Niğde Tarihi ve Turistik Yerleri

Konusu 'İç Anadolu Bölgesi' forumundadır ve hakan788 tarafından 2 Haziran 2014 başlatılmıştır.

  1. hakan788 Well-Known Member


    Niğdenin Tarihi ve Turistik Yerleri

    Niğde Kalesi:
    Alaaddin Tepesi’nin kuzeyindeki kale 13. yy başında Selçuklular tarafından yapılmıştır. 1470 yılında onarım, 1955 yılında restorasyon görmüştür. Büyük bölümü çökmüş olan kalenin ayakta olan kuzeyde kulesi Cumhuriyet’e kadar hapisane olarak kullanılıyordu. Alaaddin Tepesi’nin doğusunda burçlar, güneyinde sur kapısı ayakta kalmıştır. Kalenin güneyinde Rahmaniye Camisi ile Alaaddin Camisi (1223) görülmektedir.

    Alaaddin Tepesi’nin güneybatı eteğinde Sungur Bey Camisi (Ulu Cami) 1335’de yapıldı, 1470’de onarım, 1970’de restorasyon gördü.
    Hüdavent Hatun Türbesi 1312’de yapıldı, 1962’de esaslı bir onarım gördü. Dış Cami Alaaddin Tepesinin batı eteğindedir. 14. yy başında yapıldı.
    Arkeoloji Müzesi 1409 yılında yapılan Ali Bey Medresesi’ndedir. (Ak Medrese) Müze, Öğretmen Okulu karşısında yapılan yeni binaya taşınacaktır. Hitit, Roma, Bizans eserleri yanında Ihlara’da bulunmuş rahibe mumyası ilgi çekicidir.

    Gümüşler kasabasında Bizans dönemi eseri Kaya Manastırı iyi korunmuş güzel örneklerinden biri. Değirmenli Kasabası’ndaki doğal mağara belediyenin ışıklandırması ile gezilebiliyor. Fakat kazı ve temizlenme işlemleri tamamlanmamış. Değirmenli yolundan gidilen Kavlaktepe’de bir yeraltı şehri ortaya çıkarıldı 1990 yılında. İki katı ortaya çıkarılan yeraltı şehrinin yeni bölümlerinin ortaya çıkarılması için çalışmalar sürdürülüyor. Hasandağı’nın eteklerinde Altınhisar ilçesine bağlı Keçikalesi Köyü adını tepenin zirvesindeki kaleden alıyor.

    Alâaddin Câmii: Birinci Alâaddin Keykubâd zamânında Niğde Sancakbeyi Zeyneddin Başara tarafından 1233’te yaptırılmıştır. Selçuklu sanatının günümüze kadar en iyi korunmuş eserlerinden olup, mihrap ve minberi çok güzel bir sanat âbidesidir. Niğde’nin en eski câmisi olup Mîmar Sıddık bin Mahmûd ve kardeşi Gâzi yapmıştır. Sarı ve kül renkli kesme taştan yapılan câminin doğu kapısı son derece güzel geometrik motiflerle süslüdür. Câmi süslemeleri bakımından Selçuklu devrinin en kıymetli eserlerinden biridir. Damalı minâresi câmiye ayrı bir güzellik katmaktadır.

    Sungur Bey Câmii ve Türbesi:
    Moğol asıllı Sungur Bey tarafından 1335’te yaptırılmıştır. On sekizinci asırda geçirdiği yangından sonra yeniden yapılmıştır. Mîmârî özelliği ve taş işçiliği şahâne olan câminin süslemeleri çok zengindir. İlk yapıldığında iki minâreliydi. Câminin yanında Sungur Beye âit sekiz köşeli bir türbe vardır.

    Paşa Câmii: On beşinci asra âit Osmanlı eseridir. Ali Paşa tarafından yaptırılan câmiyi oğlu Murâd Paşa genişletmiştir. 1909’da tâmir gören câminin yanında türbe ve çeşme vardır.

    Şah Mescidi: Sungur Bey Câmii yakınında olup 1413’te yaptırılmıştır. Kare plânlı bir câmidir.

    Hanım Câmii: Alâaddin Tepesinin doğusunda olup 1452’de yapılmıştır. Arife Hanım tarafından tâmir ettirildiği için Hanım Câmii olarak bilinir. Karamanoğulları devri eseridir.

    Dışarı Câmii: On altıncı asır Osmanlı eseridir. Tek kubbelidir. İnce işçilikli ve sedef kakmalı minber Sungur Bey Câmiinden getirilmiştir.

    Ulu Câmi:
    Bor ilçesindedir. Karamanoğlu Alâaddin Bey tarafından 1410’da yaptırılmıştır. Câmi dikdörtgen biçimindedir.

    Ak Medrese: Karamanoğlu AlâaddinAli Bey tarafından 1409’da yaptırılmıştır. Adını kapısındaki beyaz mermerden alır. Selçuklu mîmârî tarzının çok güzel bir örneğidir. Ali Bey Medresesi de denir. 1936’da restore edildikten sonra arkeoloji müzesi olarak kullanılmaktadır. Geometrik motiflerle süslü giriş kapısı çok güzeldir.

    Hüdâvend Hâtun Kümbeti: Moğol İlhanlı vâlisi Sungur Bey zamânında, Dördüncü Kılıç Arslan’ın kızı HüdâvendHâtun tarafından 1312 senesinde yaptırılmıştır. Sekizgen plânlı yapı içten kubbe, dıştan piramit çatı ile örtülüdür. Doğusunda bulunan taçkapı yıldız geçmeler ve çeşitli motiflerle süslenmiştir.

    Gündoğdu Türbesi: Hüdâvend Hâtun Kümbetinin yanındadır. 1344’te ölen Hakkı Besvap için yaptırılmıştır. Kare plânlı yapı içten kubbe, dıştan piramit çatı ile örtülüdür. Türbenin kapısı geometrik, bitki ve örgü motiflerinden meydana gelen kuşaklarla çevrilidir.

    Sungurbey Kütüphânesi: Emîr-ül-ümerâ Seyfeddîn Sungur Ağa tarafından 1335 senesinde yaptırılmıştır. Günümüzde İl Halk Kütüphânesi olarak kullanılmaktadır.

    Niğde Müzesi: 1976’da yapılmıştır. Antik Çağa âit eserlerle, Selçuk ve Osmanlı devrine âit 12 bin eser sergilenir. Akmedrese de müze olarak kullanılmaktadır.

    Tyna Harâbeleri: Bor ilçesinin Kemerhisar bucağı yakınındaki şehir kalıntıları, Hititlere âit ve M.Ö. 2000 yılında önemli bir merkez olan Tuvana şehrine aittir.

    Güllüdağ Harâbeleri: Niğde’nin 40 km kuzeyinde Bozköy ve Kömürcü köyleri arasında Güllüdağ’da bir Hitit şehridir. Şehir kalıntıları 3 km2dir ve surlarla çevrilidir. M.Ö. 8. asırda yangın neticesi yıkılmış ve bir daha yapılmamıştır.turkeyarena.net Savaş ve tapınak kalıntıları vardır.

    Kaya Kilise ve Manastırlar: Roma ve Bizans devrinde Ihlara Vâdisinde kayalara oyulmuş kilise ve manastırlar olup, bâzısı bir saatte gezilecek kadar büyüktür.

    Su Kemerleri: Kemerhisar-Bahçeli kasabaları arasında Roma devrinden kalma su kemerleridir.

    Roma Havuzu: Bahçeli kasabasındadır. Etrâfı mermerle çevrili Roma devrine âit bir havuzdur.

    Gümüşler Manastırı: Niğde’ye 8 km mesâfede Gümüşler kasabasındadır. Roma devrinde yapılmıştır.

    Demirkazık: Çok güzel manzaraları olan bu dağ yaz ve kış ayrı güzelliklere sâhiptir. Kayakevinin bulunduğu bu dağ, kış sporlarına müsâittir. Dağcılık tesisleri ve alabalık üretme çiftliği vardır.

    Hasan Dağı: Çok güzel manzaralı bir dağdır. Konik biçimde krater gölü vardır. Kış sporlarına müsâittir.

    Köşk: Bor ilçesinin Bahçeli köyü yakınında yeşillik ve sulak bir mesire yeridir.

    Keten Çimeni: Suyu bol, manzarası güzel ve yeşil bir yayladır.

    Kaplıca ve İçmeler:

    İl toprakları şifâlı su kaynakları bakımından zengin bir bölgede yer alır. Başlıca kaplıcaları şunlardır.

    Kocapınar Suyu ve Çamuru: İl merkezine 2 km uzaklıkta Niğde-Bor yolu üzerindedir. Suyu mîde, barsak ve romatizmal rahatsızlıklara iyi gelmektedir. Tesisi yoktur.

    Kemerhisar İçmesi: Bor ilçesine 10 km mesâfede Kemerhisar köyü yakınındadır. Suyu içme olarak mîde, barsak, karaciğer ve böbrek hastalıklarında faydalıdır.

    Çiftehan Kaplıcaları: Ulukışla ilçesine 35 km uzaklıkta Çiftehan köyünde olup, Ankara-Adana kara ve demiryolu üzerindedir. Konaklama tesisleri mevcuttur. Kaplıcanın suyu içme olarak, böbrek ve metabolizma bozukluğundan ileri gelen şişmanlık ve gut hastalığına, banyo ile romatizma, nefrit, nevralji, kadın ve cilt hastalıklarına, eklem kireçlenmesine, bâzı bel fıtıkları ile siyatik ağrılarına, kalça ve eklem kireçlenmelerine iyi gelmektedir.

    Kayardı Bağları Mesire Alanı: İl merkezinin 2km. batısında, Hamamlı Köyü'ne kadar devam eden, Uzandı Deresi kenarındaki yeşillik alandır ve gezi-mesire için çok elverişli bir bölgedir.

    Fertek Fatih Parkı (Mandilmos): İl merkezine 10 km. mesafedeki Fertek Kasabası'ndadır. Belediye tarafından yapılan çevre düzenlemeleriyle, mesire için uygundur.

    Gebere Barajı Mesire Alanı
    : İl Merkezinin 12 km kuzeyindeki ba*raj göletinin çevresindeki bölgedir.

    Gümüşler Barajı Mesire Alanı: İl merkezine 9 km. uzaklıktaki Gümüşler Kasabasına yakın baraj göletinin çevresindeki bölgedir.

    Ketençimen Mesire Alanı: Niğde ve Çiftlik İlçesi sınırları arasında, Tepeköy’e yakın konumdaki bölgedir.

    Demirkazık Gezi ve Mesire Alanı
    : Dağçılık ve Kış Turizmi açısından önem taşıyan Aladağlar’ın eteklerinden geçen Ecemiş Çayı ve Demirkazık Dağevi çevresindeki bölge, mesire alanı olarak kullanılmaktadır. Dağevinden başlayıp Kayseri-Yahyalı Kapuzbaşı Şelaleleri’nde son bulan trekking ve gezi rotası, Niğde turizmi açısından büyük önem taşır. Çamardı İlçesi’ndedir.

    Darboğaz-Meydan Gezi ve Mesire Alanı: Yine dağçılık ve kış turizmi açısından önem taşıyan bir bölgedir. Ulukışla İlçesi sınırları içinde bulunan Bolkarlar da trekking için oldukça elverişlidir. Darboğaz Kasabası çevresin ve kasabaya 8 km. uzaklıktaki Meydan Yaylası mesire alanı olarak kullanılmaktadır.

    KAVALAKTEPE
    Anadolu'nun orta yerinde bir dinlenme, bir spor, bir turizm merkezi olma yolunda hızla gelişen bir diyarda konaklıyor Kervan; Çamardı...
    Dağların ardında, Niğde ilinin en yüksek rakımlı ilçesi... Orta Torosların uzantısı olan Aladağlara Çamardı, Emli Vadisi'nden başlayan bir yürüyüş Cimbar Vadisi'nde dik kayalara tırmanış.
     



Sayfayı Paylaş