Okunan Bir Romanda Karakterlerin Karşılaştırılması

Konusu 'Türkçe-Edebiyat' forumundadır ve RüzGaR tarafından 17 Ekim 2010 başlatılmıştır.

  1. RüzGaR Super Moderator


    Okunan Bir Romanda Karakterlerin Karşılaştırılması
    Yusuf Atılgan'ın Aylak Adam romanının baş kişisi C'dir. Ailesinden kalanlar nedeniyle çalışmasına gerek yoktur. Aynı zamanda çalışarak bu düzenin içinde olmayı reddeder. Saatlerle, günlerle bölünmüş bir hayatı yaşayan insanlar gibi olmak istememektedir. Kendisiyle başka bir dünya kurabilecek bir kadını aramaktadır, onu bulursa bir şeyler tamamlanacaktır.

    Necati Tosuner'in romanı Sancı Sancı bir çok karakterin bir arada olduğu bir romandır. Almanya'ya çalışmaya giden ilk Türklerin hikayesini ve ilişkide bulundukları Almanları incelikli biçimde anlatır. Kitaba adını veren sancı, ekonomik sıkıntılarla depreşen ama altında da varoluşsal bir yan barındıran bir acıyı tanımlamaktadır. Romandaki tüm insanlar bu sancıdan muzdariptir.

    Sancı Sancı'daki Osman C gibi gündelik zorunlulukları olmayan biridir. öğrenci olarak Almanya'ya gelmiş, ama sonraları ucuz yemek ihtiyacını yemekhanesinde gidermek dışında okula pek uğramamıştır. Memleketten gelen parayı almak ağırına gitmektedir ancak çalışması belki zor olduğundan bu yönde pek girişimde bulunmamaktadır. Öğrenci vizesi çalışmasına imkan vermese de çalışamamasının en büyük nedeni aslında kambur olmasıdır.

    Osman Godot'yu arar, Godot onun için 'çok başka donatımlı' bir kızdır, tıpkı C'nin aradığı "o" gibi. İkisinin de karşısına bazı fırsatlar çıkmaktadır. Osman'ın hayatına giren Petra, Osman için çok umut vadetmiş ancak sonuç istenilen gibi olmamıştır. Bu ilişkiden sonra çok değiştiğini söyleyen Petra hem onu hem de birlikte yaşadığı sevgilisi Günter'i terketmiştir. Aylak Adam'da ise Ayşe ve Güler C'nin hayatına bir süreliğine giren "o"lukları sınanan kadınlardır. C'nin Güler'le arasında geçen bir sahnenin çok benzeri Osman ve Petra arasındaki geçer. Boğaz'a balık lokantasına giden C ile Güler içki de içerler. Güler sarhoş olur ve bekaretini kaybetmek korkusundan bir süreliğine de olsun sıyrılır.turkeyarena.net Ancak eve vardıklarında ilk bir kaç öpücükten sonra korkunun tastamam yokolmadığı anlaşılır ve C biraz zorlasa herşeyin olabileceğini sezer ama bu işin sorumluluğunu almaktan kaçınan Güler'i kışkırtmaz. Petra da Osman'la öpüştükleri bir akşamın ardınada içinden Osman biraz daha üstüne gitse sevişebileceklerini farkeder. Osman bunu bildiğini belli etmeyerek ama büyük bir olasılıkla bilerek yapmamıştır.

    Osman'ın insanlara bakışı C ile pek benzerlik taşımaz. İnsanlar hakkında kesin yargılara varan ve bunların doğruluğundan şüphe duymayan C'nin yanında Osman belki de gurbetçilik duygusunu kendi de taşıdığından ve tabi parasızlık çektiğinden insanlar için C gibi suçlayıcı, küçümser çıkarsamalarda bulunmaz. Romanın sonunda Osman'ın Godot'suna kavuşması ancak C'nin romanın içinde dolaşıp duran B'yi tanıyamamasının nedeni belki de budur.
     



Sayfayı Paylaş