Sait Faik Abasıyanık Edebi Kişiliği

Konusu 'Hakkında Bilgi' forumundadır ve Seçkin tarafından 17 Eylül 2016 başlatılmıştır.

  1. Seçkin Well-Known Member


    Sait Faik Abasıyanık (18 Kasımya da 22 Kasım ya da 23 Kasım 1906 – 11 Mayıs 1954), Türk öykü ve roman yazarı, şair. Türk hikâyeciliğinin önde gelen yazarlarından olan Abasıyanık, çağdaş hikâyeciliğe yaptığı katkılarla Türk edebiyatında bir dönüm noktası sayılır.

    Sait Faik Abasıyanık 1960 yılında Adapazarı'nda doğmuştur. Tüccardan Mehmet Faik Bey'in oğludur. Asıl adı Mehmet Sait'tir. İlköğrenimini Adapazarı'nda, ortaöğrenimini İstanbul Erkek Lisesi ve Bursa Lisesi'nde görmüştür. 1928-1930 yılları arasında İstanbul Üniversitesi, Türk Dili ve Edebiyatı bölümünde okumuştur.

    Modern Türk hikâyeciliğinin öncülerinden olan Sait Faik, getirdiği yeniliklerle "kökü kendisinde olan" bir yazar olarak kabul edilir. Klasik öykü tekniğini yıkarak doğayı ve insanları basit, samimi, hem iyi hem kötü taraflarıyla oldukları gibi fakat şiirsel ve usta bir dille anlattı. Bunu yaparken diğer çoğu Cumhuriyet sonrası sanatçısı gibi Batı'daki gelişmelere bağlı kalmadı, hiçbir edebî anlayışın etkisinde hareket etmedi ve belli bir tarzın takipçisi olmadı.

    Sait Faik Abasıyanık Düşüncelerini ve hayallerini içtenlikle anlatır. Öykülerinde yakından tanıdığı, gözlemlediği kişileri okuyucularına tanıtır. Kişileri, yaşadıkları çevreye ve karakterlerine uygun olarak ele alır ve anlatır.

    Deniz, doğa, yaşlı bir adam, bir boyacı çocuk, balıkçı kahvesi. Onun öykülerinde sık sık rastlanan unsurlardır. Öykülerini yapmacıklıktan ve sanat kaygısından uzak bir dille yazmıştır.

    Öykü sayısının çokluğu, konu çeşitliliği, öykü yazma yönteminde yaptığı değişiklikle dikkat çekmiştir. Sayısı yüz elliyi aşan öykülerinin, konusu çoğunlukla kısa bir süre içinde gördüğü, kişiler, olaylar olduğundan, öykülerinde alışılagelen giriş-gelişme-sonuç bölümleri bulunmaz. Bu özellikleriyle bir durum öyküsü niteliği taşıyan öyküleriyle klasik yöntemden ayrılmıştır.

    Edebiyatımızda Çehov tarzı öykünün temsilcilerindendir. Öykülerinde ele aldığı konulan, insan ve toplum, insan ve doğa, psikolojik konular olarak üç grupta toplayabiliriz.

    İnsan ve toplumu konu aldığı öykülerinde, genel olarak, toplumun herhangi bir olaya ya da insana karşı gösterdiği tepki, sınıf ayrılıklarının ortaya çıkardığı sakıncalar, işveren-işçi ilişkileri, toplumun düşkünlere karşı ilgisizliği, zenginlik-yoksulluk gibi, içinde yaşadığı toplumun sorunlarını dile getirmiştir.
     



Sayfayı Paylaş