Osmanlının İç ve Dış Borçları

Konusu 'Soru-Cevap' forumundadır ve Misafir tarafından 28 Mart 2011 başlatılmıştır.

  1. Misafir Guest


    Osmanlı'nın iç ve dış borçları
     



  2. ot-gu Genel Sorumlu

    1683 yılında Viyana Kuşatması'nın başarısızlıkla sonuçlanmasından sonra Osmanlı Devleti, Karlofça Antlaşması ile toprak kaybetmeye başlamıştır. Osmanlı Devleti kaybettiği toprakları geri kazanma siyaseti izlemiştir, doğal olarak. Başlayan İran Savaşı, Rusya'nın denizlere serbest geçmeye çalışması Osmanlı'yı sürekli bir savaşın içinde tutmuştur. Bu esnada tüm tarım alanları ve madenler savaş bölgesi içerisinde kaldığından devlet geliri düşmüştür.

    Devlet geliri düşünce vergiler artırılmıştır. Tarım ile uğraşan kesim vergiden kurtulmak için tarımı bırakarak İstanbul, Edirne, Bursa gibi büyük şehirlere göç başlamıştır.

    Vergi gelirinin düşmesi, Osmanlı Devleti'nin maaş ödeme sıkıntısına düşmesine neden olmuş. Bir taraftan çalışanların tarımdan devlete kayması, bir taraftan kaybedilen topraklar nedeniyle vergi gelirlerinin düşmesi, sıkıntıları artırmıştır.

    Sıkıntılar sonucunda 19. yüzyıl başlarında halktan altın ve gümüşler toplanarak, sikkeler yapılmış ve %20 değer fazlasıyla piyasaya sürülmüştür. 1839 yılında bu tedbirler yeterli gelmeyince kaime çıkarılmıştır. Kaime enflasyonist bir etki yaratmıştır.

    1840 yılında mali bunalımın daha da artması ile tasarruf sahiplerininin belirli bir faiz karşılığı elindeki tahvilleri toplamak için esham kavaimi çıkarılmıştır.

    İç borçlanma
    ilk olarak 1788 yılında Cezayirli Hasan Paşa'dan 600.000 kuruşluk borç alınmış, arkasından sarraflardan ve zenginlerden borç istenmiştir. 1840 yılında, Galata bankerlerinden Alleon ve Baltacı’nın kurdukları İstanbul (Dersaadet) Bankası’ndan yapıldığına dair bilgiler mevcuttur. Bankanın kaynağının yabancı sermaye piyasalarından olmaması nedeniyle iç borç niteliği taşımaktadır.

    Bütçe açıkları:
    1841’de 4.163.000 kuruşa,
    1847’de 15.263.404 kuruşa,
    1848’de 38.586.642 kuruşa
    1849’da da 88.998.000 kuruş
    1854 yılında iç borç toplamı 15 Milyon Sterlin'e ulaşmıştır.

    Dış borçlanma
    1854 yılına kadar borç istemenin onur kırıcı olduğu düşünüldüğünden ve borç istenen ülkelerin Osmanlı yanlısı görünmek istememesinden borç alınamamıştır. Bu dönemde 1783'de Fas, 1788'de ise Cezayir ve Tunus borç vermeyi kabul etmemiştir.

    1854 yılında Kırım Savaşı başlangıcı'nda Fransa'dan 200.000 Sterlin alınmıştır. Bu Osmanlı İmparatorluğu'nun bilinen ilk borcudur.
    1854-1875 döneminde 15 sözleşme ile 127 Milyon Lira borç almıştır. Toplam Borç 239 Milyon Lira olmuştur.
    1876 yılına dek almış olduğu borçları ödemede sıkıntıya düşen Osmanlı İmparatorluğu borç ve faizlerinin ödemesine, 1876 Nisan ayında son vermiştir.

    Muharrem Kararnamesi ile 20 Aralık 1881’de dış borçların miktarı indirilmiş, ödeme koşulları yeniden düzenlenmiştir. Muharrem Kararnamesi’nin 15. maddesine göre, Osmanlı İmparatorluğu’nun dış borçlarını ödeyememesi sonucu, borç ödemelerini güvence altına alacak olan vergi kaynaklarının toplanması ve denetimi işlevini yürütecek olan Düyun-u Umumiye’ye bırakılmıştır.

    1914 yılında savaş patlak verdiğinde Osmanlı Devleti’nin dış borcu kısa vadeli borçlar hariç 156,4 milyon Osmanlı Lirası’dır. (142 milyon sterlin).

    Dış borçlar, Osmanlı Devleti çöktükten sonra, Osmanlı topraklarında kurulan devletler arasında paylaştırıldmış ve en büyük borç yükü Türkiye'ye verilmiştir. 1925 yılında Osmanlı borçlarının %67’sinin Türkiye tarafından ödenmesi kararlaştırılmıştır. Türkiye’nin payına düşen 107,5 milyon altın Osmanlı Lirası tutarındaki borcun ödenmesi için Düyun-u Umumiye İdaresi ile 13 Haziran 1928 tarihinde Paris’te bir anlaşma imzalanmıştır.

    Türkiye Düyun-u Umumiye' ye olan borcunun son taksitini, ilk dış borcun alınmasından tam bir yüzyıl sonra, 25 Mayıs 1954' te ödemiştir.

    Kaynak: Dış borç - Vikipedi
     

Sayfayı Paylaş