Ortaçağ Batı Felsefesi

Konusu 'Felsefe' forumundadır ve EjjeNNa tarafından 29 Eylül 2007 başlatılmıştır.

  1. EjjeNNa Administrator


    Ortaçağ Batı Felsefesine genel bir bakış yapabilir miyiz?

    Ortaçağ Felsefesine Skolastik düşünce egemen oldu.

    Skolastik düşünce; inanç ile bilgiyi uzlaştırmaktır diyebiliriz.

    Hıristiyan Dininin , Yunan felsefesi ile karşılaşması bir uzlaşmayı da beraberinde getirdi. Böylece Hıristiyan dini çerçevesinde daha önce de değindiğimiz “Patristik Felsefe” gelişti.

    Neydi Patristik Felsefe?

    Patristik Felsefe Yeni Platonculuktan yararlanarak Hıristiyanlık öğretisini temellendirme yaklaşımıydı.

    İlkçağ Felsefesi ile ortaçağ arasında bir nevi köprü oluşturan bir düşünceydi.

    Bu düşünceler daha sonraki dönem Hıristiyan Düşünürlere kaynaklık etti.

    Patristik Felsefenin en önemli iki temsilcisi; İskenderiyeli Klement ve Origen idi.

    Daha sonra St. Augustinus etkili oldu. O, ortaçağ batı felsefesinin temellerini attı.

    Ortaçağ çok uzun bir dönemi kapsıyor. Felsefi düşünceyi nasıl konumlandıralım?

    Doğru. Söz konusu olan, V. yy. dan başlayıp XV.yy. a kadar devam eden uzun bir süre.

    Felsefe tarihçileri, ki bu derslerde onlardan alıntılar yapıyoruz, Ortaçağ Skolastik felsefesini;

    Platonik(529-1200) ve

    Aristotelesçi(1200-1453) dönemler olarak ayırıyorlar.

    Her iki dönemde de 2 temel sorun tartışıldı,

    -Nesnel olgusallıklar olarak evrensellikler sorunu. Ya da “Tümeller” sorunu.

    -Tanrının varoluşunun mantıksal tanıtları sorunu.
     



Sayfayı Paylaş