Ölüm ilgili şiir şiirler

Konusu 'En Güzel Şiirler' forumundadır ve SeçiL tarafından 19 Şubat 2016 başlatılmıştır.

  1. SeçiL Well-Known Member


    Sessiz Ölüm. Şiiri

    Hiçbir şey istediğim gibi olmadı.
    Hangi kapıyı çaldıysam,
    Her kapıyı hüzün açtı.
    Karşıma hep acılar çıktı,
    Açtığım kapılar hiç kapanmadı.
    Ben çıkış mücadelesi verirken,
    Her seferinde yeni bir acı karşıma çıktı.
    Artık umudum kalmadı.
    Herşeyden bıktım artık!
    Dayanacak gücüm kalmadı.
    Şimdi sessiz ölüm zamanı..!


    ÇARE YOKTUR BU ÖLÜME

    Büyük melek başlar işe,
    Acı çöker evlat eşe,
    Yolcu eder kalka düşe,
    Çare yoktur bu ölüme.

    Gözüne çekilir perde,
    Eli, kolu kalır yerde,
    Bilinmez ki nasıl nerde,
    Çare yoktur bu ölüme.

    Son soluğu solur hasta,
    Haber gider eşe dosta,
    Ana bacı kalır yasta,
    Çare yoktur bu ölüme.

    Faniyi ölmüş duyarlar,
    İpek urbayı soyarlar,
    Karanlık kabre koyarlar,
    Çare yoktur bu ölüme.

    Kapıya kurarlar kazan,
    Bozulur şaşalı düzen,
    Bir kere yazmıştır yazan,
    Çare yoktur bu ölüme.

    Ölüm haktır gelir başa,
    Genç ihtiyar bakmaz yaşa,
    Yatırırlar mermer taşa,
    Çare yoktur bu ölüme.


    ÖLÜMÜ DÜŞÜNÜN ARTIK Şiir


    Felek denilen şey döner boşuna
    Helal gıda konsun lokma aşına
    Güzel kuldu densin mezar taşına
    Yaşarken ölümü düşünün artık

    Kırk ilmin kapısı sevgiden geçer
    Yaşarken ölümü düşünün artık
    Saltanat sürende mutlaka göçer
    Yaşarken ölümü düşünün artık

    İyi kulsan eğer ölüp yaşarsın
    Sevgi seli olur kalbe taşarsın
    Doğru sözlerime neden şaşarsın
    Yaşarken ölümü düşünün artık

    Kırk ilmin kapısı sevgiden geçer
    Yaşarken ölümü düşünün artık
    Saltanat sürende mutlaka göçer
    Yaşarken ölümü düşünün artık


    Ölümden Beter

    Zaman su gibidir,
    Akar gider,
    Ömür zamana ,
    yenik düşer ,
    Umut yaşam gibidir ,
    Ölünce biter,
    Ayrılık zulüm gibidir,
    Ölümden beter.

    Sevda yel gibidir,
    Eser geçer,
    Aşk kor gibidir,
    Yanar geçer,
    Sevgi yaşam gibidir,
    Ölünce biter,
    Ayrılık zulüm gibidir,
    Ölümden beter.


    Ölümlü gözlerin

    mavi maviydi gözleri
    kıskanırdı gökyüzü bakamazdı gözlerine
    gözlerine bakarsam ölürüm ben de..

    etrafımı saran alevler,
    karanlıkuçurumlar,
    hırçın dalgalar öldürmez beni..
    yokluğun acıtmaz canımı,
    gidişine hesap soramam
    bakarım ardından...


    Ölümün


    Hepsi gözlerimin önünde
    Özlem duydukça hep seni arıyorum
    Anılar güzelleşiveriyor geçmişimde
    Kaydetmişler içerime
    Seni
    Unutulmazsın diye
    Yaşanmış ve yaşanmamışları
    Hepsi yaratandan sana hediye

    Ruhuma acı dolmuş
    Seni senin sensizliğini
    Özler olmuş
    Hata gittiğin o sessiz sedasız ölümü
    Umut sanmış
    Ayrı kalan bu gönlü
    Hep o anları yaşatmış göğsünde
    Kaçmak kaybolmak kurtuluşmuş
    Belki de
    Belki özlem duyanlar için
    O yalnız sessiz
    Olan ölümün


    ÖLÜME DÜŞÜRÜLEN GÖZYAŞLARI

    Bir güneş tepemizde çöküyor,
    Biten günün üzerine...
    Ay inmiş perde misali
    Gözlerimize...
    Deniz susmuş bir damla yağmura.
    Martılar bir simite hasretken
    Ben anılarımda ölen bir aşkı yaşatırcasına
    Öpüyorum ölümü çağıran bir nefeste,
    Azrailin soluğunu...

    Ruhumu kesen bir nefessizlikte
    Tekerlek üstünde gidiyormuşcasına,
    Sallantılı hayatlarda
    Karıştım bir ayrılığa...

    Sevgili, bedeninde ruhunu yaşatsın diye,
    Yitip kayboluyorum
    Soluksuz bir gece de,
    Gözlerden süzülen yaş misali
    Ölümün ruhuna karışan bir solukta...
    Çıkmaz bir sokağa girip
    Yolunu kaybedenler gibi
    Bu gece bir aşkın labirentinde,
    Ellerime yağan kar tanelerinde,
    Tükettim bu gece tüm canlarımı...

    Hayatın veresiye defterinde
    Ruhuma borçlanan sevgili,
    Bir hayat, bir aşk isterken
    Bilmediği bir karanlık sokakta
    Ölümün iniltisinde,
    Parçalanan hayallerimi gördüğü
    Bir ansızlıkta,
    Bir gerçeğin hayallerimi örttüğü,
    Sessizce ruhumu, ruhuna katan bir ölümde
    Sevgilinin ölüme akan gözyaşlarında,
    Satırlara döktüğüm bir aşkın
    Duygularımda kalan izlerinde
    Bir şiir dile geldi şairi için...

    Bir göz kaçtı bu gece
    Gözlerimden...
    Bir aşk tükendi bu gece
    Kuytu, kaçak sözlerde...
    Vazgeçtim bu gece
    Yüzüme vuran ayın ışığında,
    Sevgili için
    Azrailin ellerine teslim ettiğim
    Ruhumdan...
    Yavaş yavaş bıraktım
    Kalbime yağan yağmurlarda
    Nefesimi,
    Sevgilinin nefesine...
    Ve yavaş yavaş karıştım
    Sessiz gece de beni bekleyen
    Ölümün karanlık sokaklarına...

    Bir aşkın hazin sonunda
    Ölüme salındığım bir kayıkta,
    Üzerime sinen bir ayrılıkta,
    Sevgilinin ölüme düşürdüğü yaşlarda,
    Uzatamadım ellerimi sevgiliyle olan
    Bir hayale...


    Ölüm Merdiveni Şiir

    Yirmi bir yaşına bastım,
    Ölüm merdiveninden yirmi bir adım çıktım.
    Yavaş yavaş sonuna geldim hayatın,
    Ölüm bana değil ben ölüme yaklaştım.
    Her geçen an biraz daha yaşlandım,
    Kim bilir ne zaman uykudan uyanacağım?
    Ve ölüm gerçeğiyle tanışacağım!

    Herkes karşılaşacak ölüm gerçeğiyle
    Zamanı geldiğinde.
    Herkes ölecektir elbette,
    Kim bilir şimdi sıra kimde?
    Kim tanışacak ölümle?
    Kimin ne zaman öleceği bilinmez.
    Ama ölümsüz değildir hiç kimse!


    ONARMAK ZORDUR


    Şarkılar değil de
    Hep kulaklar bitiyor,
    Onarmak zordur.

    Bir yürek üşümüş
    Kapamış kapılarını,
    Onarmak zordur.

    Bir şey yitirilmiş
    Hiç eskimeyecektir,
    Onarmak zordur.
    İnsanin içine düşen korku
    Özgürlüğünden olmuştur,
    Onarmak zordur

    Olumu düşünmek yenilmek,
    Sevmek olumu yenmektir,
    Onarmak zordur

    ÖZDEMİR ASAF


    BEN KANDAN ELBİSE GİYDİM

    Kendinden bir şeyler kattın
    Güzelleştirdin ölümü de
    Ellerinin içiyle aydınlattın
    Ölüm ne demektir anladım

    Yer değiştiren ben değildim
    Farklılaşan sendin
    Sendin bana gelen aynalarla
    Sendin bana gelen sendin

    Artık ölebilirdim
    Bütün İstanbul şahidim
    Ben kandan elbiseler giydim
    Bundan senin haberin var mı?

    SEZAİ KARAKOÇ


    YİNE ÖLÜME DAİR Şiir

    Zevcem,
    Ruhu revanım
    Hatice Pirayende
    Ölümü düşünüyorum,
    Demek ki atreryo skleroz
    Başlıyor bende....
    Bir gün
    Kar yağarken,
    Yahut bir gece,
    Yahut bir öğle sıcağında,
    Hangimiz ilk önce,
    Nasıl ve nerde öleceğiz?
    Nasıl ve ne olacak
    Ölenin son duyduğu ses,
    Son gördüğü renk,
    Kalanın ilk hareketi
    İlk sözü
    İlk yediği yemek?


    GÜNLER PERİŞAN

    Yırtarak geçiyor kalbimizden
    Hayatı da törpüleyen zaman

    Şuramızda bir şey var
    Acıya benzer
    Umuda benzer
    Böyle günlerde her şey
    Hem acıya, hem umuda benzer

    Gün ölümle başlatıyor hayatı
    Her şafak taze bir ölünün üstünde doğuyor
    Her sabah ölümü anlatıyor gazeteler
    Sol köşede ölümü kutsallaştıran bir fotoğraf
    Yeni bir cinayetin röntgenini çıkartıyor gövdeme
    Beynim sabırla keskin
    İğdişli yor haber bültenlerini, yorumları, sahte ölüm ilanlarını

    Bizim ilanlarımız çoktan verilmiştir
    Gelirse de bilinir nerden ve nasıl
    Böyle ölümün yücedir adı
    Ha kanağacı canım, ha gelincik tarlası
     



Sayfayı Paylaş