Neticecilik- Nietzschecilik- Nihilizm(Hiççilik)

Konusu 'Felsefe' forumundadır ve EjjeNNa tarafından 25 Eylül 2007 başlatılmıştır.

  1. EjjeNNa Administrator


    Neticecilik
    Bir eylemin değerinin o eylemin sonuçları tarafından belirlendiğini veya o eylemin sonuçlarına bakarak belirlenebileceğini savunan görüş.

    Neticecilere göre, bir eylem, o eylemin yapılmasını gerektiren (buna yol açan) güdülerle veya ortaya serdiği karakteristik özelliklerle değerlendirilemez. Bir sosyal teoriyi neticeci temellerde savunmak demek, onu ortaya çıkardığı sonuçların alternatif teorilerin sonuçlarına göre daha isabetli, daha yararlı olmasına dayanarak savunmak demektir. Faydacılık neticeci ahlak sisteminin tipik bir örneğidir.

    Neticeciliğin birkaç türü vardır. Bir türüne göre, bir eylemin değeri ille sonuçlarına bakarak değil, o eylemin başındaki niyetlere bakarak da belirlenebilir. Biraz daha yumuşak bir türüne göre, yalnızca rasyonel bir varlık eylemlerinin sonuçlarını mülahaza etmek zorundadır ve neticecilik kapalı bir ahlaki sistem olarak mütalaa edilmemelidir.

    Dolayısıyla, hiçbir mutlak veya ihlal edilemez yükümlülük yoktur. Burada, neticecilikten "Makyavelizm"e ve hatta "Leninizm"e doğru uzanan bir çizgi çekmenin mümkün olduğu ortaya çıkmaktadır.
    Nietzschecilik
    XIX. yüzyılın önemli bir Alman filozofu olan Nietzsche'nin görüşleri, sosyal psikolojide ele alınan pek çok konuyla yakından ilgilidir. Ona göre gerçek (reel), ne rasyoneldir, ne de oluşum halindedir. Gerçek, bireyler tarafından öznel olarak algılanan ve yaşanan bir olgular zinciridir.

    Kendisinde hakikat ya da değerler yoktur. İnsan kendi yaşama arzusundan kaçmak için din ve inançlar oluşturur. Ancak 'Tanrının Ölümü'yle birlikte insan yaratıcı ve şair olarak yaşamaya ve kendi kendisini ortaya koymaya mahkum olmuştur.
    Nihilizm (Hiççilik)
    Hiççilik olarak da bilinir. 19. yüzyılda Rusya'da Çarl II. Alexander'ın hükümdarlığının ilk yıllarında ortaya çıkan, şüpheci temellere dayalı felsefe anlayışıdır. Ortaçağ'da bazı heretiklere yakıştırılan bu terim, Rus Edebiyatı'nda ilk kez Nedejin'in bir makalesinde Puşkin için kullanıldı.

    Katkov ise nihilizmin ahlaki ilkelerin tümünü yadsıması nedeniyle toplumu tehdit ettiğini ileri sürmüştür. Nihilist Bazarov, bu terimin yaygınlaşmasını sağlamıştır. Zamanla 1860'ların ve 1870'lerin nihilistleri, geleneklere ve toplumsal düzene başkaldıran, düzensiz, dağınık, bakımsız, inatçı kişiler olarak görülmeye başlandı. Bundan sonra da Alexander'ın öldürülmesi ve mutlakiyetçiliğe karşı yeraltı örgütlerinin başvurduğu siyasi terörler birlikte anılır.

    Nihilizm, temelde estetizmin bütün biçimlerini yadsıyor, yararcılığı ve bilimsel usçuluğu savunuyordu. Toplumsal bilimleri ve klasik felsefe sistemlerini bütünü ile reddediyordu. Yalın olgucu ve maddeci bir tutumla, yerleşik toplumsal düzene başkaldırıyı temsil ediyor; devlet, kilise ya da aile otoritesine karşı çıkıyordu. Yalnızca bilimsel doğruları temel alıyor, ancak bilimin bütün toplumsal sorunların üstesinden gelebileceğini ve bütün kötülüklerin cehaletten kaynaklandığını kabul ediyordu.
     



Sayfayı Paylaş