Örgütsel Psikoloji

Konusu 'Kitap Özetleri' forumundadır ve RüzGaR tarafından 1 Mart 2008 başlatılmıştır.

  1. RüzGaR Super Moderator


    Örgütsel Psikoloji

    KİTABIN ADI Örgütsel Psikoloji
    KİTABIN YAZARI Dr.Zeyyat SABUNCUOĞLU – Dr.Melek TÜZ
    YAYINEVİ VE ADRESİ
    BASIM TARİHİ 1998
    KİTABIN YAYIM MAKSADI Örgütsel Psikolojinin tanımı, gelişim süreci ve diğer bilim dallarıyla ilişkileri öncelikle incelenmekte, örgüt kültürü daha sonra iletişim, grup dinamiği, motivasyon, yönetime katılma, stresle başa çıkma teknikleri, zaman planlaması, değişim yönetimi ve liderli konularında bilgi sahibi kılmaktır.

    KİTABIN ÖZETİ :


    ÖRGÜTSEL PSİKOLOJİ

    Örgütsel Psikoloji; “ÖNCE İNSAN” yaklaşımıyla kaleme alınmıştır. Bu yapıtta, ruhsal yorgunluğa ve yalnızlığa itilen çalışan insanı kazanma ve etkin çalıştırma konusunda gerçekleştirilen kurumsal çalışmalar ve araştırmalar ayrıntılı olarak ele alınmakta ve insanın örgütle bütünleşerek daha etkin, üretken ve aynı zamanda daha mutlu olması için işletme yöneticiliklerine düşen görev ve sorumluluklar incelenmektedir.

    Çalışanlarla yöneticileri karşı karşıya değil, aynı çatı altında yan yana verimli ve mutlu olmanın yolları aranmakta ve her iki amaca ulaşmanın teknikleri sunulmaktadır. Bu doğrultuda, örgütsel psikolojinin tanımı, gelişim süreci ve diğer bilim dallarıyla ilişkileri öncelikle incelenmekte, örgüt kültürü, daha sonra iletişim, grup dinamiği, motivasyon, yönetime katılma, stresle başa çıkma teknikleri, zaman planlaması, değişim yönetimi ve liderlik konuları on bölümde ele alınmaktadır.

    1. ÖRGÜTSEL PSİKOLOJİNİN TANIMI, YAKIN KAVRAMLARLA İLİŞKİLERİ VE KURUMSAL GELİŞİMİ :

    Örgütsel psikoloji, işletme yöneticilerinden iş görenlere kadar çalışan tüm insan ve grupların ilişki ve davranışlarını bütün boyutlarıyla inceleyen bir disiplindir. Ayrıca yöneticilerin bu yönde oluşan sorumluluklarını analiz ederek, etkili çözümler ve yöntemler getiren bir bilim dalı da olduğu söylenebilir.

    Davranış bilimleri içinde örgütsel psikolojinin kökenini oluşturan psikoloji, sosyoloji, sosyal psikoloji gibi ilim dalları kısaca değinilerek endüstriyel davranışlarla ilişkisi ve örgütsel psikoloji konusunun yönetim bilimleri içindeki yerini ve bilim dallarıyla ilişkisinden bahsedilmiştir.

    Örgütsel psikoloji konusunun bilimsel açıklamasını doyurucu biçimde yapabilmek için bu konuda geliştirilen TAYLOR ve Bilimsel Yönetim Kuralı’nı, FAYOL ve Yönetim İlkeleri Kuramı, HAWTHORNE Araştırması ve İnsancıl Yaklaşımı, LİKERT ve Yönetsel Sistemler Yaklaşımı ve Mc GREGOR ve X-Y Kuramı ve yapılan önemli araştırmalara yer verilmektedir.

    2. ÖRGÜT KÜLTÜRÜ :

    Örgüt Kültürü; bir çeşit kutsallık yüklenen, moralite veya değer olarak adlandırılan ve bireyleri kollektive ile bütünleştirmeye yardımcı olan bir davranışsal rehber sağlayan, insana ilişkin rasyonel olmayan boyutlara sahip bir olgu olarak nitelendirilmektedir.

    Örgüt kültürüne getirilen tanımlar, bu kültürel yapıyı oluşturan unsurlar üzerinde açıklamalar yapılmaktadır. Örgüt kültürüne ilişkin tanımları daha iyi çözümleyebilmek için örgütsel kültürün unsurlar olan değerler, varsayımları, normlar, inançlar, semboller, öyküler, kahramanlar ve bu kavrama yüklenen işlevler üzerinde durulmaktadır.

    3. İLETİŞİM :

    Çalışma psikolojisinde iletişimin kendine özgü bir yeri vardır. Amaçları ne olursa olsun, toplumsal yapının bir parçası olan işletmeler yaşamlarını içte ve dışta kurulan bir ilişkiler düzeni içinde sürdürürler. İşletmelerde oluşan bu çok yönlü ilişkilerin kontrol altına alınması ve belirli bir yapısal bir düzen ve amaç içinde işlemesi etkili bir iletişim politikasının izlenmesini etkili kılar. İletişim düzeni bu bölümde, bir yandan örgütsel araç, öte yandan bir psikososyal araç olarak ele alınıp, ayrıntılı bir biçimde anlatılmaktadır.

    4. MOTİVASYON :

    Örgütsel psikoloji alanında yapılan tüm araştırmaların ve geliştirilen kuramların özünde başarılı yönetimin arayışı vardır. Bu yaklaşım içinde iş görenlerin işe ve işletmeye inançla bağlanma yolları ve özendirme olanakları araştırılır. Yönetici için en önemli sorun, ayrı ayrı gereksinim ve kişilere sahip iş görenlerin özgür amaçlarına yaklaştırıcı, inandırıcı ve özendirici nitelikte yapılan tüm eylem ve uğraşlara motivasyon denilmektedir.

    Yöneticinin başarı şansı ile motivasyon bilgisi arasındaki ilişki, iş görenin hangi koşullarda, nasıl bir ortamda, ne zaman, ne ölçüde ve hangi özendirme araçlarıyla güdülendirileceği, örgütsel bütünleşmeyi ve çalışma verimini arttırıcı motivasyon araştırmasında kullanılan pratik ve psikolojik yöntemlerden bahsedilmektedir.

    5. GRUP DİNAMİĞİ VE SOSYOMETRİ :

    Yaşamını daha anlamlı ve ilginç kılmanın bireysel yeteneklerin bileşimi ile üstün başarı elde etmenin inancı, bireyleri birlikte yaşamaya çeşitli gruplara üye olmaya zorlamıştır. İş yaşamına geçişte, aile ve eğitim kurumlarından sonra yeni bir ortamın koşullarına ve kendisinden önce oluşan bir grubun üyeliğine alışması, özgür davranışlarını sınırlayarak grup gelenekleri içinde davranmaya zorlar. Böylelikle bir grup dinamiği karşılıklı etkileşim içinde oluşmaya başlar.

    Bireyin grupla kurduğu bağlantının nedenleri, oluşması, ilişkileri ve etkileşim biçimleri incelenerek, mutlu bir yaşamın özlemini çeken birey ile çalışma barışımı kendine özgü amaçlarıyla birleştirmeyi isteyen işletme yönetimini anlamak maksadıyla grup olgusu bu bölümde incelenmektedir.

    6. ETKİN LİDERLİK :

    İnsanlar grup halinde yaşayan sosyal nitelikli canlılar oldukları kadar oluşturdukları grupları yönetecek ve hedeflerine götürecek liderlere ihtiyaç olduğundan bahsedilmektedir.

    Liderliğin belli şartlar altında kişisel grup amaçlarını gerçekleştirmek üzere bir kimsenin başkalarının faaliyetlerini etkilemesi ve yönlendirilmesi sürücü olduğu yöneticilik kavramı ile birbirine yakın görülmekle birlikte eş anlamlı sözcükler olmadığı açıklanmaktadır.

    7. YÖNETİMDE STRES :

    Geçen yüzyıllarda insan hayatını salgın hastalıklar tehdit ederken günümüzde insan hayatını tehdit eden hastalıkların ortaya çıkmasında stresin temel bir faktör olduğu anlaşılmaktadır. Temel canlılığı korumaya yönelik ilkel bir tepki olan stres, günlük hayatın basit problemleri karşısında sürekli tekrarlanırsa, bedensel bir alışkanlık yaratır.

    Endüstriyel yaşamın farklı bölümlerinde çalışanları tehdit eden bir çok tehlikeler bulunmakla birlikte en çok bunlar kadar etkili sessizce, görünmeyen bir biçimde binlerce insanı etkileyen diğer çok önemli bir tehlike strestir. Çalışanlar üzerinde strese bağlı salgın hastalıklar artmakta ve stres sonucu çalışma hayatında verim düşmesi işe devamsızlık, geç gelme, yerinde olmayan kararlar, ölümlerde artış ve hızla yükselen sağlık maliyetleri söz konusudur.

    Bu etkileri nedeniyle stresin kaynakları, stres yapıcıların neler olduğu kişiye ne gibi psikolojik ve fizyolojik rahatsızlıklara sürüklediği, stresle baş etmek için kişinin, sosyal çevrenin ve örgütlerin ne tür önlemler alıp uygulayacağı konuları anlatılmaktadır.

    8. DEĞİŞİM YÖNETİMİ :

    Bireyler ve örgütler çevreyle sürekli ilişki içinde bulunan açık sistemlerdir. Bu nedenle kendilerini sürekli olarak değişken koşullara uydurmak zorundadırlar. Değişme her insan toplumunun temel özelliğidir. İşletmeler açısından önemli olan değişiminin ne zaman ve nasıl yapılacağıdır.

    Değişime bir yandan sorunlara çözüm getirirken, öte yandan yeni sorunların ortaya çıktığı ve bazı durumlarda da değişmeye direnç gösterebileceği anlatılırken, insanları değişim yönetimi programı ile yönlendirilebileceği belirtilmektedir.

    9. ZAMAN PLANLAMASI :

    Zaman kavramı bir yelemin geçtiği süredir. İnsan yaşantısı çok yönlü ve çok çeşitli eylemlerle doludur. Eylemin değeri çoğu kez zamanla ölçülür. Zamanı iyi düzenlemeyen bir insan kaçınılmaz olarak stres altındadır. Zamansızlıktan şikayet edenler büyük çoğunlukla zamanlarını nasıl kullanacaklarını bilmeyenlerdir.

    Yönetsel zaman birden çok insanı bir araya getirebilecek nitelikteki bir amaç belirlemesi ile bu amaca ulaşmak için yerine getirilen planlama, örgütleme, yürütme, koordinasyon, denetim ve yönetici eğitimi faaliyetlerinin gerektirdiği iş gören ve makine zamanı toplamıdır. Yönetsel zaman, planlama ve zamanın etkin kullanılmasında dikkat edilecek hususlar anlatılmaktadır.

    10. YÖNETİME KATILMA :

    İşletme yönetimine yeni bir bakış açısı kazandıran yönetime katılma yaklaşımı, aslında geleneksel yönetim yaklaşımından günümüze kadar uzanan bir gelişmenin son aşamasını oluşturur. Özelikle işletme alanında yer alan işletmeler, büyümenin getirdiği sorunlara karşı en etkili çözümü; yönetimi sosyalleştirme ve demokratize etmede bulmuşlardır.

    Yönetime katılma, bir işletmede çalışan iş görenlerin temsilcileri aracılığı ile işletmede alınan ve kendilerini etkileyen tüm kararlara söz yada oy hakkı ile katılmalarıdır.

    Yönetime katılma bir bakıma otoritenin paylaşılması demek olup, geleceğin örgütsel düzeninde otoritenin daha da yaygınlaşacağı söylenebilir. Bu bölümde yönetime katılmanın işletmeye katkıları, iş gören davranışları içerisindeki etkileri ile karşı görüşleri ve uygulanış modelleri anlatılmaktadır.

    SONUÇ :

    A. KİTABIN ANA FİKRİ :

    Bu yapıtta, ruhsal yorgunluğa ve yalnızlığa itilen çalışan insanı kazanma ve etkin çalıştırma konusunda gerçekleştirilen kurumsal çalışmalar ve araştırmalar ayrıntılı olarak ele alınmakta ve insanın örgütle bütünleşerek daha etkin, üretken ve aynı zamanda daha mutlu olması için işletme yöneticiliklerine düşen görev ve sorumluluklar incelenmektedir.

    B. KİTABIN GETİRDİĞİ YENİLİKLER :

    Örgütsel Psikoloji için tüm dünyada kitaplar varken ülkemizde olmayışını fark eden yazar Dr.Zeyyat SABUNCUOĞLU ile Dr.Melek TÜZ bu boşluğu ”Örgütsel Psikoloji” adlı yapıtları ile doldurmaya çalışmıştır.

    C. KİTAP HAKKINDA GENEL DEĞERLENDİRME VE TEKLİFLER :

    Eser günümüz ortamında çalışanların daha mutlu, azimli ve verimli olmaları hususunu bu konudaki araştırmaları da kapsayacak şekilde genişçe açıklıyor.

    Not : Kitap özetlerindeki fikirler yazarların özel fikirlerini yansıtmaktadır.
     



Sayfayı Paylaş