Okul Öncesi Eğitimde Sosyal Aktivitelerin Önemi

Konusu 'Çocuk Bölümü' forumundadır ve EmRe tarafından 31 Mart 2013 başlatılmıştır.

  1. EmRe Well-Known Member


    Okul Öncesinde Eğitimde Sosyal Aktivitelerin Önemi

    Hayvanat bahçesi, Tiyatro, Piknik, Eğlence merkezi, Müze ve okul içerisinde yapılabilecek sosyal aktiviteler. Bu örnekler bulunulan şehrin özelliklerine, okulun ve öğretmenin imkanlarına, işlenen konuya göre çeşitlendirilebilir.

    Okulöncesi dönem çocuğun bedensel ve zihinsel gelişiminin en süratli olduğu yıllar olarak kabul edilmektedir. Bunun yanında okulöncesi dönemin çocuğun duygusal ve sosyal gelişimi ile kişiliğinin oluşumunda en önemli zaman dilimi olduğu savunulmaktadır. Dolayısıyla yaşamın ilk yılları çocuğun gelişimi ve eğitimi açısından çok önemlidir. Temel bilgi, beceri ve alışkanlıkların kazanıldığı bu kritik yıllarda, eğitim tesadüflere bırakılmamalıdır. Bu nedenle okulöncesi dönemindeki eğitim bilimsel ve sistematik bir şekilde yürütülmelidir.

    Çocuklar dünyaya gözlerini açtıkları andan itibaren büyük bir hızla öğrenmektedir. Okulöncesi yıllarda çocuklar, çok meraklıdırlar ve öğrenmeye isteklidirler yakın çevrelerini keşfetme isteği içindedirler bu yüzdende araştırıcı bir kişilik özelliği sergilerler. Günlük yaşamda karşılaştıkları olayların nedenleri ve sonuçları arasında ilişki kurmaya çalışırlar ve sürekli soru sorarlar. Çocukların bu talepkar öğrenme isteğini göz önüne alırsak okulöncesi eğitiminin birçok alanda yeterli düzeyde olmasını beklemekteyiz.

    Okul öncesi eğitim, küçük yaştaki bireylerin gelişim düzeylerine ve bireysel özelliklerine uygun, zengin uyarıcı ortamlar sağlaması ve onların bedensel, zihinsel, duygusal ve sosyal yönden gelişimlerini destekleyerek, kendilerini toplumun içerisinde birer birey olarak ifade etmelerine fırsat vermesi ve ilköğretime hazırlaması açısından, onların bu gelişim süreçlerinin en önemli parçası olarak büyük önem kazanmaktadır (Milli Eğitim Şurası, 1993).

    Soyut ve karmaşık olan fen kavramlarının, anlamadan çok, ezbere dayanılarak öğrenildiği ve genelde fene karşı negatif bir tutumla yaklaşıldığı göz önüne alındığında, küçük yaşlardaki bu bireylerin olumlu bir tutumla gelişmelerine yardımcı olmak gerekir. Bu, onların doğadaki olaylar ve kavramlar arasında mantıklı ilişkiler kurmalarına; aynı zamanda, günlük hayatta karşılaşabilecekleri birçok probleme daha bilimsel açıdan yaklaşma becerisi kazanmalarına da yardımcı olacaktır.

    Okulöncesi eğitimde fen ve doğa, belirli gün ve haftaların işlenişinde sosyal aktivitelerin önemli bir yeri vardır. Bu konuların anlaşılır olabilmesi ve çocukların konuyu içselleştirmeleri açısından yapılan sosyal aktivitelerin destekleyici nitelikte olduğu bilinmektedir. Okulöncesi eğitimde görsellik öğrenmeyi arttırıcı bir etkendir. Bu anlamda eğitim sırasında kullanılan Türkçe-dil, fen-doğa, oyun, müzik gibi etkinliklerin yanında sosyal aktiviteler tamamlayıcı bir nitelik taşımaktadır. Hepimizin de bildiği gibi günümüz toplumundaki kentselleşme çocukların doğal yaşamla tanışma ve özgür hareket imkanlarını kısıtlamaktadır. Çocukların biriken enerjilerini atıp çevreye karşı duyarlılık kazanmalarında ve doğal yaşamı görerek, dokunarak, tadarak, koklayarak öğrenmelerinde sosyal aktiviteler can simidi niteliği taşımaktadır.

    Sosyal aktivitelerin bir diğer önemli yanı ise öğretmenin sınıf dışı bir ortamda çocukları gözlemleme ve farklı alanlara olan ilgisini keşfetme imkanı sağlamasıdır. Öğretmen yapılan aktivite sırasında çocuğun yeteneğini saptayıp bu alanda ilgisini geliştirici yönlendirmelerle çocuğun gizil güçlerini ortaya çıkarmış olacaktır.
     



Sayfayı Paylaş