Pişmanlık Şiirleri Pişmanlıkla İlgili Şiirler

Konusu 'Karışık Şiirler' forumundadır ve EjjeNNa tarafından 17 Ocak 2016 başlatılmıştır.

  1. EjjeNNa Administrator


    Pişmanlık Şiir

    En çok bugün özledim.
    Sormadığın nasılsın sorusu zehir gibi yaktı genzimi.
    Korkularımı susturdum bugün,
    Kilitler vurdum göğsüme.
    ’Ben burdayım !’ derdin ya .
    En çok burayı bugün aradım.
    Yedi kat yerin dibine soktuğun,
    Çıkarmaya çalıştıkça Ben’i öldürdğüm burayı.
    Anlatmadın ya sevgili orası pişmanlıkmış.
    En çok bugün pişmanlıkmış.


    PİŞMANLIK


    Derkenar ettin dostum
    Kenarda kalayım mı?
    Nerede benim postum?
    Tozunu alayım mı?

    Paylaşmıştık sırları
    Geçemedik hırları
    Büyüttün kusurları
    Ben sende bulayım mı?

    Annenin pak sütüsün
    Madem niye kötüsün
    Kafamdaki ütüsün
    Ümitsiz olayım mı?

    Niyetimi kullandın
    Sandım ki akıllandın
    Hırsınla yollandın
    Hayale dalayım mı?

    Yerindeydi akarın
    Önemliymiş çıkarın
    Yakışmış başa kar’ın
    Kendimi salayım mı?

    Bırakmadın kalmadım
    Senden murat almadım
    Bir şeyini çalmadım
    Baharda solayım mı?

    Demek ki doğru yolsun
    Dediğin gibi olsun
    Pişman saçını yolsun
    Yerine yolayım mı?

    Haydar ASLAN


    PİŞMANLIK Şiir


    Git git hadi onun kollarına...
    Sıkı sıkı sarıl....
    Seni onsuz bırakmasına izin verme.....
    Sen onsuz yapamassın dayanamassın bu acıya....
    Ne engel çıkarsa çıksın bırakma koş peşinden ....
    Gururunu felan düşünme.....
    Aşkta gurur yaparsan kaybedersin...
    Ispatla ona sevdiğini elini tut kalbindekileri diline dök anlat ona birer birer...
    Eğer yine gitmek isterse brak gitsin...
    Demekki aşktan anlamıyor....
    Sakın üzülme gittiğine....
    Bi gün oda aşkı tattığında işte o zaman anlycktr seni ....
    Ve yaptıkların canlancktır gözünde büyük bi kin beslycktr kendine karşı....
    Seni bıraktığı için pişman olacaktır....
    Ama son pişmanlık neye yarar.....
    Seni sensiz yaşamaya başlayacaktır....
    Ve bu acıyı kendine yedrmyck...
    Rüyalarına girip her gün hatasını yüzüne vuracaksın....
    Arkadaşlarına mutluymuş gibi görünüp sahte gülücükler atacak...
    Ama o gülücüklerin içi göz yaşı ile dolu olck....
    Hasret şiirleri dinlyck...
    Sensiz doğan şafaklardan nefret edecek....
    Karanlıklarda boğulck...
    Gözlerinde takılck hayalin....
    Aşkın ayak sesleri gelck kalbinden...
    Milyonkere kahrolacak.....
    Bitsin bitsin bu acı diye yalvaracak....


    Rutubet Tutmuş Pişmanlıklar


    Çikolatasının erimesine hasret ellerinde
    Adımlarının küçüklüğüne gülümsüyor
    Perde aralığı kadar gizli sırlarıyla
    Ekmeğin kokusuna
    Köşesinden kopararak teşekkür ediyor küçük...

    Kana kana içiyor toprak yağmuru
    Ümitleniyor
    Çamurlu tırnaklarını sıkıştırıyor avucunda
    Seyrek saçları
    Rüzgarı taşıyamıyor daha fazla...

    Ölü süzülmelerini izlemekten bıkmış
    Belki
    Bu yarı çıplak diyarların sonu gelir diye
    Süt beyaz köpükten hayaller kuruyor


    Üzgün...

    Her ıslak toprağın önünde
    Kendini filizlenmeye feda etmek için
    Eğiyor masum başını...

    Bayat bir kırıntısı olmaya çalışırken zamanın
    Fark ediyor ki
    Yaşamak
    Cin çarpmış düşlerin
    Belki de tersten okuması
    Hayatı...

    Nurhan Ulukan


    Son Pişmanlık. Şiiri


    -yılların avucundan
    içtik acıları sessizce
    söz kılıçtan keskindi
    bu gidişe dur diyemedik
    zaman içimizde ateş beslerken
    ölümün mührünü çözdük-

    yorgun ışık salkımı duvarda
    sonsuz hoşgörüye sığınan sığırcıklar
    zikzak çiziyor havada
    sabrın damarı çatlayınca
    kanıyor yıldızlar

    -içimizdeki ateş dişi
    yüzümüzde kırmızı bir yaprak-

    tümceler çatlar ağzımızda
    akışını arayan ırmak zehir kusar

    ağırlaşır gün be gün yaşam
    dargındır doğa
    toprak bir damla suya muhtaç
    kim buruşturdu güneşi
    kime küser bu kuşlar
    hala susma hakkını kullanır insan!

    yosunların sığındığı denizde birikmiş atıklar
    sızar palamardan boşluğa acılar
    pupasız ve pruvasız zamanlarda
    keder doğuran istiridye çığlık çığlığa

    oysa biz umudu
    yerde bulduğumuz ekmek gibi
    öpüp üç kez alnımıza koymuştuk
    bir yanda dilimizde buruk bir tat
    bir yanda kanayan hayat…
     



Sayfayı Paylaş