Osmanlı Ekonomisinin Doğal Kaynakları

Konusu 'Tarih' forumundadır ve RüzGaR tarafından 6 Kasım 2012 başlatılmıştır.

  1. RüzGaR Super Moderator


    Osmanlı Ekonomisinin Doğal Kaynakları
    osmanlı ekonomisinin tabii kaynakları

    Osmanlı ekonomisinin doğal kaynakları insan ve toprak olarak iki temele dayanıyordu.

    a. insan: Osmanlı Devleti'nde, üretici kitlelere genel olarak reaya deniyordu. Bu nedenle Osmanlı ekonomisinin temel insan kaynağı reaya idi. ilk nüfus sayımı 1831 'de yapıldı. Ancak, daha önceki dönemler için Osmanlı ülkesindeki nüfus durumunu belirten önemli belgeler vardır. Bu belgeler tahrir defterleridir. Os­manlı Devleti, bir bölgeyi ilk fethettiğinde, ya da belirli zamanlarda bir sayıma tabi tutardı. Tahrir defterleri vergi yükümlüsü erkek nüfusu ve ödenmesi gereken vergileri belirlemek amacıyla tutulurdu.

    b. Toprak:
    Osmanlı Devleti, toprağın büyük bir kısmını miri toprak olarak 2 kendi mülkiyetinde tutuyordu. Devlet toprakların işlenmesini re­ayaya bırakmış ve ekonomik hayatı düzenlerken, her köylü aile­sinin geçimini sağlayacak toprağa sahip olmasına dikkat etmiş­tir. Tımar sistemi içinde bu topraklar çift diye isimlendirilmiştir. Osmanlı Devleti'nde ülke toprakları mülkiyet hakkı bakımından Mülk, Miri ve Vakıf olmak üzere üçe ayrılmıştır.

    1. Mülk Arazi:
    Halkın elinde bulunan, tamamıyla halka ait olan topraklardı. Bu tür topraklar kendi aralarında iki kısma ayrılıyordu:
    Öşriyye: Müslümanlara ait olan topraklar
    Haraciyye : Gayri müslimlerin sahip olduğu topraklar

    2. Vakıf Arazi:
    Gelirleri cami. medrese, hastane gibi topluma hizmet veren ku­ruluşların masrafları için ayrılmış olan arazilerdir. Vakıf arazileri­nin alınıp satılması kesinlikle yasak olup devlet tarafından da vergiden muaf tutulmuştur.

    3. Miri Arazi:
    Devlet mülkiyetine geçirilen topraklardır. Mülkiyeti devlete ait
    olan topraklar ekilip biçilmesi ve işlenmesi amacıyla çeşitli kişile­
    re bırakılmıştı. Miri arazi çeşitli bölümlerden meydana gelmiştir.

    Osmanlı Devleti dirlik sistemini uygulamakla birçok kazanç elde etmiştir. Dirlik arazisini ekip biçenler (reaya) devlete vermeleri gereken vergiyi devletin göstereceği askerlere, memurlara veya sosyal kurumlara ödemekteydi. Böylece devlet memurlaıı ve as­kerlerin maaşları halk tarafından ödenen vergilerle karşılanıyor­du. Çok düzenli olarak işleyen bu sistem, sürekli kontrol edil­mekteydi. Dirlikleri alıp satma imkanı yoktu.
     



Sayfayı Paylaş