliye muhabirliği yapmıştır. 1939 yılında babasını yitiren Sait Faik, 1943 yılında gazeteciliği de terk ederek kendini salt yazmaya vermiş, gönlünce, avare bir yaşam sürmüş, Burgaz Ada’ya yerleşerek çok sevdiği balıkçıların, gündelik ekmeklerinin peşinde koşan küçük insanların arasında yaşamıştır.

    Hiç evlenmeyen Sait Faik, 1946 yılında siroz hastalığına yakalanmış, doktorların uyarısı üzerine 1953 yılına kadar içkiyi bırakmış, ancak 1953 yılında Burgaz Ada’dan bıkarak nakletmiş ve bohem yaşamına dönmüştür.

    5 mayıs 1954’de, sirozun az görülen ihtilatlarından özofaş kanaması geçirerek Marmara Kliniği’ne kaldırılmış, ancak kanama bir türlü durdurulamayınca 11 Mayıs günü saat 02.35’de yaşamını yitirmiştir. Zincirlikuyu Mezarlığı’nda toprağa verilen Sait Faik’in annesi, oğlunun ölümünden sonra, her yıl önceki yılın en başarılı öykü kitabına verilmek üzere onun adına, hala süren bir ödül kurmuştur.
     



Sayfayı Paylaş