Popüler Kültür Ve İletişim

Konusu 'Kitap Özetleri' forumundadır ve RüzGaR tarafından 23 Ekim 2007 başlatılmıştır.

  1. RüzGaR Super Moderator


    TurkeyArena

    ÖZET:

    Kitapta popüler kültürün hayatın her alanını kapsadığı anlatılarak çoğunlukla herkes tarafından farkedilmeyen bu yayılmanın rahatsızlık veren yönleri olmasına rağmen doğal karşılandığı vurgulanmaktadır. Popüler kültür günlük yaşantımızı kontrol altına alır. Bu nedenle de fark edilmez. Kitapta popüler kültürün fark edilmemesinin nedeninin yemek, spor, eğlence biçimi gibi yaşantımızın parçası olan unsurları kapsaması olduğu belirtilmektedir. Yazarlar McDonalds'ın, futbolun, çeşitli Brezilya dizilerinin tüm dünyada bilinmekte olduğunun ve dünya ülkelerinin çoğunda insanların aynı biçimde giyindiklerinin altını çizmektedirler.
    Yazarlara göre Türkiye popüler kültür araştırmaları açısından oldukça zengin bir ülkedir. Son zamanlara kadar yaygın olan "kıraathane, yakın komşuluk, tanrı misafirliği, misafirlik" kavramları yavaş yavaş ortadan kalkmış yerine medyanın etkisi ile sokak sporları, bol resimli dergiler gelmiştir. Ayrıca ülkemizin kültür mirası içinde bulunan Alevilik, Bektaşilik, türbeler, Yunus Emre gibi unsurlarında incelenmesi gerektiği belirtilmektedir.
    İrfan ERDOĞAN ve Korkmaz ALEMDAR kitaplarında hiç aklımıza gelmeyen popüler kültür örnekleri vemişlerdir: Eğlence ve yarışma programları, çizgi filimler, giysiler, oyuncaklar, bayramlar ve tatiller, ve spor.
    ERDOĞAN ve ALEMDAR'a göre mesela yarışma programları halkı belli kurallara ve görüşlere katılmaya yönlendirmektedir. Bazı yarışmalarda bilginin çokluğu önemlidir. Çok bilmek çok puan ve para demektir. Ama bu "çok bilginin" topluma bir katkısı yoktur. Üretilmiş bir metanın satılmasına benzemektedir. Bazı yarışmalarda ise "en çok kabul edilen, aşikar, standart" yanıt istenmektedir. Buda bizi dünyaya belli pencereden bakmaya iter. Yani yazarların belirttiği gibi "Çoğunluğa uyan kazanır."
    Bu anlayış reklamlarla da sürekli vurgulanır. Bayram öncesi ucuzluk, Ramazan öncesi alışveriş fikri sürekli vurgulanarak topluma yön verlir. Bu tür eylemleri yerine getirmeyen toplumdan değildir. Reklamlarda vurgulanan objelere ulaşıldığında daha mutlu olunacaktır. Ama bu arayış asla son bulmayacaktır. Benzer biçimde televizyon dizilerinde seyreden kitlenin erişemeyeceği sahte düşler sunulur. Yazarlara göre toplum gördüklerine ulaşabilmek için satın alacak ve tüketecektir.
    Çizgi filmlere gelindiğinde ise her sorunu vurma, kırma sövme ezme gibi kaba kuvvetle çözme anlayışı işlenmektedir. Brezilya dizileri, bol resimli dergiler topluma tüketimi aşılamaktadır. Diziler ve dergiler yolluyla topluma o mallara ihtiyaç olduğu ve bu nedenle alınmaları gerektiği fikri verilmektedir. Popüler müziği de aynı anlayışla ele alan yazarlar toplumdaki müzik beğenisinin değiştirilme çabasının nedeninin bu endüstrinin sadece sanatçılarla sınırlı kalmadığı ve radyo, televizyon, plak şirketleri, basın ve reklam gibi sektörleride ilgilendirmesi ile bağdaştırmaktadır.
    Yiyecek sektörüde popüler kültürden etkilenmektedir. Hazır yiyecek satan mağaza zincirleri ürettiklerinin sağlıklı ve iyi olduklarını sürekli vurgularlar, ama aslında bir standartlık yarattıklarını vurgulamazlar. "Standartlaşan tüketilen değil tüketendir".
    Spor bu bakış açısından ele alındığında toplumu yönlendiren unsurlardan biridir. Futbolda önemli olan topla ne kadar iyi oynandığı değil oyuna yüklenen anlamdır. Futbol yerel veya bölgesel kimliklerimizi ortaya çıkartır. İçinde bulunduğumuz sosyal çevre ve taşıdığımız sosyal kimlik yaptığımız sporlarıda etkiler. Uluslar arası karşılaşmalarda milliyetçilik ve politika ön plana çıkar. Ayrıca spor sadece sporcuların birbirleriyle mücadele ettikleri bir alan olmaktan çıkıp firmaların, reklamcıların, sponsorların birbirleri ile mücadele ettikleri bir alan haline gelmiştir. O kadar ki güzel veya yakışıklı olmayan sporcular başarılı bile sayılmamaya başlanmıştır.
    Bu örnektende anlaşılabileceği gibi popüler kültür estetik anlayışımıza da egemen olmuştur. Sanatın aynı anda birçok kişiye hitap etmesi beklenmektedir. Benzer biçimde dilde popüler kültürün bir parçası haline gelmiştir. İçinde bulunduğumuz sosyal seviyeyi belirtir.
    Kitabın daha sonraki bölümlerinde ise popüler kültürün kitle iletişimi, devlet yapısı sınıf ve güç ilişkileri açısında önemi anlatılmaktadır.
    Kitabı okuduğunuzda günlük yaşantımızı çevreleyen bir çok konuda düşünmeye başlıyorsunuz. Kitap da zaten okuyucusundan yaşadıkları çevreyi ve dünyayı anlamada biraz daha çaba sarf etmesini istemektedir.
     



Sayfayı Paylaş