Ormanları Korumanın Önemi Nedir

Konusu 'Coğrafya' forumundadır ve RüzGaR tarafından 5 Nisan 2014 başlatılmıştır.

  1. RüzGaR Super Moderator


    Ormanları Korumanın Önemi İle İlgili Yazı

    Orman; toprağı, ağaç ve ağaççıkları, yaban yaşamı, otu, çiçeği, mantarı, böceği, kuşları, mikroorganizmaları ile aynı sistem içinde bütün olarak yaşayan doğal bir varlıktır.

    Ormanlar, yaşayışımızda önemli bir yeri olan, yurdumuzun doğal zenginlik kaynaklarıdır. Ormanların sayılamayacak kadar çok faydaları vardır. Ormanlarımız, sağlık, güzellik ve servet kaynağımızdır.

    Yağmur yağmasını sağlayan, havayı temizleyen, toprak kaymalarını önleyen ormanlarımızdır. Ormanlarımız yurdumuzun süsü, güzelliği ve bereketidir.

    Yakacak odunumuzu, evlerimizin yapımında kullanılan keresteyi, mobilyalarımızı, kullandığımız alet ve araçların çoğunu ormanlardan elde ederiz. Kağıt, ilâç, boya sanayiinde kullanılan ham maddelerin kaynağı ormanlardır. Ormanlar çeşitli kuşları ve av hayvanlarını barındırır. Savaş zamanlarında da büyük yararları vardır. Askeri birlikleri, tank gibi silâhları ve cepheyi gizler.

    Ağaç ve orman hayatımızın ayrılmaz bir parçasıdır. Ağaçsız ve ormansız bir uygarlık düşünülemez. Ağacın ve ormanın tükendiği yerlerde insanlar barınamazlar. Orta Asya’dan göçlerin önemli nedenlerinden biri ağaç ve ormana duyulan özlemdir. Çünkü tabiat bütün geçim şartlarını ve güzellikleri özene bezene ormanda işlemiştir. Billur gibi akan sularıyla, çam kokularıyla ve kuş sesleriyle hayatımıza neşe, sağlık, huzur ve refah getirirler.

    Bugün topraklarımızdaki ormanlar yeterli değildir. Oysa yüz yıl önceye kadar Türkiye, ormanlık bir memleketti. Suriye, Irak, Mısır gibi kurak ülkelerde dünyanın en eski uygarlıkları kurulmuştu. Binlerce yıl boyunca bu ülkeler Anadolu’dan ağaç ve kereste almışlardır. Anadolu’da yaşayan insanlar da aynı ormanlardan yararlanmışlardır. Ne yazık ki kesilen ağaçların yerine yenilerinin yetiştirilmesi hiç düşünülmemiştir. Bu tutum yüzünden eski orman-lırın yerinde şimdi bozulmuş ormanlar ya da çıplak ve kayalık yamaçlar kalmıştır.

    Bugün hâlâ ormanların değerini milletçe anlamış değiliz. Bilinçsiz olarak genç fidanları kesmekle, bilerek ya da bilmeyerek çıkarılan yangınlarla, ekilecek arazi ve otlak yapmak için sökmekle ve keçileri içine salmakla, ormanlarımız gittikçe azalmış ve bugünkü hale gelmiştir.

    Ağaç kesmede dikkatsizlik ve katı yüreklilik devam ede gelmiş; halk, ormanlarda gelişi güzel, istediği kadar ve istediği gibi kesim yapabilmiştir. Oysa çıplak kalan, hele toprağı sürüklenip gitmiş yerlerde yeniden ağaç yetiştirmek çok zordur. Bunu bir türlü anlayamadık.

    Orman kişilerin değil, devletin ve milletin malı olan milli bir servettir. Ormanı tahrip etmek, baltalamak, yakmak, ekilecek arazi için de olsa açmak ve sökmek ya da devletten gizli keserek satmak, vatan ve millete en büyük inahettir. Torunlarımıza ağaçsız, ormansız, kel ve kıraç bir yurt bıraktığımızda, bizleri asla affetmeyeceklerdir.

    Ormanlarımızı korumak, boş alanları ağaçlandırmak hepimize düşen bir yurt görevidir. Bu nedenle ormanlarda ateş yakmamalı yaş ağaçları kesmemeli, keçi gibi zararlı hayvanları ormanlara sokmamalıyız. Ağacı sevmeliyiz, boş alanlarda ağaç dikip yetiştirmeliyiz.

    Bütün dünya milletleri ormana ormancılığa büyük önem vermektedirler. Avrupa Tarım Konfederasyonu (CEA) tarafından 21 Mart gününü takip eden haftayı “Dünya Ormancılık Günü olarak kabul etmiştir. Türkiye’de de her yıl 21-26 Mart günleri “Orman Haftası” olarak kutlanır. Okullarımızda çeşitli programlar düzenlenerek ormanların yurt savunmasındaki milli ekonomideki ve yurdun iklim, toprak ve tarihi güzellikleri bakımından önemi kavratılır. Çevrede ağaçlandırma çalışmaları yapılır.
     



Sayfayı Paylaş