Nasrettin Hocanın Çok Komik Fıkraları

Konusu 'Sohbet' forumundadır ve BaRıŞ tarafından 9 Temmuz 2012 başlatılmıştır.

  1. BaRıŞ Well-Known Member


    Çok komik nasreddin nasrettin hoca fıkraları

    Nasrettin Hocanın Çok Komik Fıkraları, Nasrettin Hoca Çok Komik Fıkraları, nasrettin hoca ve cok komik fikralari

    Tam iki arşın
    Hoca bir gün Timur'un huzurundaymış. Aralarında tam iki arşın uzaklık varmış. Timur sormuş birden :
    - Söyle bakalım Hoca, eşekle senin arandanefark var? Hoca lafı yapıştırmış :
    - Tam iki arşın efendimiz..

    Hırsız
    Nasrettin hoca bir gün namaz kılarken evine hırsız girmiş; tam hocanın cüzdanını çalacakken, Nasrettin Hoca : Gulhü veallahü felak, arkamdaki salak, hemen cüzdanımı bırak, otur da namaz kılak)

    9 akçemi 10 akçe mi
    Bir gün nasreddin hoca rüyasında bir adamla konuşuyormuş, adam 9 akçe diyormuş. Nasreddin hocada 10 akçe diyormuş. Nasreddin hoca rüyadan uyanmış ellerinde hiç akçe yok. Geri uykuya dalmış ve adama demiş tamam 9 akçe olsun.

    Şakadan hoşlanmam!
    Nasrettin hoca pazarda dalgın yürüyormuş. Etrafındaki esnafları seyrediyor. Bu sırada ensesine bir tokat geliyor. Hoca tökezlemişbir kaç adım sendelemiş neyse toparlanıp sinirlibirşekildearkasını dönmüş.

    Bir bakmış ki hocanın 2 katı hayvan gibi bir adam. Hoca durmuş bir yutkunmuş önce, sonra: - bana senmi vurdun? demiş adama.
    Adam : - ben vurdum lan ne olacak demiş.
    Hoca : - sakadan mı vurdun ciddiden mi? demiş
    Adam : - ciddi vurdum napacan?
    Hoca : - Aman aman, öyle olsun, Cunku şakadan hiç hoşlanmam da!!!

    Söyle Bari!
    Hoca ormana gitmiş. Oturmuş bir dalın üstüne, başlamış kesmeye. Aşağıdan geçen bir yolcu Hoca'ya seslenmiş:
    - Be adam! İnsan oturduğu dalı keser mi ? Şimdi düşeceksin. Hoca adama aldırmamış ; işine devam etmiş. Az sonra dal kırılmış. Hoca, cumburlop düşmüş. Düştüğü yerden perişan seslenmiş:
    -Düşeceğimi bildin nezaman öleceğimi desöylebari.

    Kavuğun içinde ben de vardım
    Hoca bir gün arkadaşıyla konuşuyormuş arkadaşı demiş ki:
    - Ya hocam dün sizin evden bir ses çıktı. Neydi o?” Hoca:
    - Hiç sadece hanımlabiraz tartıştık kavuğum merdivenlerden yuvarlandı”, demiş. Arkadaşı:
    - "ahu hocam hiç kavuktan bu kadar ses çıkar mı?”, demiş. Hoca da:
    – "ya anlasana içinde ben de vardım”, demiş.

    Dünya kaç metre
    Arkadaşlarından biri Hocaya sorar:
    -Hoca, Dünya kaç metre? Tam o sırada bir cenaze geçiyormuş yanlarından. Hoca onu göstererek:
    -Ona sor! Bak, ölçmüş biçmiş, gidiyor!..

    Sen düştün
    Nasreddin Hocanın bir gün karısıölmüş. Bir ay sonra kocası ölmüş dul bir kadınla evlenmiş. Evlendiği kadın Hocaya sürekli eski kocasını anlatıyormuş. Yine bir gün yatakta kocasını anlatıyordu."İşte benim kocam şöyle yapardı, böyle yapardı" diye. Hoca sinirlenmiş ve kadına bir tekme atmış kadın yere düşmüş. Kadın sormuş:
    - Aman hoca niye attın beni yataktan? Hocanında cevabı hazır:
    - Eeee yatakta bi sen yatıyosun bi ben bide eski kocan. Üçümüz sığamadık sende düştün.

    Secdeye varìrsa
    Nasreddin Hoca ile arkadaşları Konya'da bir eve akşam yemeğine davet edilmişler. Ev eski ve ahşap, bastıkça tahtalar gıcırdıyor, hoca laf atmış :
    -Evin tahtaları ses veriyor! Adam ukala ya :
    -Bizim ev pek sofudur, ara sıra zikreder! Hoca laf altında kalır mı :
    -Ya aşka gelip secdeye varırsa?

    Balık
    Hoca yolculuk sırasında mola verip bir hana girer. Bu sırada hana bir başka yolcu daha girer ve ikisi birden hancıdan yiyecek birşeyler isterler. Fakat hancı yiyecek olarak sadece bir balık olduğunu söyler ve bunu paylaşmalarını önerir. Bunun üzerine Hoca:
    -Ben balığınsadecebaşını yiyeceğim der. Hancı bunun nedenini sorar. Hoca da:
    -Balık başı zekayı artırır. Balık başı yiyen insan akıllı olur der. Bunun üzerine diğer yolcu hemen atılır ve Hoca'ya :
    -Balık başını niye sen yiyeceksin? Ben yemek istiyorum der. Hocada itiraz etmez. Balığın koca gövdesini Hoca yer ve bir güzel karnını doyurur. Diğer yolcu ise sadece balığın başını yer ve Hoca'ya seslenir:
    -Sen koca gövdeyi yedin karnını doyurdun. Ben sadece kafayı yedim aç kaldım der. Hoca da bunun üzerine şöyleder:
    -Bak nasıl akıllandın!

    Mum ateşiyle pişen yemek
    Bir gün Nasreddin Hoca ve arkadaşları iddia yatutuşmuşlar. Eğer Hoca karanlık ve soğuk bir gecede, sabaha kadar köy meydanında bekleyebilirse arkadaşları ona güzel bir ziyafet çekecekmiş. Şayet bunu beceremezse o, arkadaşlarına ziyafet çekecek. Kararlaştırılan gün Hoca meydanın ortasında, sabaha kadar tir, tir titreyerek beklemiş. Sonra yanına gelenlere :
    - Tamam demiş. İddiayı kazandım.
    - Ne oldu ne yaptın demişler.
    - Bekledim sabaha kadar demiş.
    - Hayır demişler. Sen uzaktaki bir mum ışığı ile ısınmışsın. İddiayı kaybettin! Ziyafetimizi hazırla. Hoca çaresiz kabul etmiş. Ziyafet vakti kocaman birkazanın altına minicik bir mum koymuş. Güya yemek pişirecek.
    - Ne yapıyorsun? demişler. Kıs, kıs gülerek cevap vermiş :
    - Bu mum sıcağıyla size yemek pişireceğim arkadaşlar. Uzaktaki bir mum ışığıyla ben nasıl ısındıysam, bu kazandaki yemek de öyle pişecek!...

    Nezleyimde...
    Timurlenk, Akşehir'de karargah kurulunca şehir halkı adına Nasrettin Hoca ile eşraftan iki zat hatır sormaya gittiler. Kahveler içilip sohbet edildikten sonra, Timur sormuş :
    - Karargahımı nasıl buldunuz? Beylerden biri cevap vermiş :
    - Çok güzel ama fena bir koku var! Timur fena halde kızmış, yanındakilere " Alın şu adamı, boynunu vurun" demiş ve öteki beye dönmüş :
    - Koku var mı? Adam korkusundan :
    - Ne münasebet efendimiz, misk-ü amber kokuyor, deyince Timur gene kızmış :
    - Neresi misk kokuyor dalkavuk herif! Alın şununda boynunu vurun! Sonra aynı soruyu Hoca'ya sormuş. Hoca bakmış pabuç pahalı yapıştırmış cevabını :
    - Vallahi hükümdarım ne diyeyim, nezleyim burnum koku almıyor.

    Eşege yazık olur
    Nasreddin Hoca hayvanlarına ağır yükler yükleyip onlara eziyeteden köylülerine iyi birdersvermek istemiş. Bir gün eşeğine binerek köy meydanında dolaşmaya başlamış. İşin garibi dolu bir çuvalı da sırtına vurmuş, öyle geziyor. Şaşırıp sormuşlar :
    - Yahu Hoca Efendi, hem eşeğin üzerindesin, hem çuvalı sırtında taşıyorsun. Nasıl bir iş bu ? Hoca cevabı yetiştirmiş hemen :
    - Zavallı hayvan, demiş. Zaten gecegündüz demeden hizmet ediyor bana. Sırtına bindiriyor, yüklerimi taşıyor, değirmeni çeviriyor. Bu kadar hizmetlerinden sonra dolu çuvalı da ona yüklemek istemedim. Bu yüzden ben vurdum sırtıma.
     
    Moderatör tarafından son düzenleme: 8 Ekim 2016



  2. 12455677432 Guest

    :p:):cool::D bu müthiş..
     
    Moderatör tarafından son düzenleme: 8 Ekim 2016

Sayfayı Paylaş