Niyazi Mısri Şiirleri

Konusu 'En Güzel Şiirler' forumundadır ve SeçiL tarafından 1 Şubat 2016 başlatılmıştır.

  1. SeçiL Well-Known Member


    Arzularsın. Şiiri

    Nadanı terk etmeden, yaranı arzularsın
    Hayvanı sen geçmeden insanı arzularsın
    Men arefe nefsehu kad arefe rabbehu
    Nefsini sen bilmeden Sübhan'ı arzularsın

    Sen bu evin kapusun henüz bulup açmadan
    İçindeki kenz-i bipayan'ı arzularsın
    Taşra üfürmek ile yalınlanır mı ocak
    Yönün Hakk'a dönmeden ihsanı arzularsın

    Dağlar gibi kuşatmış benlik günahı seni
    Günahını bilmeden gufranı arzularsın
    Sen şarabı içmeden serhoş-u mest olmadan
    Nicesi Hak emrine fermanı arzularsın

    Cevzin yeşil kabuğunu yemekle tad bulunmaz
    Zahir ile ey fakih Kur'an-ı arzularsın
    Gurbetliğe düşmeden mihnete satışmadan
    Kebap olup pişmeden püryanı arzularsın

    Yabandasın evin yok bir yanmış ocağın yok
    Issız dağın başında mihmanı arzularsın
    Ben bağ ile bostanı gezdim hıyar bulmadım
    Sen söğüt ağacından rumman'ı arzularsın

    Başsız kabak gibi bir tekerleme söz ile
    Yunus'leyin Niyazi irfanı arzularsın

    Niyaz-i MISRİ


    Ateşi hicrinle can durmaz figana başlar
    Kaynayıp akar ol ateşle gözümden yaşlar
    Ateşim yaşım iniltim can içinde gizlidir
    Zahirimde yok içimde hasıl oldu yaşlar
    Bî-kesem bu âlem içre sırrıma yok mahrem,
    Bilmedi derdim benim ne kavm u ne gardaşlar

    Niyaz-i MISRİ


    Çağırırım Dost Dost...

    Bakıp cemali yare çağırırım dost dost
    Dil oldu pare pare Çağırırım dost dost

    Aşkın ile dolmuşum zühdümü yanılmışım
    Mest-i müdam olmuşum çağırırım dost dost

    Mescid-i meyhanede Hanede viranede
    Kabe de put hanede,Çağırırım dost dost

    Sular gibi çağ çağ,dolaşırım dağ,dağ
    Hayran bana sayru sağ,çağırırım dost dost

    Dünya gamından geçip Yokluğa kanat açıp
    Aşk ile daim uçup,Çağırırım dost dost

    Hep görünen dost yüzü,Andan ayırmam yüzü
    Gitmez dilimden sözü,Çağırırım dost dost

    Geldim o dost ilinden,koka koka gülünden
    Niyazinin dilinden,çağırırım dost dost

    Ne yerdeyim ne gökte,ne mürdeyim ne zinde
    Her yerde her zamanda,Çağırırım dost dost

    Niyaz-i MISRİ


    Derman arardım derdime derdim bana derman imiş
    Burhan sorardım aslıma aslım bana burhan imiş

    Sağ u solu gözler idim dost yüzünü görsem deyu
    Ben taşrada arar idim ol can içinde can imiş

    Öyle sanırdım ayriyem,dost gayridir ben gayriyem
    Benden görüp işideni bildim ki ol canan imiş

    Savm u salat u haccile sanma biter zahid işin
    İnsan-ı Kamil olmağa lazım olan irfan imiş

    Kanden gelir yolun senin ya kande varır menzilin
    Nerden gelip gittiğini anlamayan hayvan imiş

    Mürşid gerektir bildire Hakkı sana hakkel-yakin
    Mürşidi olmayanların bildikleri güman imiş

    İşit Niyazi'nin sözün bir nesne örtmez Hak yüzün
    Hak'tan ayan bir nesne yok gözsüzlere pünhan imiş

    Niyaz-i MISRİ


    Zat-ı Hakk'da mahrem-i irfan olan anlar bizi
    İlm-i sır'da bahr-i bi-payan olan anlar bizi
    Bu fena gülzarına talib olanlar anlamaz
    Vech-i baki hüsnüne hayran olan anlar bizi
    Dünye vü ukba'yı tamir eylemekten geçmişiz
    Her taraftan yıkılıp viyran olan anlar bizi
    Biz şol Abdal'ız bırakdık eğnimizden şalımız
    Varlığından soyunup üryan olan anlar bizi
    Kahr u lütfu şey'-i vahid bilmeyen çekdi azab
    Ol azabdan kurtulup sultan olan anlar bizi
    Zahid'a ayık dururken anlamazsın sen bizi
    Cür'a-yı safi içip mestan olan anlar bizi
    Arifin her bir sözünü duymağa insan gerek
    Bu cihanda sanmanız hayvan olan anlar bizi
    Ey Niyazi katremiz deryaye saldık biz bu gün
    Katre nice anlasın umman olan anlar bizi
    Haklı koyup LAMEKAN ilinde menzil tutalı
    Mısri'ya şol canlara canan olan anlar bizi

    Niyaz-i MISRİ
     



Sayfayı Paylaş