Nasrettin Hocanın Bütün Fıkraları

Konusu 'Sohbet' forumundadır ve BaRıŞ tarafından 6 Temmuz 2012 başlatılmıştır.

  1. BaRıŞ Well-Known Member


    Nasreddin Hoca'nın Fıkraları
    Nasrettin Hocanın Bütün Fıkraları, Komik Nasrettin Hoca Fıkraları, Kısa Nasrettin Hoca fikralari, nasrettin hoca fıkraları, nasrettin hocanın en komik, nasrettin hocanın bütün kısa fıkraları, nasreddin hoca fıkraları, nasrettin hocanın tüm fıkraları

    Evin Sahibiyim
    Hoca, bir gece gürültüyle uyanmış. bakmış, bir hırsız eşyaları topluyor. adamdan korkmuş. sesini çıkartmamış. ama peşine de düşmüş. az sonra, durumu fark eden hırsız, kızgınlıklasormuş:- beni neden takip ediyorsun bakayım? hoca, sakin, pişkin yanıtlamış.- taşıdığın evin sahibiyim de.

    Isıtda İçelim
    Nasreddin hoca kahveye çay içmeye gitmiş Çaycıya : soğuk çay varmı demiş ? çaycıda yok sıcak var demiş nasreddin hoca aradan 5-10 dakika geçince yine gelmiş aynı soruyu yine sormuş Derken... böyle muhabbet sürmüş. Sonra çaycı nasreddin hocanın geleceğini tekrar hesaba katarak çayı dolaba koymuş. Hoca tekrar gelmiş. Soğuk çay varmı? demiş. Çaycı vardiyip hocaya bi bardak çay vermiş ardından nasredin hoca çay gelince ''Isıtda İçelim'' demiş....

    Ben Uyuyorum
    Bir gün Nasreddin Hoca şehire gelip, bir arkadaşıyla birlikte handakalmış. Geceyarısı arkadaşı sormuş:
    -Hocam, uyudunuz mu?
    -Buyurun birşey mi var?
    -Biraz borç para isteyeyim demiştim. Nasreddin Hoca derhal horlamaya başlayıp :
    -Ben uyuyorum! demiş.

    Kedi Nerede?
    Hoca' nın canı et yemeği istemiş birgün. Kasaptan iki kilo et alıp evine götürmüş.
    - Akşama güzelce pişir bunları, demiş hanımına. Ne var ki o gün eve hanımı misafirleri gelmiş. Kadıncağız eti pişirip onlara ikram etmiş. Akşamda bir tarhana çorbası çıkarmış. Hoca' nın önüne.
    - Et nerde demiş Hoca. Kadın doğruyu söyleyeceğine bir yalan kıvırmış.
    - Eti kedi yedi, demiş.
    - Getir şu kediyi bakalım demiş Hoca. Sonra teraziyi çıkartıp kediyi tartmış. Bakmışlar ki tam ikikilo geliyor. Hoca hanımına sormuş:
    - Peki hanım demiş, kedi bu ise bizim et nerede? Et buysa kedi nereye gitti?

    Katır Nereye Giderse
    Nasrettin Hoca bir gün katıra binmiş. Hayvan oldukça hızlı gidiyormuş. Hoca da onu tutamıyor, durduramıyormuş. Bu gören bir tanışı: -Hocam, demiş, böyle ivedi ivedi neyana? -Katır nereye giderse o yana...

    Bu Kadar Tavuğa Bir Horoz Lazım
    Sivrihisardaki çocuklarnasreddinden bıkmışlardı aralarında karar verdiler. Nasreddine bir oyun oynuyacaklardı. Nasreddini hamama çağırdılar vehamamdahep beraberanlaştılar . Herkez soyundu yıkanıyo biri çıktı : Arkadaşlar hadi yumurtlayalım , yumurtlamayan hamam parasını ödesin. Olurmu olur herkez yanın da getirdikleri yumurtaları bıraktılar . Nasreddin neyapsın başladıhoroz gibiötmeyearkadaşları :
    - Nasreddin ne yapıyon dediler ve nasreddin hoca lafı yapıştırır:
    - eeeee bu kadar tavuğa bir horoz lazım yoksa nasıl yumurtlardınız .

    Dünya Kaç Metre?
    Arkadaşlarından biri Hocaya sorar:
    -Hoca, Dünya kaç metre? Tam o sırada bir cenaze geçiyormuş yanlarından. Hoca onu göstererek:
    -Ona sor! Bak, ölçmüş biçmiş, gidiyor!..

    Aklın Varsa Göle Koş
    Hoca, bir gün kırlardan topladığı çalı çırpıyı eşeğine yükleyip evine götürürken :
    -Acaba, yaş çırpı da kurusu gibi yanar mı? diye düşünür ve şeytana uyarak çakmağını çakar ve alevi çalı çırpıya dokundurur. Aralarında kuruları da bulunan çalı çırpı hemen alev alır. Eşekte bir korku, birtelaş, huzursuzluktur başlar. Anıra anıra, çifte ata ata dört nala koşmağa başlar. Hoca da arkasından olanca gücüyle bağırır :
    -Aklın varsagöle koş!

    Ben Olsaydım
    Akşam geç saatte eve gelen Hoca pencerede bir karaltıgörür.Hanımına susişareti yaparak tüfeğini doğrulttuğu gibi ateşler. Eve girerler, bir de bakarlar ki ateş ettikleri Hocanın cüppesi... "Hanım ucuz kurtulduk. Ya içinde ben olsaydım!" der.

    Kulağını Çek
    Nasreddin Hoca`yı bir arkadaşı yarmış: -"Hocam bak senin karın hiç evde durmuyor, bütün gün komşu komşu geziyor. Bence sen onun kulağını bir çekiver." -"Tamam" demiş hoca, -"görürsem söylerim!"

    Kuşa benzedin
    Hoca yolda bir leylek bulmuş. Almış onu evine götürmüş. Daha önce hiç leylek görmemiş. Leyleğin uzun gagası ve bacakları çok tuhafına gitmiş. Tutup bir
    güzel kesivermiş onları. Sonra da yüksekçe bir yere koymuş. Karşısına geçmiş. Yaptığı işten memnun, seslenmiş:
    - Bak şimdi kuşa benzedin.

    Göle Yoğurt Çalmak
    Kimi insanlar olmayacak hevesler peşinde koşup durur. Nasreddin Hoca böylelerine ders vermek istemiş bir gün. Elinde koca bir bakraç yoğurt mayasıyla gölün kenarına gelmiş. Başlamış kaşık, kaşık dökmeye :
    - Ne yapıyorsun Hoca ? demişler.
    - Göle yoğurt mayası çalıyorum, demiş kıs, kıs gülerek.
    - Olur mu demişler, göl yoğurt mayası tutar mı hiç ? Hoca cevabı yapıştırmış tabii.
    - Ya tutarsa...

    Hindi
    Nasreddin Hoca Aksehir pazarinda bir adamin basina toplanmis olan kalabaliga yaklasir.Satici elindeki kusu satmaya calismakta ve fiyati ise cok yuksek 50 Akce, yan taraftaki tavuklar ise 5 Akce. Hoca bir turlu fiyattaki asiri farki anlayamaz ve sorar
    -Hemserim bu nasil kus 50 Akce istersin?
    -Hoca efendi bu bildigin kus degildir bunun ozelligi var.
    -Neymis ozelligi?
    -Hocam bu kusa papagan derler ve konusur.
    Hoca aniden hemen eve kosar, kumesten hindisini kaptigi gibi pazara doner. Papagan satmakta olan adamin yanina durur ve yuksek sesle;
    -Bu gordugunuz kus sadece 100 Akceye, gel, gelll!
    Herkesten cok papagan satan sasar bu ise ve sorar.
    -Hocam 100 Akce cok degil mi bir hindi icin?
    -Sen 50 ye satiyorsun ama
    -Dedim ya hocam benim kus konusur ama
    -Oyleyse, benimki de dusunur!

    Eşeğe Ters Binmek
    Nasreddin Hoca bir gün yabancı bir köyde misafir olur. Cuma günü O'nu kürsüye çıkartırlar. Güzel bir vaaz verir. Herkez pek memnun kalır. Camiden çıkınca Hoca'nın eşeğini getirirler. Köylülerin hepsi ona hizmet etmek için adeta yarışırlar. Hoca eşeğine binerken biraz düşünür. Sonra eşeğin üstüne ters oturur. Herkes hayret eder. Köylülerden biri dayanamayıp sorar :
    - Hocam der. Kusura bakma ama eşeğe niçin ters bindiğini sorabilirmiyim?
    Hoca tebesüm ederek cevap verir :
    - Eğer düz binip önünüze geçseydim siz arkada kalacaktınız. Siz öne geçseydiniz, bu defa ben arkada kalmış olacaktım. Böyle ters binince size arkamı dönmemiş oluyorum. Sebebi bu...

    Mum Ateşiyle Pişen Yemek
    Bir gün Nasreddin Hoca ve arkadaşları iddiaya tutuşmuşlar. Eğer Hoca karanlık ve soğuk bir gecede, sabaha kadar köy meydanında bekleyebilirse arkadaşları ona güzel bir ziyafet çekecekmiş. Şayet bunu beceremezse o, arkadaşlarına ziyafet çekecek. Kararlaştırılan gün Hoca meydanın ortasında, sabaha kadar tir, tir titreyerek beklemiş. Sonra yanına gelenlere :
    - Tamam demiş. İddiayı kazandım.
    - Ne oldu ne yaptın demişler.
    - Bekledim sabaha kadar demiş.
    - Hayır demişler. Sen uzaktaki bir mum ışığı ile ısınmışsın. İddiayı kaybettin! Ziyafetimizi hazırla. Hoca çaresiz kabul etmiş. Ziyafet vakti kocaman bir kazanın altına minicik bir mum koymuş. Güya yemek pişirecek.
    - Ne yapıyorsun? demişler. Kıs, kıs gülerek cevap vermiş :
    - Bu mum sıcağıyla size yemek pişireceğim arkadaşlar. Uzaktaki bir mum ışığıyla ben nasıl ısındıysam, bu kazandaki yemek de öyle pişecek!...

    Aklın Varsa Göle Koş
    Hoca, bir gün kırlardan topladığı çalı çırpıyı eşeğine yükleyip evine götürürken :
    -Acaba, yaş çırpı da kurusu gibi yanar mı? diye düşünür ve şeytana uyarak çakmağını çakar ve alevi çalı çırpıya dokundurur.Aralarında kuruları da bulunan çalı çırpı hemen alev alır.Eşekte bir korku, bir telaş, huzursuzluktur başlar.Anıra anıra, çifte ata ata dört nala koşmağa başlar.Hoca da arkasından olanca gücüyle bağırır :
    -Aklın varsa göle koş!

    Kibir Yok
    Nasreddin Hoca'ya yapılan şakalar tükenip bitmezdi. Akşehir'liler bir gün Hoca'ya takılır ve sorarlar.
    - Hocam senin evliyalar katında ulu bir kişi oldugun söylenir. Aslı var mıdır?
    Hocanın böyle bir iddiası elbette yoktur ama bir kere soruldu ya cevaplar :
    - Herhalde öyle olmalı.
    Bunu duyan bir kisi hemen söylenmeye baslar :
    - Böyle kisiler zaman zaman mucizeler göstererek bu özelliklerini herkese kanıtlar. Hocam madem kabullendin, göster bir mucize görelim. Hoca :
    - Pekala size şimdi bir numara yapalım, der. Karsisinda duran ulu çınara :
    - Ey ulu çınar çabuk yanima gel, der
    Tabii ne gelen agaç var ne de giden... Hoca yürümeye baslar ve agacin yanına varır. Aksehir'liler ne oldu hocam agacı getiremedin kendin yanina gittin diyerek gülünce Hoca :
    - Bizde kibir yoktur. Dag yürümezse Abdal yürür, der.

    Cennet Fıkrası
    Bir gün padişah Nasreddin Hoca' ya sormuş.
    Hocam ben ölünce cennete mi gideceğim yoksa cehenneme mi, söyle bakayım? demiş.
    Hoca padişahtan korkmadan :
    -Cehenneme gidersiniz padişahım? demiş.
    Padişahın sinirden sakalları titremiş.
    Bu durumu gören Hoca :
    -Kızmayın padişahım ben aslında size cennete gidersiniz diyecektim fakat sizin cellatlarınızın kılıçlarıyla ölen suçsuz kişilerden cennet dolup taşmış.Bu yüzden cennete sığmazsınız diye cehenneme gidersiniz dedim, demiş.

    Dünya Kaç Metre?
    Arkadaşlarından biri Hocaya sorar:
    -Hoca, Dünya kaç metre?
    Tam o sırada bir cenaze geçiyormuş yanlarından. Hoca onu göstererek:
    -Ona sor! Bak, ölçmüş biçmiş, gidiyor!..

    Ecel Korkusu
    Hoca, Timur Han'ın askerlerinin yanından geçerken askerlerin nişancı komutanı tarafından çagrılır.
    - Hocam şu agaca yaslanın da askerlerimin hünerlerini size gösteriyim.
    Askerlere emir verir:
    - Rahat,
    - Hazır oll,
    - Ateş,
    kelimesi ile hocanın kavuguna tam 10 ok gelmiş kavuk delik deşik olmuştur
    Komutan:
    -Hocam askerlere söyleyim de size yeni bir kavuk getirsinler.
    -Komutanın izin verin bir adet de salvar alsınlar.
    -Hocam biz sizin salvarınıza birşey yapmadık ki, ne oldu hayırdır.
    -Yok canım ben biliyorum, onun da kavuk gibi giyilecek hali kalmadı.

    Katır Nereye Giderse
    Nasrettin Hoca bir gün katıra binmiş. Hayvan oldukça hızlı gidiyormuş. Hoca da onu tutamıyor, durduramıyormuş. Bu gören bir tanışı:
    -Hocam, demiş, böyle ivedi ivedi ne yana?
    -Katır nereye giderse o yana...

    Bu Kadar Tavuğa Bir Horoz Lazım
    Sivrihisardaki çocuklar nasreddinden bıkmışlardı aralarında karar verdiler. Nasreddine bir oyun oynuyacaklardı. Nasreddini hamama çağırdılar ve hamamda hep beraber anlaştılar . Herkez soyundu yıkanıyo biri çıktı :
    Arkadaşlar hadi yumurtlayalım , yumurtlamayan hamam parasını ödesin. Olurmu olur herkez yanın da getirdikleri yumurtaları bıraktılar . Nasreddin ne yapsın başladı horoz gibi ötmeye arkadaşları :
    - Nasreddin ne yapıyon dediler ve nasreddin hoca lafı yapıştırır :
    - eeeee bu kadar tavuğa bir horoz lazım yoksa nasıl yumurtlardınız .

    Doğuran Kazan
    hoca komşusundan ödünç bir kazan alır kazanı verirken içine bir kazan yerleştirir .Komşusu sorar:
    -bu ne
    -senin kazan doğurdu der hoca da
    komşu çok sevinir
    ardan bir kaç gün geçer .Hoca yine komşusuna gider
    1 2 gün kullanmak için kazanı ister
    komşusu
    - Hay hay baş üstüne der kazanı sevinerek hocaya verir.
    Aradan oldukça uzun bir zaman geçer.
    komşu kazanı geri gelmeyince çediklerini giyer
    Hocanın evine gider,sorar:
    -bizim kazan ne oldu
    -sizin kazanmı,sizlere ömür,der Hoca.
    komşu şaşırır
    -aman hocam kazan bu nasıl ölür
    -komşum yine saçmaladın kazanın doğurduna inanıyorsunda öldüne inanmıyorsun.

    Sana Ne?
    Bir gün Nasreddin Hoca eve doğru yürüyormuş, bir arkadaşı arkadan seslenmiş "aman hoca gördün mü biraz önce geçen helva kazanı ağzına kadar doluydu". Hoca istifini bozmadan "bana ne" demiş. Arkadaşı, "ama hoca helva kazanı sizin eve gidiyordu, buna ne dersin?" demiş; hoca yine istifini bozmadan "o zaman sana ne?" demiş.

    Kusur Nerede
    Hocannın bir gün kadıya işi düşmüş.Demişlerki kadı haraç ve rüşvetyiyen bir adamdır. Bir çömlek bal götür yoksa işin hallolmaz Hoca sinirlenmiş bir boş kavanoz almış ve içini balçıkla doldurmuş ve üstüne halis oğul bal sıvamış.Gitmiş kadıya cömleği bir yana koymuş başlamış derdini anlatmaya tabi kadının gözü baldaymış. Hemen ilamı vermiş. Ve bal kadının evine gitmiş . Kadı sofrada balı açmış ve ne görsün incecik balın altında bi de ne görsün balçık var. Kadı mübaşire çobuk o nasreddini buraya çağır ilamda hata olmuş düzelteyim. Ertesi gün mübaşir nasreddini bulur ilamda bir hata olmuş vericimişsin kadı söyledi
    Nasreddin : git kadıya söyle hata ilamda değil bal çömleğinde

    Cenazenin Neresinden
    Yine bir gün komşudan biri vefat etmişti.Herkes işi bırakıp cenazeye gitmişti.
    O sırada bir adam Nasreddin Hoca'ya yaklaşarak; "Hocam size sorum olacak" der ve şöyle devam eder:
    -Acımız fazla büyük elbette sabretmeli, cenaze gotürürken neresinde gitmeli? Hoca:
    -Elbette sonu budur her kulun, tabutta bulunma da nerde isterse orda bulun!

    Kız İsteme
    Nasrettin Hoca'nın komşusu, oğlu Mahmut'a kız istemeye gidecek.Düşünür taşınır, dünürcübaşı olarak Hoca'dan uygun kimse gelmez aklına. "Sevilen, sayılan, ağzı iyi laf yapan Nasrettin Hoca'ya da kızı vermezlerse kime verecekler?" der. Gider Hoca'ya açar konuyu. Hoca da "Tamam" der. Neyse, bir akşam dünürcü kafilesi Hoca'nın peşinde koyulurlar yola. Varırlar istenecek kızın evine. Hoş, beş, kahve... derken gelir sıra asıl meseleye. Nasrettin Hoca bir-iki öksürdükten sonra girer konuya:"Bizim komşunun oğlu Mahmut, sizin kızı öpmek istiyor, onunla aynı yatakta yatmak istiyor, hatta onunla her gece sevişmek istiyor. Ne dersiniz?" deyince odada buz gibi bir hava eser. Komşusu " Hoca, Hoca! Sakalından utan! Bunlar nasıl laf, kız böyle mi istenir?" deyince Nasrettin Hoca odayı terk eder. İçeridekiler özür üstüne özür dilerler kızın babasından.Oğlan tarafından biri, kız isteme işini üstlenir, başlar söze: "Allah'ın emri, Peygamber'in kavli ile kızınız Ayşe'yi oğlumuz Mahmut'a istiyoruz." Vermeye dünden razı olacak ki kızın babası "Allah yazdıysa biz ne diyelim? Hayırlı olsun." deyip verir kızını. İçeridekilerin konuşmalarını dışarıdan işiten Nasrettin Hoca, açık olan oda penceresinden içeriye seslenir: " Yine benim dediğim oldu! Yine benim dediğim olacak!"
     



Sayfayı Paylaş