Pisagor (Pythagoras)

Konusu 'Biyografiler' forumundadır ve RüzGaR tarafından 10 Haziran 2008 başlatılmıştır.

  1. RüzGaR Super Moderator


    Pisagor (Pythagoras)

    (M.Ö. 570 - 496) Bizi Orphik dininin Tanrılar ve ruh konusundaki görüşlerinden çok, zamanındaki felsefe akımları üzerinde yaptığı etkiler ilgilendirir. Bu etkileme gerçekten derin olmuştur. Bu etkiyi, en belirgin biçimde, özellikle Pisagor (Pythagoras)'da buluruz. Pisagor'un yaşamı ve kişiliği konusunda pek az şey biliyoruz.

    Bilgilerimiz yarı efsane biçimindedir. Gerçi bugün elimizde Pisagor'un adını taşıyan bazı yapıtlar bulunmaktadır. Fakat bunlar, Pisagor'un yapıtları olmayıp, özellikle M.S. aynı görüşü izleyenlerce yazılmış yapıtlardır. Pisagor ile ilgili kesin birşey bilemeyişimiz, kişiliğinin gerek kendi sağlığında ve gerekse öldükten sonra bir efsane biçimine dönüşmüş olmasındandır.

    Nitekim onun ölümünden uzun zaman sonra, Milattan sonraki yüzyıllarda Pisagor'un kişiliği ve düşünceleri yeniden güncelleştirilerek dinî bir akımın temeli yapılmıştır.

    Pisagor'un yaşamıyla ilgili kesin bilgilerimiz şunlardır: Pisagor Sisam adasında doğmuştur. Genç yaşında güney İtalya'ya göç etmiştir. O sıralarda güney İtalya'da bakımlı ve zengin Yunan kolonileri bulunuyordu. Pisagor güney İtalya kentlerinden bir koloni olan Kroton'da yerleşmiş ve burada tarikatını kurmuştur.

    Onun okulu Milet okuluna benzetilemez, onun kurmuş olduğu okul daha çok bir tarikattır, bir din cemaatidir. Bu cemaat taraftarları belli bir yaşam biçimini garanti ederler. Bunlar et yemez, keten elbise giyer ve kurban kanı sunmazlar, yani hayvan öldürmekten kaçınırlar. Bu yasak, ruh göçü kuralı ile ilgilidir.

    Nedeni ise, kesilen hayvanın bu kılığa girmiş bir akraba ruhu olasılığı taşımasıdır. Böylece bilmeyerek bir akrabanın kanına girilmemiş olunur. Bununla birlikte cemaat üyelerinin kesinlikle dikkat etmeleri gereken birtakım ahlâk kuralları vardır. Sözgelişi somut nazlardan olabildiğince kaçınmak, temiz ve namuslu bir yaşam sürmek, somut gereksinimlerden sakınarak ruhun bedene olan bağımlılığını önlemek gibi...
     



Sayfayı Paylaş