Psikiyatrik Semiyoloji

Konusu 'Psikiyatri' forumundadır ve elif tarafından 8 Eylül 2009 başlatılmıştır.

  1. elif Moderator


    Psikiyatrik Semiyoloji

    Modern psikiyatride çeşitli yakınmalarla müracaat eden yada getirilen hastaların eklektik bir yaklaşım içinde değerlendirilmesi gerekmektedir. Yani bireyin biyopsikososyal bir varlık olduğu unutulmaksızın biyolojik, psikolojik ve sosyal yönleri bir bütünlük içinde gözden geçirilmelidir.

    Bu öğelerden herhangi birinin ihmali gerek tanı gerekse tedavi açısından yanlış stratejiler izlenmesine dolaysıyla sonucun başarısız olmasına katkıda bulunabilir. Ör.: Çarpıntı, göğüs ağrısı, terleme, nefes almada zorluk ya da nefesinin yetmemesi sıkıntı hissi, müphem ağrılar, anksiyete bozukluğu olarak ele alınıp, fizik muayene ve gerekli laboratuvar tetkikleri yaptırılmazsa, miyokard enfarktüsü veya akciğer embolisi gibi klinik tablolar atlanabilir. Tam bunun tersi öforik, neşeli, canlı, hiperaktif, grandiyöz düşünce ve çeşitli davranış bozuklukları gösteren bir hasta mizaç bozukluğu tanısı konularak tedaviye başlanır ayırıcı tanısına gerekli özen gösterilmezse, kafa içi yer kaplayan (tümör) lezyonlar gözden kaçabilir. Benzeri örnekleri çoğaltmak mümkündür. Burada vurgulanmaya çalışılan hususun, hastanın tüm yönleriyle ele alınıp iyi bir fizik - ruhsal muayene, gerekli laboratuvar tetkiklerinin yapılması ve sosyal yönlerinin değerlendirilmesini kapsayan biyopsikososyal model olduğudur.

    Psikiyatrik hastanın muayenesi sırasında hiyerarşik bir sıranın izlenmesi zorunludur. Bu hiyerarşik zorunluluk hekimin bir yandan ayırıcı tanı yapmasını kolaylaştırırken diğer yandan da hastanın daha iyi anlamasına katkıda bulunacaktır.

    İlk adım hastadan iyi anamnez almaktır. Anamnez almanın detaylarına girilmeyecektir. Ancak hem hastanın kendisinden hem de ulaşılabilen bütün bilgi kaynaklarından yararlanmanın uygun olacağı aşikardır.
    Daha öncede vurgulandığı gibi ruhsal muayene aşağıdaki verilen hiyerarşik düzene göre yapılmalıdır.
     



Sayfayı Paylaş