Reaktif psikozlar ve reaktif durumlar

Konusu 'Sosyoloji-Psikoloji' forumundadır ve RüzGaR tarafından 16 Ekim 2007 başlatılmıştır.

  1. RüzGaR Super Moderator


    TurkeyArena

    Reaktif psikozlar ve durumlar adı altında tanımlanan hastalıklar, psikojen kaynaklı bozukluklardır. Bu patolojik durumların oluşmasında ruhsal travmalar sarsıntılar önemli rol oynar. İkinci önemli etken ise sinir sisteminin genetik özellikleridir.
    Bu gruba aşağıdaki hastalıklar dahil edilir.

    1. Psikojen affektif-şok reaksiyonları (Reaktif stopor ve reaktif eksitasyon)
    2. Histerik psikozlar (Pseudodemensiya, puerilizm, bilincin histerik alakaranlık durumu)
    3. Reaktif depresyon
    4. Reaktif Sanrılar (Paranoid)
    5. İatrogenialar.

    1. Psikojen Affektif Şok Reaksiyonları:
    Güçlü ruhsal sarsıntılar, meselâ savaşlar, deprem, yangın, trafik kazaları, kitlesel olaylar v.s. sonucunda çok miktarda insan ölümüne şahit olmakla meydana gelebilir. Psikomotor bozuklukların özelliğine göre iki tip; hipokinetik ve hiperkinetik şok olarak ikiye ayrılır.
    Reaktif stopor olarak isimlendirilen hipokinetik şok reaksiyonunda sanki emosyonel felç ortaya çıkar. Hasta oturduğu veya durduğu yerde donup kalır. Etrafında oluşan tehlikeden kaçmak, hatta ona reaksiyon göstermeğe sanki muktedir değildir. Hareketlerin inhibüsyonu ile birlikte konuşmanın inhibisyonu da ortaya çıkar. Reaktif stopor durumu, genellikle, uzun sürmemekte, birkaç dakikadan veya 1-2 saatten sonra geçip gitmektedir. Ancak bazen 2-3 güne kadar devam edebilir. Hasta bu durumdan çıktıktan sonra tam amnezi ve bir kaç hafta devam eden astenik vaziyet tesbit edilir.

    Hiperkinetik reaksiyon veya reaktif eksitasyon hastanın aktifliğini, kaotik, içeriksiz eylemlerle birlikte gözlenir. Kreşmer'in "Hareket Kasırgası" olarak isimlendirdiği bu tip bozukluklarda kişi herhangibir yere kaçar veya huzursuz bir halde anlaşılmaz hareketler yapar. Bilinç bozulduğundan kendini ve çevreyi algılama yeteneği (oryantasyonu) normal değildir. Bu duruma düşmüş kişi bazen seyir halindeki araçlara, ateşe, suya doğru yönelebilmekte, kendini yüksek bir binadan atabilmekte veya diğer zarar verici eylemlerde bulunabilmektedir. Etrafındakiler bu durumda olan hastaya vaktinde müdahale edebilirlerse, bir felaketin önüne geçmek mümkündür. Çünkü 15-20 dakikadan sonra hastanın bilinci açılır ve şuursuz otoagressif hareketler yapmaz.

    2. Histerik Psikozlar:
    Ağır ruhsal travmalar sonucunda meydana gelen ve kısa süre (bir kaç hafta) devam eden bu psikozların bir kaç klinik subgrubu vardır. Bu psikozlar esasen kötü şartlarda veya savaş dönemlerinde ortaya çıkması ve bazı şahıslar tarafından simulasyonu (kendini hasta gibi göstermek), onların adlî psikiyatrideki rolünü ciddi bir problem olarak önümüze koymaktadır.

    Pseudodemensiya veya yalancı akıl zayıflığı, akut olarak ortaya çıkan aklî yetmezlik belirtileri ile ortaya çıkan ruhsal bozukluktur. Hastanın demansının, davranışının bozukluğu, anlaşılması ve ızdırap verici olması, onu tanıyanların hayretine neden olur. Öyle ki, yüksek tahsilli, zengin hayat tecrübesi olan yaşlı şahıs kendini çocuk gibi görür, dilini dışarı çıkararak çocuklara mahsus hareketler yapar, sesler çıkarır, ellerini yere koyarak hayvan gibi yürür (vahşileşme sendromu) v.s. Bu tip hastalar için karakteristik sayılan önemli bir belirtiyi de kaydetmek gerekir. Bu, hastanın, verilen suallere yanlış cevap vermesidir. Onlar, en basit suallere bile düzgün cevap verememektedir. Elli yaşında bir hastadan sorulduğunda "Kaç yaşındasınız?" "-Beş" diye cevap vermiştir. Kaç çocuğunuz var? - Beş. Bugün haftanın hangi günüdür? -Beş v.s. Sanki, hasta "beş" sözünden başka bir şey bilmemektedir.
     



Sayfayı Paylaş