Romantik Sözler

Konusu 'Aşk Sözleri' forumundadır ve Seçkin tarafından 23 Mayıs 2015 başlatılmıştır.

  1. Seçkin Well-Known Member


    Romantizmin doruklarına ulaşabileceğiniz en güzel yeni romantik sözler;

    Adam gibi sevmelerin yasaklandığı bir yerde, ne kadar seversen o kadar acı çekersin. Sonra mı? Çektiğin acıyla kalırsın işte.

    Allah’ım beni öyle bir sonbahar ayazı öldür ki, sevdiğim mezarıma koyacak tek bir gül bile bulamazsın…

    Ask bir elma sekeridir. Sekeri yersin sapi kalir...

    Aşk kaçmaktan çok kovalamak, görmekten çok özlemek, gitmekten çok beklemek, dokunmaktan çok düşünmektir. Ve aşk öyledir ki nerde imkânsız varsa onu seçer.

    Aynı şehirde sen varsın, ben varım, biz yokuz. Ne acı dimi…

    Ayriliklar küçük sevgileri öldürür ama büyük sevgileri güçlendirir.Tipki rüzgarin mumu söndürüp yangini güçlendirdigi gibi...

    Basini gögsüme yasladiginda tek bir düsmanim vardir:geçip giden zaman.

    Bazıları konuşmaz; gözlerine 5 saniye bakar, ömründen 5 yıl gider.

    Ben seni dün sevmedim, çünkü dün bitti. Ben seni bugün sevmedim çünkü bugün bitecek. Ben seni yarin sevdim çünkü yarinlar hiç bitmeyecek...

    Besmelesiz başladım diye mi, doyamıyorum seni sevmeye?

    Bir çocuk masumiyetiyle, bir kez daha ”elma” diyorum artık çık! Aşksız kaldım sevgili, korkutuyor yalnızlık.

    Bir gün bir rüzgar eserse oralara.Benim sana olan sevgimi fisildarsa kulagina unutma sende bana bir tutam sevgi yolla........

    Bir Gün Cehennemde Karsilasabiliriz. Sen Kalp Hirsizi Oldugun için , Bense Tanriyi Birakip Sana Taptigim için.....

    Bir silahım olsaydı, bir silahım… Yoksulluğu şakağından, Kaybetmeyi kalbinden ve sensizliği alnının tam ortasından vururdum.

    Bu da benim yeteneğim. Olmasan da severim seni, hatta ayrılırım senden, haberin olmaz.

    Cam kırıkları gibidir bazen kelimeler; ağzına dolar insanın. Sussan acıtır, konuşsan kanatır.

    Çek bakışlarını gözlerimden, aşk bu şeytan doldurur.turkeyarena

    Dediler ki: eskiden böyle değildin, içine kapandın… Dedim ki: içindekiyle yetinen bu kalp artık sizi ne yapsın.

    Dunyada iki kor tanidim; biri beni gormeyen sen, biri de senden ba$kasini gormeyen ben...

    Duvardaki yangın düğmesini örten cam parçasıyım, kurtuluşun olacaksa hiç düşünme ayakkabının topuğuyla kır beni.

    Dün bir şarkı çıktı radyoda, yarısına ben eşlik ettim yarısına gözlerim. Söylemek çok acıtıyor ama ben seni çok özledim.

    Dünyada 2 renk gül olsun,biri kirmizi digeri beyaz,sen beni unutursan kirmizilar solsun,ben seni unutursam beyazlar kefenim olsun.

    Dünyan öyle bir kararsin ki, seni aydinlatan tek isik gözlerim olsun

    Eger beni bu sokakta,bu semtte,bu $ehirde bulamazsan sevgilim bilki ben, Gözlerinin daldigi yerdeyim...

    Eger colde bir cicek olsan; seni kaybetmemek ; icin gozyaslarimla sulardim Eger gozumdeki bir damlayas olsaydin; seni kaybetmemek; icin hic aglamazdim..

    Eğer inceldiği yerden kopmasına izin vermezsen, gün gelir en sağlam yerinden kopar… Canın yanar…

    Ekmeğime hoşçakal sürdün ya sen, ben şimdi ‘aşk’ karınla; sana, ne şiirler yazarım.

    Gece midir insani hüzünlendiren,yoksa insan midir hüzünlenmek icin geceyi bekleyen?gece midir seni bana düsündüren yoksa ben miyim seni düsünmek icin geceyi bekleyen ?

    Gel beraber alalım nefesimizi sevdiğim, sensiz boğazımdan geçmiyor.

    Gönül, han değil dergâhtır. Paldır küldür girip çıkılmaz, günahtır!

    Gözlerin Nehir,Kirpiklerin Köprü Olsun,Ben Tam Üzerinden Geçerken Ipler Kopsun,Düstügüm O Yer DUDAKLARIN OLSUN...

    Gözlerinin ‘kahve’sinden koy ömrüme, turkeyarena kırk yılın hatırına ‘sen’de kalayım!

    Gül bahçesinde geçsede ömrüm, inan üstüne gül koklamam gülüm , seni koklamak olsada ölüm, ugrunda ölmeye deger gülüm..

    Güller hep ellerinde açsin,ama dikenleri batmasin.sevda hep seni bulsun,ama seni yaralamasin.mutluluk hep yüregine dolsun,ama beni unutturmasin.

    Gün bir gün, sevdalanmis geceye gecede yakomoz düsürmüs denize ogünden bugüne geceyle gündüz ayrilmaz olmus taki günes tutlup gölge düsürene dek sevdalara

    Güneş altında söylenmedik söz yokmuş. Bu yüzden geceleri söylüyorum sevdiğimi.

    Herkes kaybettiği kadar içecekse… O masadan en son ben kalkarım..!

    Hiçbir harfi sensiz bir cümleye kurban etmedim…

    İçin ağlasa da kim duyar seni? Kim anlar dışarıdan olup biteni? Leyla’nın yüzünü görenler bilir: Mecnun’un kalbine batan dikeni!

    İlham perisi kaçmış şair gibiyim… Kalemim söz değil, yüreğim sensizlik yazıyor…

    Kalbim seni unutacak kadar adi ise ellerim onu parcalayacak kadal asildir.

    Kalem olsa dünyadaki bütün agaçlar ve bütün denizler mürekkep olsa senin siirini yazamam yinede...

    Kanaya kanaya iyileşir bazı yaralar. Aşk gibi, ihanet gibi, yalnızlık gibi… Geç olur, güç olur ama sonunda mutlaka olur…

    Kimbilir hangi aksam günesle beraber bende sönecegim kimbilir hangi ellerden son suyumu içecegim belki göremeden ölecegim fakat yinede seni 'EBEDiYEN SEVECEGiM'

    Küçükken annem, yerde ekmek görünce: yükseğe koy kuşlar yer derdi. Sevdiklerimizi hep yüksekte tuttuk, acaba kuşlar mı yedi?

    Leyla! Çaresizliğimden gayri hiç bir kabahatim yok benim.

    Mevsimin suçu yok. Yokluğun soğuk.
     



  2. Seçkin Well-Known Member

    O kadar yoruldum ki artık hiçbir şeye şaşırmıyorum. turkeyarena Ve umurumda değil hiç kimse, ne halim varsa görmekle meşgulüm.

    Okyanusta ölmez de insan, gider bir kaşık sevdada boğulur…

    Olsun be aldırma. Yaradan yardır sanma ki zalimin ettiği kârdır, mazlumun ahi indirir sahi. Her şeyin bir vakti vardır!

    Onunla ne zaman lades oynasak hep o kazandı. Kalbimdeyken nasıl aklımda derdim.

    Ölsen bile benden kurtulamazsin. Kefen olur bedenini sararim.Yagmur olur üzerine yagarim.Çiçek olur mezarinda açarim. Ölsen bile benden kurtulamazsin

    Önce düstügümde kalkmayi ögrendim sonra aleve dokundugumda aciyi sevmeyi ögrendim sevilmeyi sonra terkedilip beklemeyi sayende unutulmayida ögrendim herseyi ögrendimde yalniz unutmayi ögrenemedim...

    Öyle bir çık ki karşıma, her baktığımda ilk defa görüyormuşum gibi, az kalsın ölüyormuşum gibi hissedeyim seni.

    Öyle bir zamanda gel ki vazgeçmek mümkün olmasın. Belki bin tane aşktan geçmiş olayım ve hiçbiri gözümde olmasın.

    Öyle çok yanar ki için dünyadaki bütün suçları işlediğini sanırsın. Oysa sadece sevmişsindir.

    Öyle ucuz değil gül koklamak. Gül tutan ele diken batmalı. Bir aşka gönül veren, o aşkın kapısında yatmalı.

    Rüyalarini gül yapraklaiiyla yatagini papatyalarla süsledim, üzerini sevgiyle örtüp tüm kabuslari aldim ki en güzel rüyalari sen göresin..

    Saçlarından ödünç ver. Dört bahar geçti. Çiçek kokusu öpmedim. Çok oldu mutluluktan vazgeçeli. Gülüşünden ver ömrümden al.

    Sana kavuşmak değil niyetim, merak etme! Yolda bir dilenci görsem para bile vermiyorum ‘Allah sevdiğine kavuştursun’ der diye.

    Sana şiir yazmak ne haddime. Varlığın şiir zaten…

    Sari giyer günes olursun, Mavi giyer deniz olursun, Siyah giyer matem olursun, Kimbilir belki bir gün, Beyaz giyer benim olursun.

    Sen bazen en zifiri karanlik gecemin günesi, sen bazen yasanacak hayatin cesaret verecek mutluluk yani, sen bazen ve her zaman sevgimin tek nedeniI...

    Sen elimden tutunca, deniz basardi içimi. Sen elimden tutunca, yüregim yesil yosunlara takilip günlerce dip akintilarinin pesisira gitmk isterdim.

    Sen, bir matematik eşitsizliğinde bilinmeyensin. Anlaşıldı; ‘yalnız bırakarak çözeceğim seni.

    Seni anlatabilsem seni. Yokluğun, cehennemin öbür adıdır. Üşüyorum, kapama gözlerini.

    Seni benim kadar sevenler, sana benim kadar hasret kalsin.

    Seni düsünür, seni özlerim, sevgilerin özlemlerin derinliginde ne olur kir seytanin bacagini birkez beni hatirla, bir sonbahar serinliginde...

    Seni sevmek; olmayacak bir nedeni, gelmeyecek bir gideni, beklemek gibi.

    Seni yildizlara benzetiyorum onlar kadar etkileyici,çekici ve güzelsin ama aranizda tek fark var onlar milyonlarca sen birtanesi

    Senin suçun yok ”hayat” ben buraya zaten ”elveda” demeye geldim…

    Seninle karşılaşmam hayatımın en büyük hatasıydı ve sırf seninle diğer tarafta karşılaşmamak için helal ediyorum hakkımı!

    Seninle olmanın en güzel yani ne biliyor musun? Ellerin ellerime değmeden avuçlarımı terleten sıcaklığını ta yüreğimde hissetmek…

    Sert rüzgarlar karanlik geceleri severmis , aynen benim seni sevdigim gibi.

    Sevgi ne boğazda, ne mum ışığında yemek yemek, ne de pahalı bir pırlanta demek. Sevgi; bir lokmada iki mutlu insan demek…

    Sevgimiz yavas yavas süzülen çisil yagmur gibi ama irmaklari tasiran cinsten...

    Sevmek ölmektir bence , ben de sevmistim ölmeden önce

    Sevmiyorum şu saatin sesini, akmasın dursun zaman. Her şeyin bir öncesi ve sonrası vardır derler ya; yalan.

    Senden önce vardım belki ama aşkım senden sonra olmayacağım inan.

    Şarkılara neden “parça” dendiğini biliyor musun? İhtiyaç duyduğunda bazıları eksik yanını tamamlıyor.

    Ustune `seviyorum` yazdigim bir kagittan, sandal yapiyor, dereye birakiyorum. ister yuzsun, ister batsin, ister bir caliya takilsin o kagit sandal, hep derenin bir yerinde olucak biliyorum..

    Utanirim , söyleyemem yasadigim yalnizligi , kelimeler yetmiyor ki , bu mu sevda dedikleri.

    Uyudun mu?” diye yazılır, “Ne olur uyumamış ol, konuşmaya ihtiyacım var” diye okunur.

    Üşüdüğümüzde camı kapatmak kadar kolay olsaydı keşke, sevilmediğimizi anladığımızda o kişiye yüreğimizi kapatmak.

    Yağmalandı kalbim, ömrüm, her şeyim. Kurşuna dizdiler anılarımı, yenik düştüm bu savaşta neyleyim, bir mezar nasılsa işte öyleyim…

    Yalnızlık insana çok şey öğretirmiş, ama sen gitme ben cahil kalayım.

    Yalnizlik gecelerin,Umit bekleyenlerin,Hayal caresizlerin,Yagmur sokaklarin, Tebessum dudaklarin, Sen ise yalniz benimsin birtanem...

    Yanagina konan kar tanesi eriyip dudaklarina turkeyarena indiginde o bir damla serinligi biriyle paylasmak istediginde yönünü rüzgara dön yeter. Çünkü ben o rüzgardayim....

    Yaninda benden yakin baska biri de olsa , her seyi inkar etmis inandirmis olsanda , ve ona duygulanmis sevdalanmis olsanda , biliyorum bu gece beni düsüneceksin.

    Yaprak döken gençligimin satir aralarinda alti kirmiziyla çizilmis ve tirnak içine alinmis suskunlugumun bas harflerisin.

    Yaprak döken gençliğimin satir aralarında altı kırmızıyla çizilmiş ve tırnak içine alınmış suskunluğumun baş harflerisin.

    Yillar vardir nasil geçtigini bilmezdim, bir gün vardir yasamin anlamini degistirdi bana dair; hissetmedigimi, bilmedigimi yasatti, iste o ani senle yasadim senle sevdim.

    Zamansız gelme elim kolum dağınıksa sarılamam…
     

Sayfayı Paylaş