Necm Suresi Meali, Anlamı

Konusu 'Kuran-ı Kerim' forumundadır ve OrKuN tarafından 9 Şubat 2008 başlatılmıştır.

  1. OrKuN Well-Known Member


    Necm Suresi Meali (Elmalılı Hamdi Yazır)
    1- İnmekte olan yıldıza andolsun ki,
    [FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]2 - Arkadaşınız (Muhammed) sapmadı, azmadı. [/FONT]
    [FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]3 - O, hevâdan (arzularına göre) konuşmaz. [/FONT]
    [FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]4 - O(nun konuşması kendisine ) vahyedilenden başkası değildir. [/FONT]
    [FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]5 - Onu, müthiş kuvvetleri olan biri öğretti [/FONT]
    [FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]6 - (Ki o) akıl ve görüşünde kuvvetli (bir melek)dir. Hemen (gerçek meleklik şekliyle) doğruldu. [/FONT]
    [FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]7 - O, en yüksek ufukta idi. [/FONT]
    [FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]8 - Sonra (Cebrail ona) yaklaştı ve (aşağıya doğru) sarktı.[/FONT]
    [FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]9 - Onunla arasındaki mesafe, iki yay kadar, yahut daha az kaldı.[/FONT]
    [FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]10 - (Allah), kuluna verdiği vahyi verdi. [/FONT]
    [FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]11 - Onun gördüğünü kalb(i) yalanlamadı. [/FONT]
    [FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]12 - Onun gördükleri hakkında şimdi kendisi ile tartışacak mısınız. [/FONT]
    [FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]13 - Andolsun onu bir kez daha görmüştü. [/FONT]
    [FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]14 - Sidretü'l- Müntehâ'nın yanında. [/FONT]
    [FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]15 - Ki Cennetü'l- Me'vâ onun yanındadır. [/FONT]
    [FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]16 - Sidre'yi kaplayan kaplıyordu. [/FONT]
    [FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]17 - (Peygamberin) gözü şaşmadı ve sınırı aşmadı. [/FONT]
    [FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]18 - Andolsun ki o, Rabbinin âyetlerinden en büyüğünü gördü. [/FONT]
    [FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]19 - Siz de gördünüz değil mi o Lât ve Uzza'yı? [/FONT]
    [FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]20 - Ve üçüncü olarak da öteki (put) Menat'ı?[/FONT]
    [FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]21 - Size erkek O'na dişi öyle mi?[/FONT]
    [FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]22 - Öyle ise bu çok insafsızca bir taksim. [/FONT]
    [FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]23 - Onlar hiçbir şey değil, sırf sizin ve babalarınızın taktığınız (boş) isimlerdir. Allah onlar hakkında hiçbir delil indirmedi. Onlar yalnız zanna ve nefislerin sevdasına uyuyorlar. Halbuki onlara Rableri tarafından yol gösterici gelmiştir.[/FONT]
    [FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]24 - Yoksa her arzu ettiği şey, insanın kendisinin mi (olacak) dir?[/FONT]
    [FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]25 - Son da ilk de (ahiret de dünya da) Allah'ındır. [/FONT]
    [FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]26 - Göklerde nice melek var ki Allah'ın dileyip razı olduğuna izin vermeden önce onların şefaatları hiç bir işe yaramaz. [/FONT]
    [FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]27 - Ahirete iman etmeyenler meleklere dişilerin adlarını takıp duruyorlar [/FONT]
    [FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]28 - Onların bu hususta bir bilgileri yoktur. Sadece zanna uyuyorlar. Zan ise, şüphesiz hakikat bakımından birşey ifade etmez. [/FONT]
    [FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]29 - Onun için bizi anmaktan yüz çeviren ve dünya hayatından başka bir şey istemeyenlerden yüz çevir.[/FONT]
    [FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]30 - İşte onların ilimden erişebilecekleri (son sınır) budur. Şüphesiz, Rabbin, yolundan sapanı da iyi bilir; O, hidayette olanı da iyi bilir. [/FONT]
    [FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]31 - Göklerde ve yerde bulunanlar hep Allah'ındır. Akıbet (sonuçta) kötülük yapanları yaptıkları ile cezalandıracak, güzel davrananları da daha güzeliyle mükafatlandıracaktır. [/FONT]
    [FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]32 - Onlar ki günahın büyüklerinden ve çirkin işlerden kaçınırlar, yalnız bazı küçük kusurlar hariç. Şüphesiz Rabbinin affı geniştir. O, sizi daha topraktan yarattığı zaman ve siz annelerinizin karınlarında bulunduğunuz sırada, sizi en iyi bilendir. Bunun için kendinizi temize çıkarmayın. Çünkü O, kötülükten sakınanı daha iyi bilir. [/FONT]
    [FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]33 - Şimdi gördün mü O yüz çevireni? [/FONT]
    [FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]34 - Azıcık verip (sonra vermemekte) direneni? [/FONT]
    [FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]35 - Gaybın bilgisi kendi yanındadır da, o mu görüyor? [/FONT]
    [FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]36 - Yoksa haber verilmedi mi Musa'nın sahifelerinde yazılı olanlar?[/FONT]
    [FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]37 - Ve çok vefakâr olan İbrahim'in sahifelerindekiler? [/FONT]
    [FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]38 - Ki hiçbir günahkâr başkasının günah yükünü yüklenmez. [/FONT]
    [FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]39 - Doğrusu insana çalışmasından başka bir şey yoktur.[/FONT]
    [FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]40 - Ve çalışması da yakında görülecektir.[/FONT]
    [FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]41 - Sonra ona karşılığı tastamam verilecektir. [/FONT]
    [FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]42 - Ve şüphesiz en son varış, Rabbinedir. [/FONT]
    [FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]43 - Doğrusu güldüren de ağlatan da O'dur. [/FONT]
    [FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]44 - Öldüren de dirilten de O'dur. [/FONT]
    [FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]45 - Şüphesiz erkeği, dişiyi iki eş yaratan O'dur, [/FONT]
    [FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]46 - Atıldığı zaman bir nutfeden.[/FONT]
    [FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]47 - Şüphesiz tekrar diriltmek de O'na aittir.[/FONT]
    [FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]48 - Şüphesiz zengin eden de sermaye veren de O'dur.[/FONT]
    [FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]49 - Doğrusu Şi'râ yıldızının Rabbi O'dur. [/FONT]
    [FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]50 - O, helak etti önce gelen Âd'ı. [/FONT]
    [FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]51 - Ve Semûd'u da bırakmadı. [/FONT]
    [FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]52 - Önceden de Nuh kavmini (helak etmişti), çünkü onlar zulmetmiş ve azmıştı.[/FONT]
    [FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]53 - Altı üstüne getirilmiş şehirleri devirip yıktı. [/FONT]
    [FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]54 - Onları neler kapladı neler! [/FONT]
    [FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]55 - O halde Rabbinin hangi nimetinden kuşku duyuyorsun.[/FONT]
    [FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]56 - Bu da ilk uyarıcılardan bir uyarıcıdır.[/FONT]
    [FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]57 - Yaklaşan yaklaştı. [/FONT]
    [FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]58 - Onu Allah'tan başka açığa çıkaracak yoktur. [/FONT]
    [FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]59 - Şimdi siz bu sözden mi hayret ediyorsunuz? [/FONT]
    [FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]60 - Gülüyorsunuz da ağlamıyorsunuz?[/FONT]
    [FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]61 - Ve siz mi kafa tutuyorsunuz ey gafiller?[/FONT]
    [FONT=Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif]62 - Haydi Allah için secdeye kapanın ve O'na kulluk edin. [/FONT]
     



  2. OrKuN Well-Known Member

    Necm suresi altmış iki âyettir. Otuz ikinci âyeti Medine´de, diğerleri Mekke´de nazil olmuştur.

    Bu mübarek sure de diğer Mekki sureler gibi esas olarak inanç mevzuunu, vahiy meselesini, Allanın birliği ve âhiret konusunu işlemektedir. İslam inancının sağlamlığı, Resulullaha gelen vahyin, hiç şüphesiz olarak Allahtan geldiği ve şirkin sakatlığı, temelsiz ve dayanaksız olduğu beyan edilmektedir.

    Bu sure-i celilede, Resulullah (s.a.v.)in, vahyi, Cebrail (a.s.)ı görerek ondan aldığı beyan edilmekte ve buyurulmaktadir ki: "Şimdi siz onun gözleriyle gördüğü şey hakkında münakaşa mı ediyorsunuz " "Muhakkak ki Muhammed onu (Cebraili) bir kere daha Sidretül Münteha denilen yerde gördü.[1]

    Sure-i celilede, daha sonra, müşriklerin uydurdukları tanrılarının bir vehim ve hayal eseri olduğu beyan edilmekte ve meleklerin, Allahm kızları olduğu şeklendeki sakat inançları reddedilmektedir.

    Sure-i celilede devamla, bu dünyada sapık bir inanca sahip olan kimselerin, âhircite hesap verecekleri haber verilmektedir.

    Sure-i celilede, daha önce geçmiş olup Allahı inkar eden kavimlerin uğradıkları felaketlere dikkat çekilmekte ve "Kıyamet yaklaştı." "Kıyameti Allahtan başka kimse açığa çıkaramaz." "Siz bu kelama şaşıyor musunuz " "Gülüyor da ağlamıyor musunuz " "Gaflet içinde oyalanıyor musunuz " "Artık Allaha secde edin ve sadece ona kulluk yapın. [2] âyetleriyle sure-i celile sona ermektedir.[3]

    Sure-İ Celilenin Fazileti
    Abdullah b. Mes´ud diyor ki:
    "İçinde secde âyeti bulunan ilk indirilen sure Necm süresidir. Resulullah bunu okuyup secde etti. Onunla birlikte arkasında bulunan herkes secde etti. Ancak bir kimse secde etmedi. Bu kişi yerden bir avuç toprak alıp alnına koydu ve böylece secde etmiş oldu. Ben, daha sonra bu kişinin kâfir olarak öldürüldüğünü gördüm. Bu kişi, Ümeyyeb. Halef idi. [4]

    Diğer bir rivayette bu kişinin, Utbe b. Rebia olduğu zikredilmektedir. [5]
     

Sayfayı Paylaş