Nuaym ibni Mes'ûd

Konusu 'Sahabeler' forumundadır ve OrKuN tarafından 18 Şubat 2008 başlatılmıştır.

  1. OrKuN Well-Known Member


    Nuaym ibni Mes'ûd

    [FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]Nuaym Ibni Mes'ûd radiyallahu anh uyanik, zeki bir genç... Olaylar karsisinda güçlük çekmeyen, harbin hile oldugunu bilen bir kahraman... Hâdiseleri kavrayista ve çözümlemede becerikli bir yigit... [/FONT]
    [FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]O , Hendek harbi esnasinda Islâm'la sereflendi. Ismi Nuaym olup Gatafan kabilesindendir. Müslüman olmadan önce para ve eglenceye düskün bir kimseydi. Arzu ve isteklerini tatmin için Necid çöllerinden kalkar Yesrib'e gelirdi. Benî Kureyza yahudileriyle siki iliski içindeydi. Mekke vâdileri Islâm nuruyla aydinlandigi siralarda o, gününü gün ediyordu. Zevk ve eglencelerine engel olmasindan korktugu için yeni din Islâm'dan siddetle uzak durmaga çalisiyordu. Fakat Allah Tealâ onun gönlünü Ahzab günü Islâm'in nuruna hazirladi.[/FONT]
    [FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]O , Hendek gazvesinde kendine yeni bir sayfa açti. "Harb hiledir" düstûrunun saheser bir hikâye kahramani oldu. Islâm'a girisi söyle gerçeklesti:[/FONT]
    [FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]Hicretin besinci senesiydi. Medine'li müslümanlari, disardan Kureys ve Gatafan kabileleri, içerden Benî Nâdir ve Benî Kureyza yahudileri kusatip yeni dinin kökünü kazimak istediler. Rasûl-i Ekrem (s.a.v.) Efendimiz de o günlerde Medine'de Benî Kureyzâ yahudileriyle bir baris antlasmasi imzalamisti. Benî Nadir'in ileri gelenleri Benî Kureyza'yi kiskirtmaya basladilar. Bu defa felâketin Müslümanlarin basina gelecegini söylediler. Yaptiklari anlasmayi bozmalarini israr ettiler. Onlar da Mekke ve Necidden iki ordunun geldigini görünce antlasmayi bozdular. [/FONT]
    [FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]Bu haber Müslümanlarin arasina yildirim gibi düstü. Kureys ile Gatafan kabileleri Medine'yi kusatmis halka gelen erzak yolunu kesmislerdi. Benî Kureyza da içerden Müslümanlarin arkasinda hazirlik yapiyordu. Fitne ortaligi kaplamisti. Münâfiklar bos durmuyordu. Içlerinde gizlediklerini açiga vurup söyle diyorlardi: "Muhammed bize, Kisrâ ve Kayser'in hazinelerine sahip olacagimizi vadediyor. Iste bugünkü durumumuz. Bizler ihtiyaç için tuvalete gitmekten bile korkar hale geldik... " [/FONT]
    [FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]Kalplerinde hastalik olanlar ortaligi bu sekilde fitneye verdiler. Beni Kureyzâ'nin yapacagi baskinda kadinlarina, çocuklarina ve evlerine zarar gelecegini düsünerek guruplar halinde ayrilmaya basladilar. Bu kusatma yirmi gün kadar sürdü. Her iki tarafta da açlik, sefalet basgösterdi. Atlari, develeri ölmeye basladi. Soguktan askerler dahi kirilmaya yüz tuttu. [/FONT]
    [FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]Rasûl-i Ekrem (s.a.) efendimiz devamli Rabbine siginarak:"Allah'im! Senden bana vadettigin yardimi istiyorum!... Allah'im! Senden bana vadettigin yardimi istiyorum..."diye duâ ediyordu.[/FONT]
    [FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]Bu duâyi gece gündüz tekrar edip duruyorken bir gece yarisi Gatafan kabilesinden Nuaym'in gönlüne bir kivilcim düstü. Sabaha kadar onu uyku tutmadi. Içinden bir ses ona : " Yaziklar olsun sana Nuaym !.. Seni Necid gibi uzak yerden getiren sebep nedir? Senin gibi akilli birisine sebepsiz yere harb etmek yakisir mi? Sen onunla ne gasbedilmis bir hakki geri almak için ne de tecavüze ugramis bir irzi korumak için savasiyorsun. Sen bilinmeyen bir sebeble onunla harb etmeye geldin!..." diyerek sesleniyordu. Kendi kendine bir iç muhasebesi yapan Nuaym gece karanliginda kalkip Rasûlullah (s.a.) efendimizin yanina gitti. Rasûl-i Ekrem (s.a.) Efendimiz ona: " Nuaym Ibni Mes'ud sen misin?" dedi. O da: "Evet benim." dedi. "Bu saatte gelmene sebeb nedir ? " dedi. Bunun üzerine Nuaym, Kelime-i Sehadet getirdi ve sunlari söyledi: "Ya Rasûlallah ! Ben Müslüman oldum. Yalniz kavmimin bundan haberi yok. Simdi bana diledigini emret !..." dedi. Iki Cihan Günesi Efendimiz de ona: "Kavmine git ve düsmanimizin gayret ve gücünü zayiflat. Cünkü harp hiledir." buyurdu. [/FONT]
    [FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]Nuaym Ibni Mesûd (r.a.) Fahr-i Kâinat (s.a.) Efendimizi memnun edebilmek için kabileler arasi diplomasi trafigine basladi. Her kabilenin kabul edecegi tarzda fikirler üretti. Önce Benî Kureyza'ya gitti ve onlara : " Burasi sizin memleketiniz. Mallariniz, çoluk çocugunuz ve kadinlariniz var. Baska bir yere gidecek haliniz yok. Ama Kureys ve Gatafan öyle degil. Harbi kazanirsa ganimet bilirler. Kazanamazlarsa güven içinde memleketlerine dönerler..." diyerek onlari vazgeçirmege çalisti. Hatta onlarin esrafindan bazi adamlari yanlarina alarak rehin tutmalarini teklif etti. Oradan çikti Kureys ve Gatafan'a geldi. Onlara da: " Beni Kureyza'nin Muhammed'le anlastigini ve Kureys ile Gatafan esrafindan bir çok adamlar alip ona teslim,edecegini" söyledi. [/FONT]
    [FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]Ebû Cehil Benî Kureyza'yi denemek için oglu Ikrime'yi gönderdi. Ikrime onlara vardiginda: "Babamin selâmi var. Burda eglenip durmamiz uzadi. Artik bizde usandik. Yarin çarpismaga karar verdik." dedi. Onlar: " Yarin Cumartesidir. Biz o gün hiçbir is tutmayiz. Sonra yanimizda rehin kalmalari için sizden ve Gatafan esrafindan yetmis kisiyi bize vermedikçe sizinle birlikte harb etmeyiz. " cevabini verdiler. Ikrime kavmine döndü ve duyduklarini anlatti. Onlar da hep bir agizdan: "Vay asagilik maymunlar!.. Vallahi bizden rehine olarak bir koyun bile isteseler yine vermeyiz." dediler. [/FONT]
    [FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]Nuaym (r.a.) bu sekilde düsmanlari birbirine düsürdü. Aralarindaki anlasmalari bozmada basarili oldu. Gece yarisi bir de siddetli rüzgâr çikti. Firtina çadirlarini baslarina yikti. Kazanlarini devirdi. Ateslerini söndürdü. Perisan bir vaziyette karanlikta çekip gitmek zorunda kaldilar. [/FONT]
    [FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]Sabah olunca, müslümanlar, düsmanlarin kaçip gittigini gördü ve: " Kuluna yardim eden Allah'a... Askerini aziz kilan... Kabileleri tek basina yenen Allah'a hamd olsun..." dediler.[/FONT]
    [FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]O günden sonra Nuaym Ibni Mesûd (r.a.) Resûl-i Ekrem (s.a.)'in güven kaynagi oldu. O'nun verdigi hiçbir vazifeyi aksatmadi. Onunla birlikte harblere katildi. Onun önünde sancak tasidi.[/FONT]
    [FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]Mekke fethi günü Ebû Süfyan Ibni Harb, müslüman askerleri'ni seyretmek üzere durdugunda, Gatafan'in sancagini tasiyan bir adami gördü ve yanindakilere: " Bu kim? " diye sordu. Onlar da: "Nuaym Ibni Mesûd..." dediler. Bunun üzerine Ebû Süfyan sunlari söyledi: " Hendek savasinda bize yaptigi neydi!... O, Muhammed'in en büyük düsmaniyken simdi onun önünde kavminin sancagini tasiyor..."[/FONT]
    [FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]Allah her zaman mü'minlerin yardimcisidir... Yeter ki gönlümüzü O'na tam verelim. Dinde muhlisler olarak yasayalim. Göz yaslariyla samimi duâlara devam edelim. Allahu Teala bu dualar hürmetine nice Nuaym'ler çikarir... Cemel vakasinda vefat ettigi rivayet edilen Nuaym Ibn Mesûd (r.a.)'un sefaatlerini niyaz ederiz.[/FONT]
     



Sayfayı Paylaş