Rusya 2010 ve Dünyadaki Yeri

Konusu 'Kitap Özetleri' forumundadır ve RüzGaR tarafından 1 Mart 2008 başlatılmıştır.

  1. RüzGaR Super Moderator


    Rusya 2010 ve Dünyadaki Yeri

    KİTABIN ADI Rusya 2010 ve Dünyadaki Yeri
    KİTABIN YAZARI Daniel YERGİN, Vethane GUSTAFSON
    YAYINEVİ VE ADRESİ
    BASIM TARİHİ 1994

    KİTABIN YAYIM MAKSADI Rusya’nın gelecekteki durumu

    KİTABIN ÖZETİ :

    KİTABIN BÖLÜMLERİ :

    Bölüm 1 : Çöküşten sonra

    Bölüm 2 : Yapı taşları

    Bölüm 3 : Senaryolar

    Bölüm 4 : Pencerenin öbür tarafı

    Bölüm 5 : Dünya için anlamı

    Rusya 20 nci yüzyılın başında olduğu gibi 21nci yüzyılın başında da dünya gündemini belirleyici bir rol üstlenmiştir.1990 dan itibaren çöken komünist sistemin sonrasında Rusya 3 temel konuda değişimle karşı karşıya kalmıştır.

    1. Totaliter rejimden demokrasiye geçiş.

    2. Çok uluslu imparatorluktan tek uluslu devlete geçiş.

    3. Merkezi ekonomiden Pazar ekonomisine geçiş.

    Bu açıdan bakıldığında, bütün kaynaklarıyla kurum ve kuruluşlarıyla yukarıda belirtilen ilk 3 temele oturmuş olan devletin, 2 nci 3 kategoriye geçmesinde çok büyük sıkıntılarla karşılaşacağı ve köklü değişimin yaşanması esnasında Rusya’da ortaya çıkacak sorun çözme alternatifleri şöyle olacaktır :

    1. Rusya’nın dağılması : Önce Varşova Paktının daha sonra Rus olmayan ve Rusların yakın komşu diye adlandırdıkları eski Sovyet Cumhuriyetlerinin birlikten ayrıldıkları gibi şu anda Rusya federasyonu içinde bulunan Tataristan, Yakutistan, ve özellikle Kuzey Kafkasya’daki Rus olmayan topluluklarında federasyondan ayılacakları ve Rusya’nın dağılacağı tezini işler.

    2. Çift başlı kartal : Bu senaryo bir yandan merkezi kontrolü devam ettirirken bu kontrol altında özelleştirme ve Pazar oluşturma faaliyetlerini sürdürürken diğer yandan ağır sanayii ve savunma sanayiini korumak fikrine yöneliktir.

    3. Rus ayısı senaryosu : Bir yandan geleneksel sıcak denizlere inme ideali, orta Asya ve Kafkasya’daki eski Sovyet Cumhuriyetlerinin kaybedilmesi, diğer taraftan dünyanın çeşitli yerlerinde dış kuşak diye adlandırılan komünist devletlerin ve Varşova paktına üye doğu Avrupa’nın kaybedilmesi... Bu vahim tablo Rus Milliyetçiliğini hortlatmıştır.

    Bu dağılmaya, geleneksel düşmanları olan kapitalist sistem neden olmuştur düşüncesi ile Rusya’da kendi içine kapalı bir batı karşıtı diktatörlük kurulmuştur tezini anlatır.

    4. Çudo senaryosu : Sovyet imparatorluğu yıkıldıktan sonra Rusya kendine her zaman ağır bir ekonomik yük olan komünist dış kuşak ülkelerine yaptığı milyarlarca dolarlık yardım ve mallarına sağladığı sübvansiyondan kurtulmuştur. Ayrıca Varşova paktının dağılması ile Doğu Avrupa ülkelerine yaptığı yardımları kesmiş, silahlanma giderlerini makul bir seviyeye indirmiştir. Federasyona üye özerk Cumhuriyetler ile yeni kalıcı birlik anlaşmaları yapmış bu istikrar ortamında başlattığı özelleştirme faaliyetleri batı sermayesini ülkeye çekmiştir. Çin Japonya ve Kore ile oluşturduğu Uzakdoğu ekonomik birliği ülke ekonomisinin önemli bir besleyici kaynağı olmuştur.

    Ülke Amerikan tipi başkanlık rejimi ile idare edilmektedir yetişmiş insan gücü ile zengin doğal kaynaklar ve yabancı sermayenin birleşmesiyle ile Rus ekonomik mucizesi gerçekleşmiştir.

    1. ÇÖKÜŞTEN SONRA : 1991 yılının 25 Aralığında Sovyetler birliği başkanı Gorbaçov, birliğin son bulacağını televizyondan duyurdu. Devrimle milyonlarca can almış bir iç savaş sonunda kurulan, Stalin’in birden en az 20 milyon insanın hayatına mal olan katı sanayileşme, kollektifleşme ve kitlesel terör kampanyası ile şekillenen Sovyet Blokunun lideri, nükleer süper güç ortadan kalkmıştır. Bu çöküşte Çernobil nükleer kazasının 17 gün süreyle resmi ağızlar tarafından saklanması ve daha sonra açıklanması sonucu, Rus kamu oyunda oluşan açıklık (Glasnost) düşüncesi ile yeniden yapılanma (Perestroika) fikirlerinin önemli rolü olmuştur. Bu açıklamadan sonra Sovyet Cumhuriyetleri birer birer bağımsızlıklarını ilan ederken, Rusya federasyon başkanı olarak Boris YELTSİN ön plana çıktı.

    2. YAPI TAŞLARI : Eski rejimin ortadan kalkmasıyla ortaya çıkan en önemli sorunlarından birisi otorite boşluğudur. Komünist partinin öncü rolünü kaybetmesi ile ortaya çıkan durumu, ne Rus-Ortodoks kilisesi ne de anayasa telafi edememiştir. Bu durumda kurulacak otorite vaatlere dayalı ve dolayısıyla son derece kırılgan bir otorite olacaktır. Buna en belirgin örnek Boris YELTSİN dönemidir.

    3. SENARYOLAR : Komünist sistemin, güdümlü ekonominin ve Sovyet imparatorluğunun çökmesi sonucunda, Rusya merkezi olarak planlanmış ekonomide ve tek partili devletten karşı konmaz bir biçimde uzaklaşmaya başladı. Senaryolar yalnızca geleceğe ilişkin alternatif birer tablo değil aynı zamanda birbiriyle bağlantılıdır. Önemli olan bu alternatiflerden hangisinin önce gerçekleşeceğidir. Rusya’nın girmiş olduğu yol, uzun vadede devlet ile pazarın ünü ile, Rusya’ya özgü bir karışımı olan Rus usulü kapitalizmdir. Ama Rusya’nın bu noktaya varmak için tutuğu yol, hem Rus kapitalizminin karakterini hem de onun içinde işlerlik kazanacağı politik rejimi biçimlendirecektir.

    Senaryo şöyle gelişir:

    Çöküş, Sovyet devletinin toparlanması, Yeltsin 1996 da görevinden ayrıldı, 1997 de parlemantoyu fesih eder. 1996 başbakanlık seçimlerini Rusya kominist partisinin üyesi kazanmıştır. Bu seçimlerde Rus milliyetçileri ve neo-faşistler oy kaybeder.

    1. ÇİFT BAŞLI KARTAL : Savunma sanayicileri ile sanayi yöneticilerinin ordu ve polis ile ittifak kurarak merkezi hükümetin iktidarı ele geçirmesi.

    2. ZOR ZAMANLAR : Değişik derecelerde kaos ve tepkisel geriye dönüşlerden oluşan bir senaryo grubu, hem uzun vadeli yani yarı özerk Rusya senaryosunu hem de Rus ayısını yani ülke içinde asayişin şiddetli biçimde bozulup ardından güçlü bir tepkinin gelmesine dayalı senaryoyu içerir.

    3. ÇUDO : Rus ekonomik mucizesi.

    4. DÖNEMECİN ÖBÜR TARAFI : 2010 yılında ister bir ister bir çok Rusya bulunsun, liderleri ister devlet başkanı, ister general olsun, büyük ihtimalle bir şey doğru çıkacaktır.Rusya tümüyle kendine özgü kapitalist bir devlet olacaktır.

    Not : Kitap özetlerindeki fikirler yazarların özel fikirlerini yansıtmaktadır.
     



Sayfayı Paylaş