Peygamberimizin (s.a.v) Müslümanları ikazı

Konusu 'Peygamber Efendimiz(SAV)' forumundadır ve abdulkadir tarafından 8 Nisan 2008 başlatılmıştır.

  1. abdulkadir Well-Known Member


    Hz. İbrahim’in vefât ettiği gün güneş tutulmuştu.

    Halk bunun, onun vefâtıyla ilgili olduğunu sanarak, “İbrahim’in ölümü sebebiyle güneş tutuldu” dedi.

    Resûl-i Kibriyâ Efendimiz bunu duyunca, Mescid-i Şerife vardı ve Allah’a hamd ve senâdan sonra Ashab-ı Kirama şu dersi verdi:

    “Ey insanlar! Biliniz ki, güneş ve ay; Allah’ın kudret alâmetlerinden ikisidir. Bir kimsenin vefâtı veya birinin hayatı sebebiyle tutulmazlar.

    “Bunları tutulmuş gördüğünüzde, hemen mescidlere gidiniz. Onlar açılıncaya kadar da Allah’a duâ ediniz, namaz kılınız!”2

    Hz. İbrahim’in ölümü ile Peygamber Efendimizin çocuklarından sadece kızı Fâtıma hayatta kalmış oluyordu. Bu da onun neslinin hikmete binâen oğullarından değil, kızından devam edeceğinin bir ifadesiydi. Böylece; “Muhammed, hiçbirinizin babası değildir; o Allah’ın Resûlüdür ve peygamberlerin sonuncusudur”1 âyet-i kerimesinin işârî mânâsı da anlaşılmış oluyordu:

    “Bir kısım, şu âyetten şöyle bir işâret-i gaybiyeyi fehmeder ki; Peygamberin (a.s.m.) evlâd-ı zükûru [erkek çocukları], rical derecesinde kalmayıp, rical olarak nesli bir hikmete binâen kalmayacaktır. Yalnız ‘Rical’ tâbirinin ifâdesiyle nisânın [kadınların] pederi olduğunu işâret ettiğinden, nisâ olarak nesli devam edecektir. Felillahilhamd, Hz. Fâtıma’nın (r.a.) nesl-i mübareki, Hasan ve Hüseyin gibi iki nuranî silsilenin bedr-i münevveri, Şems-i Nübüvvetin mânevî ve maddî neslini idame ediyorlar.”2

    * * *
     



Sayfayı Paylaş