Şair ve Prenses hikayesi Gökyüzü hikayeleri

Konusu 'Masal ve Hikayeler' forumundadır ve CAN tarafından 29 Haziran 2016 başlatılmıştır.

  1. CAN Well-Known Member


    Yaşadığımız günlerden çok yıllar önce
    Çok uzaklarda bir şair yaşarmış tek başına
    Hep hayaller kurarmış gerçekleşmesi imkansız
    Bir gün kurmuş olduğu hayallerin içinde,
    Kaybolup gitmişken, bir peri kızına rastlamış

    Kalbi heyecanla atmaya başlamış şairin İşte demiş,
    Arayıp bulamadığım Hayalini kurup adını koyamadığım kız,
    yeryüzüne inmiş kanatsız melek Bir Prenses’’
    Prenseste ona karşı boş olmadığını hissettirmiş Arkadaş olmuşlar,
    Beraber yaşanmış uzun mutlu günleri olmuş

    Hikaye bu ya;
    Bir gün prenses duyduğu özlem hasreti ile her şeyi geride bırakıp,
    Çok uzaklardaki memleketine dönmüş Şairin,
    peşinden gitme diye bir şansı yokmuş Ama araya giren mesafeler,
    onların arkadaşlığını bozamamış Bir daha bir araya gelememişler
    Hikaye bu ya ;
    Şair uzun, uzun düşünüp bir karara varmış Ve her gece Prensesin ,
    Posta kutusuna kısa, kısa hikayeler yazıp bırakmaya başlamış
    Prensesin her sabah ilk işi o hikayeleri okumakmış
    Hikayelere o kadar çok alışmış ki, okumadan günlük işlerine başlamıyormuş
    Ta ki bir gün posta kutusunu boş buluncaya kadar,
    Düşünememiş o gece şairin hasta olup yattığını
    Çok üzülmüş ve kendine yapılan bir haksızlık olarak,
    Hikayeler yazacakmış Yalnız prensese mi hayır Bulduğu,
    Her boş posta kutusuna değişik hikayeler bırakmaya başlamış
    Siz, siz olun ara sıra posta kutunuzu kontrol edin,
    Hiç belli olmaz ŞAİR bel ki de bu gece ,
    Sizin sokaktan geçmiş olabilir
    Kendisi itiraf etmese de aşık olduğu Prensesin,
    Kendisini affedinceye kadar posta kutularına,
    İkisinin içinde olduğu hikayeleri bırakmaya devam edecek
    ( Teşekkürler Anadolu’nun küçük bir vilayetinde yaşayan,
    Prenses sen olmasaydın bu hikaye de oluşmazdı Bu Adam,
    Senin küs halini de sevdi her zaman.
     



Sayfayı Paylaş