Nazım Hikmet Sözleri Nazım Hikmet Güzel Sözleri

Konusu 'En Güzel Sözler' forumundadır ve Aylinn tarafından 23 Ağustos 2015 başlatılmıştır.

  1. Aylinn Well-Known Member


    66 santimetre karede gülüyor, ağzı kulaklarında, Amerikan amirali.Amerika, bütçemize 120 milyon lira hibe etti, 120 milyon lira."Amerikan emperyalizminin yarı sömürgesiyiz,dedi Hikmet.(Vatan Haini Şiiri)

    Arkadaşlık ağaca benzer, kurudu mu bir daha yeşermez. 3 Haziran 2007

    Ben içeri düştüğümden beri güneşin etrafında on kere döndü Dünya.

    Ben Türk dillinin Şairiyim. Hayatımı buna adadım.

    Benim idealimdeki rejim olsa, ben de seni astırırdım. Sonra da darağacının altına oturup hüngür hüngür ağlardım!

    Bir senfoni vardı kulağımda çalınan, bitti artık hepsi...

    Boğazlanan bir çocuğun kanı gibi aktı zaman. Sonra resmen kapandı O fasıl,Şimdi üçüncüden bahsediyor,Amerikan doları fakat gün ışıdı herşeye rağmen.

    Bu göl İznik gölüdür. Durgundur.Karanlıktır. Derindir. Bir kuyu suyu gibi içindedir dağların.

    Düşmana inat birgün daha fazla yaşayacaksın.

    En fazla bir yıl sürer yirminci asırlarda ölüm acısı.(Karıma Mektup şiiri)

    Gerçek şair kendi aşkı, kendi mutluluğu ve acısıyla uğraşmaz. Şiirlerinde halkının nabzı atmalıdır.

    Gerçek yaşamdan kaçan ve onunla bağıntısız konuları işleyen kimse, saman gibi anlamsızca yanmaya yargılıdır.

    Giderayak işlerim var bitirilecek, giderayak.

    Gökyüzünü başımın üstünde görmek bana yasak. (Bir Cezaevinde Tecritteki Adamın Mektupları şiiri)

    İçimde mis kokulu kızıl bir gül gibi duruyor zaman. (Vera'ya şiiri)

    İki şey var ancak ölümle unutulur, anamızın yüzüyle şehrimizin yüzü. (Saman Sarısı şiiri)

    İnsanların kanatları yok, insanların kanatları yüreklerinde. (Dört Güvercin şiiri)

    Kararmasın yeter ki; Sol memenin altındaki cevahir!

    Memleketim: Bedreddin, Sinan, Yunus Emre ve Sakarya, kurşun kubbeler ve fabrika bacaları benim o kendi kendinden bile gizleyerek sarkık bıyıkları altından gülen halkımın eseridir.

    Memleketimi seviyorum: Çınarlarında kolan vurdum, hapisanelerinde yattım. Hiçbir şey gidermez iç sıkıntımı memleketimin şarkıları ve tütünü gibi.

    Mesele esir düşmekte değil, teslim olmamakta bütün mesele...

    Nabzını boşlukta sayan bir gece...(Kaçırılan Kız Kardeşler şiiri)

    Nazım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hala.

    Pamuk gibiydi bembeyazdı ekmek.

    Sen yanmasan, ben yanmasam, biz yanmasak nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa? (Hava Kurşun Gibi Ağır şiirinden)

    Serçe gibisin kardeşim.

    Şair başarılı olmak için, yapıtlarında maddi yaşamı aydınlatmak zorundadır.

    Şimdi on yaşına bastı.Ben içeri düştüğüm sene ana rahmine düşen çocuklar.

    Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da,hattâ sevda yüzünden ölmek de ayıp değil.

    Topraktan öğrenip kitapsız bilendir. Hoca Nasreddin gibi ağlayan, Bayburtlu Zihni gibi gülendir.Ferhad'dır.Kerem'dir.Ve Keloğlan'dır.(Türk Köylüsü şiirinden)

    Ve aynı ihtirasla tekrar ediyorum yine. Onlar ki; toprakta karınca, su da balık, havada kuş kadar çokturlar.Korkak,cesur,cahil ve çocukturlar.

    Ve gayrisi mesela benim on sene yatmam Laf-ı güzaftır.

    Ya ölü yıldızlara götüreceğiz hayatı, ya da ölüm inecek yeryüzüne.

    Yağmur yağıyordu boyuna. Sözü onlar alıp dediler ona:"Daha pazar kurulmadı kurulacak. Esen rüzgâr durulmadı durulacak.Boynu daha vurulmadı vurulacak."(Şeyh Bedrettin Destanı'ndan)

    Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine. (Davet Şiiri)

    Yeni meydanlar açılmış uzaktaki şehrimde.
     



Sayfayı Paylaş