Niels Henrik David Bohr (1885-1962)

Konusu 'Biyografiler' forumundadır ve RüzGaR tarafından 5 Mart 2008 başlatılmıştır.

  1. RüzGaR Super Moderator


    Niels Henrik David Bohr (1885-1962)

    Niels Henrik David Bohr, 1885'de Copenhagen Universite 'sinde fizyoloji profesörü Christian Bohr'un oğlu olarak dünyaya geldi. Niels ve küçük kardeşi Harald(geleceğin matematik profesörü) gelişimi için çok olumlu bir atmosferde büyüdü, Babası çok seçkin bir profesördü. Onun okul yılarında fizikle ilgilenmesinde büyük etkisi olmuştur. Annesi de eğitim alanında önemli kişilerden biriydi.

    1903' de Gammelholm Grammar okuluna girdikten sonra çok seçkin ve yetenekli bir profesör olan C. Christiansen 'in danışmanlığında Copenhagen Universite'sine girdi. Master derecesini 1909'da doktorasını 1911'de aldı.
    Daha öğrenciyken Copenhagen'daki bilimler akademisi tarafından bazı özel bilimsel problemlerin çözümü için ödül verileceği duyrulunca, Bohr akışkanların yüzey gerilimi konusunda deneysel ve teorik araştırma yapmaya başladı. Babasının laboratuvarlarında yaptığı bu çalışmayla duyurulan ödülü aldı. Bohr'un bundan sonraki çalışmaları daha çok teorikti. Doktora tezi tamamen teorik ve günümüzünde klasik problemlerinden olan, elektron teorisi yardımıyle metallerin özelliklerinin açıklanmasıydı. Bu teoriyle ilk defa Bohr, Planck'ın quantum teorisiyle çatıştı.
    1911 sonbaharında kendi teorik çalışmalarıyla birlikte Sir J.J. Thomson' un danışmanlığında Cavendish Laboratuvarı'nda deneysel çalışmaları takip ederek kendini geliştirdi. 1912 ilkbaharında Manchester'da araştırmacıların yoğun bilimsel çalışmalar yürüttüğü ve daha çok radioactive olgular üzerinde çalıştığı Professor Rutherford laboratuvarında çalıştı. 1913'te the Philosophical Magazine'de yayımlanan alfa ışınımının soğurumu konusundaki teorik çalışmaları Rutherford'un çekirdeğin keşfinden sonra atomun yapısı üzerinde çalışmaya yöneltti. Planck'ın ortaya attığı quantum teorisinden alıntı yaparak, daha sonra Heisenberg'inde geliştirmesiyle, elementlerin kimyasal ve fiziksel özelliklerini ortaya çıkartmak için kullanılacak olan atomun yapısını keşfetti.
    1913-1914 yıllarında Bohr, Copenhagen ve 1914-1916 'da Manchester Victoria Universite'lerinde ders verdi. 1916'da Copenhagen Universitesi Teorik fizik profesörlüğü'ne atandı Ve 1920'den ölümüne kadar sürecek olan, onun için kurulan Institute for Theoretical Physics' in başına getrildi.1922 yılında onun keşfettiği atomun yapısının tanınmasıyla Nobel Fizik ödülü aldı.
    Bohr'un Enstütüsündeki 1930'dan sonraki faliyetleri çekirdeğin yapısı, parçalanması ve değişimi üzerine yoğunlaştı. Bir damla sıvı bu görüşe göre çekirdeğin çok iyi bir görüntüsüydü. Bu yüzden Nükleer fission'u da anlamamıza yarayan bu teoriye liquid droplet theory denildi.
    Bohr ayrıca quantum fizikteki problemlerin çözümünede önemli katkılarda bulundu.Bundan dolayı fizikteki bu büyük değişimin fiziğin temel özelliklerine bakışımızı nasıl etkilediğini, bu değişimin sonuçlarının atomik fiziğin bilinen yapısından ne kadar farklı olduğunu gösterdi. Bu görünüş 1933-1962 arasında birçok yazıda tartışıldı. Bu yazılar ingilizce olarak Physics and Human Knowledge adlı kitabında toplandı.
    Yayımlarından bazıları: The Theory of Spectra and Atomic Constitution, University Press, Cambridge, 1922/2nd. ed., 1924; Atomic Theory and the Description of Nature, University Press, Cambridge, 1934/reprint 1961; The Unity of Knowledge, Doubleday & Co., New York, 1955.
    Nazilerin II. dünya savaşı sırasında Danimarka'yı istilasından sonra Isveç'e kaçtı.Savaşın son iki yılını atom enerjisi projesiyle ilgili olarak Ingiltere ve Amerika'da geçirdi. Geri kalan yıllarını atomik fiziğin barışcı uygulamaları ve atomik silahların gelişiminden dolayı ortaya çıkan politik problemlere ayırdı.
    Bohr yaşamının sonuna kadar zekasını canlı tuttu.Son yıllarında molecular bioloji üzerine yoğunlaştı. 1912'de Margrethe Nørlund ile evlendi. Ikisini kaybettiği altı oğlu oldu 18 kasım 1962'de öldü.
     



Sayfayı Paylaş