Örtümü Kendi Ellerimle Açtım..

Konusu 'Dini Sohbet' forumundadır ve abdulkadir tarafından 11 Kasım 2008 başlatılmıştır.

  1. abdulkadir Well-Known Member


    ÖRTÜMÜ KENDİ ELLERİMLE ÇIKARDIM

    Orta üçüncü sınıfı okuyordum …. Okulun sonlarına doğru İslami tesetture girmiştim. Okul bitince daha güzel kapanacaktım. Hatta çarşaf giymeyi bile okdar istiyordum ki?.... hem dinimi güzelce öğrenecek ve başkalarına da öğretecektim. Hem kendim okuyacak hem de talebe okutacaktım… böyle düşünceler içinde zaman yine delice geçi vermişti farkında olmadan. Derken yıl sonu geldi ve karnemi aldım. İki dersten kalmıştım… fazla üzülmedim, her halde imtihanlara gürünce verirdim…
    İmtihan günleri nihayet gelmişti. İşte benim azabım imtihan günü başlamıştı. Örtülü imtihana girmem yasaktı… ne yapacaktım? Ben böyle düşünürken etrafımdakiler, beni benden çok daha iyi düşündüklerinden mükemmel(!) fikirlerini söylemden edemediler…. “iki ders bu nasılsa verirsin….” “diploma ilerde lazım olur” “ne olacak canım, iki kere başını açacaksın. Sanki hiç açmadın mı?.” “hem sen kendin isteğinle açmıyorsun ki, kim açtırıyorsa günah onun olur.” “ o kadar okudun hiç olmazsa sonunu getir…” “sen bir git beklide öğretmenler seni idare ederler, başını açtırmazlar. Bir dene bakalım?”
    Evet işte ben bu son söze dayanarak isteksizce okula gittim. İmtihan yerine girerek hemen müdahale edildi. “başını aç, öyle gir.” …. “açmazsam olmaz mı?” diyebilmiştim sadece… “olmaz bu okulun kuralıdır….”cevabını aldım… daha fazla ısrar etmeye ne gücüm nede imanım vardı… sesimi çıkaramadım. En yakın arkadaşım bile “bir şey olmaz” aç demesiyle, kendi ellerimle başımın örtüsünü aldım….

    İşte bir dünyevi imtihanı kazana bilmek için ALLAHA c.c boyle isyanda bulundum. Erkek öğretmenler, erkek öğrenciler vardı orada…. ALLAHIN onlardan gizlenmemi “FARZ” kıldığı saçlarımı kendim açarak teşhir oldum. Nasıl yaptım. ALLAH c.c “kapat” emrini vermişti… bende emre karşılık kendi cüzi irademle “aç” emrini verdim ellerimle… oysa ben fetva makamında değildim?... İslam insanların kendi mantıklarına göre yaşanamayacağına göre?... peki ben bu kararı neye göre vermiştim acaba?... böyle bir saatlik isyan içinde ALLAHIN yüce emrini hiçe saymış, çiğnemiş ve sahte ilahları sevince boğmuştum. Ban ne oluyordu ki, ben Kuran dışına çıkıyordum?... “zorda kalınca başını aç” emri hangi hadisde hangi ayette vardı? Ashap kadınlarının hangisi örtüsünü kendi eliyile kafire vermişti?... İslam tarihinde böyle bir olayın olmadığına ve İslama ek yapılamayacağına göre, ben bu fiilimle İslam dışına çıkmamış mıydım acaba? Demek ki, bu hareket İslami değil, isyani bir hareket idi…
    Bir saatlik isyandan sonra, bir leş halini alan bedenimi sürükleyerek eve geldim. Bu isyanın üzerimde büyük bir ağırlığı vardı… RABBİMİN emrini ihlal etmenin azabı!...
    Bimem bundan daha büyük azap olabilirmiydi?... bundan daha korkuncu düşünülemez heralde?.... ruhumun şimdi çektiği azab acaba ne zaman ahrette çekeceğim azabın kaçta kaçıydı?....
    Eve girdim…. Ablam merakla bana hemen sordu:
    başını açtınmı?
    Evet…
    Yani başını açtın… yalan mı diyorsun yoksa?... şaka mı?
    Sus!... üstüme gelme.. ben zaten yeterince sıkıldım…
    İmtihan nasıl geçti peki?
    Heralde kalırım
    Asıl büyük imtihanı küçük imtihana girmekle kaybetmiş oldun. ALLAH seni denedi ve sen imtihanı kaybettin. Fransızcadan geçsen ne çıkar, ahreti kazanma imtihanından geçemedikten sonra?... diplomanı alsan ne fark eder, ahiret diplomasını kaybettikten sonra?... doçent, doktor, prof. Olsan ne çıkar; İslamdan taviz vermeyen, tağuta boyun ve RESULULLAHIN s.av yolunda yürümeyen bir Müslüman olduktan sonra.
    Bir saniye bile baş örtüsüz kalmayı zillet, alçaklık ve şerefsizlik telakki eden İslam kadınlarını ağlattıktan ve gücendirdikten sonra “müslümanım” demek abes kaçmaz mı?
    peki abla niçin imtihana girmeden söylemedin?... ozman girmezdim ama?....
    “bir şey söylememe lüzum yoktu. Zira İslam gerekeni söylemiştir. Emirler açık ve net şekilde meydandadır…
    Evet haklısın… Bilerek yaptım… her şeyi biliyordum …
    Doğruydu… Fakat olmuştu bir kere… çekmiştim isyan bayrağını bir kere?... şimdi bu akan göz yaşlarım, bilmem benim isyanımın cezasını siler mi ahirette… bu ALLAHIN c.c emirlerine karşı ihanetimin ahrette hesabını nasıl soracaktı acaba benden?... ya ALLAH bana “kulum” demezse?.... ya PEYGAMBERİM s.a.v bana “ümettim” demezse? Birde ashap kadınları benden yüz çevirirse?...
    İşte böyle bütün ısrarlara rağmen ikinci imtihana girmedim.. BAŞINI AÇARAK OKUYAN KARDEŞLERİM; bu haraket İslami değil isyanidir. Başınızı açarak geçirdiğiniz zaman zarfında, ALLAHIN ilahlığından çıkıp, nefsiniz ve diğer ilahların emrine girmiş oluyorsunuz. Zira bu emir ALLAHTAN değil başkasında gelmiştir.başka ilahların emrine girmek Müslüman’ı kahretmemeli… en büyük azabı diploma almadığımız için değil, ilahlara boyun eğdiğimiz için çekmeliyiz.

    Öncelikle bu mektun benim değildir. mektup dergisinin vicdan azabı köşesinde alınmıştır. bu kitap haline getirilerek Mektup Yayınlarından vicdan azabı olark ve Emine Şenlikoğlunun Vicdan Azabı adlı kitaplarında bulabilrsiniz.
     



Sayfayı Paylaş