Necip Fazıl Kısakürek Özlü Sözleri

Konusu 'Diğer Mesajlar' forumundadır ve Seçkin tarafından 25 Haziran 2015 başlatılmıştır.

  1. Seçkin Well-Known Member


    Allahım, Bizi hem af, hem adam et.

    Allah dostu odur ki nefsine tek pay biçmez. Kırk yıl bir ekşi ayran özler de onu içmez.

    Akıldan büyük nimet, zekâdan da ağır yük tanımıyorum.

    Allah, Izdırabını çektirmediği şeyin, nimetini vermez.

    Armut deyip geçmeyin, onun ilk hecesi çoğu kişide yoktur!

    Adam olmak cinsiyet meselesi değil, şahsiyet meselesidir.

    Anladım işi; Sanat ALLAH ı aramakmış, marifet bu, gerisi yalnız çelik çomakmış.

    ALLAH de ve sus! Başka hiçbir şey söylemeye değmez.

    Arı bal yapar, fakat balı izah edemez.

    Ağlayabilmek için ille yılanlı kuyuya düşmek mi lazım? Asıl Dünyanın en korkunç bir yılanlı kuyu olduğunu anlamak yetmez mi?

    Bir kalbim var ki benim, sevdiğinden burkulur. Kahredenden ziyade, sevilenden korkulur.

    Beni kimsecikler okşamaz madem. Öp beni alnımdan, sen öp seccadem.

    Bir namazım, bir duam, bir de eski seccadem. Hepsi hepsi bu kadar, işte benim sermayem.

    Bu gidişle utanmaktan utanan bir nesil gelecek.

    Bir hadiseyi düşünebilmek için filozof olmaktan başka çare görmemek, düşünme hakkından vazgeçmek değil midir?

    Ben, haritada deniz görmüş boğulmuş. Dokuz köyün sahibi dokuz köyden kovulmuş.

    Bir hoşçakala sığdırdı beni, yere göğe sığdıramadığım.

    Bu hayatı fazla ciddiye almayın, nasıl olsa içinden sağ çıkamayacaksınız.

    Ben geçmişimi dürdüm, büktüm ve kaldırıp çöpe attım, bu çöpleri ise ancak; kediler ve köpekler karıştırır.

    Biz; Ayakları şişene kadar namaz kılan Peygamberin, gözleri şişene kadar uyuyan ümmetiyiz..

    Benim geçmişim bir çöplüktür, çöplüğü ancak kediler ve köpekler karıştırır.

    Bir tohumda; gövdesi, dalları, yaprakları ve meyvesiyle bütün bir ağaç gizlidir.

    Ben Türkiyeyi yerin üstündeki 35 milyon ölünün degil, yerin altındaki 35 milyon dirinin koruduğuna inanırım.

    Biz hohlaya hohlaya buz dağlarını erittik; şimdi ortalık çamurdan geçilmiyor.

    Dağı tanıyan, nasıl tanımaz uçurumu? Madem ki yükseliş var, iniş olmaz olur mu?

    Devler gibi eserler bırakmak için, karıncalar gibi çalışmak lazım.

    Dostlarımı hiçbir zaman satmadım, çünkü hepsi beş para etmez çıktılar.

    Dünya güzel olsaydı, doğarken ağlamazdık. Yaşarken temiz kalsaydık ölünce yıkanmazdık.

    Dağı tanıyan, nasıl tanımaz uçurumu? Madem ki yükseliş var, iniş olmaz olur mu?

    Dipsiz hasrete tuzak, en yakınken en uzak, tadı zehrinde erzak; KADIN!

    Dünya öküzün üstünde derler ama; Dünyanın üstünde nice öküzler bilirim.

    Eklense de başıma, dünyada kaç baş varsa. Başım, onların hepsi için secdeye varsa.

    Ey düşmanım, sen benim ifadem ve hızımsın. Gündüz geceye muhtaç, bana da sen lazımsın.

    Farkı yok, mantarlaşmış bir kayadan, derimin; Yüzümde çizgi çizgi, imzası kaderimin.

    Fikir besler, siyaset öldürür. Siyaset, fikrin kendisi değil; posasıdır.

    Tahtadan yapılmış bir uzun kutu, baş tarafı geniş, ayak ucu dar, çakanlar bilir ki bu boş tabutu, bir gün kendileri dolduracaklar.

    Tam 30 yıl saatim işlemiş ben durmuşum, gökyüzünden habersiz uçurtma uçurmuşum.

    Kalacak kim var ki dost tomarından, O var sana daha yakın şah damarından.

    Kadın; Hristiyanlıkta yol kesici bir engel, islamda ise yol açıcı bir kanattır.

    Kendinden geçmek iman, kendinde olmak küfür.

    Kökünü beğenmeyen dal ve dalını beğenmeyen meyve olgunlaşmadan çürür.

    Kadın mezarlığa girerken başını kapıyor, dışarı çıkarken açıyor. Ölüye karşı kapayıp, diriye karşı açmak akıl almaz.

    Kalbimi ve aklımı hep sağ elime verdim. Görevi olmasaydı, sol elimi keserdim.

    İmanın ticaretini yapanda, iman arama!

    İnsanın kazandığı paradan değil, paranın kazandığı insandan korkulur.

    İslamiyet avrupadan gelse müslüman olacaksınız.

    İnsanın sevdiğini kaybetmesi, dişini kaybetmesi kadar ilginçtir. Acısını o an yaşar, yokluğunu ömür boyu.

    İttihat ve Terakki bir baştan öbür başa sahte kahramanlar sirkidir. Ucuz kahramanlık özentisi ve sahtesi, içiçe.. Ondan sonraki devir malum. Maddede kurtarılan milletin ruhta batırılışı

    Gençliğine doyamadan gitti, derler. Doymak mümkün mü ki, doyup da gitsin. Doymak burada değil. Burası acıkmanın yeri.

    Gözler, ya merhamet ya da neferetin ışıldadığı bir kandildir.

    Gördüğü şeyi nasıl görebildiğini izahtan âcizken gözüyle görmediği için Allahı inkar eden maddeciden iğreniyorum!

    Gözüm, aklım, fikrim var deme hepsini öldür. Sana çöl gibi gelen, o göl diyorsa göldür.

    Güvenle gel, biterim; öyle ki, hiçbir desteğin olmasa da güvenindeki heybet bana yeter? Böyle gelebiliyor musun?

    Göz kaptırdığım renkten, kulak verdiğim sesten; Affet, senden habersiz kaldığım her nefesten..

    Olunmayacak herşeyle olabilecek herşeyin kefalet ve keyfiyeti islamda, herşey islamda!

    Ölüden haber gelmiş, diri okur anlamaz.. Sorsan herkes müslüman, ne şükür var ne namaz..
     



Sayfayı Paylaş