Nasıl Başarılı Olunur?

Konusu 'Soru-Cevap' forumundadır ve Misafir tarafından 19 Aralık 2010 başlatılmıştır.

  1. Misafir Guest


    Bir kimse nasıl başarılı olur?
     



  2. BaRıŞ Well-Known Member

    Arkadaşlar! Okulda, hayatımızda, çalıştığımız işyerinde, her nerede olursa olsun başarının sırrı, insanın yaptığı işi azimle, severek yapmasıyla olur.
    Bir işi yaparken sevmesek dahi, başarılı olmak için sabırlı olmalı, başarıya götürecek çalışmayı yapmalıyız.

    Bir insan yapacağı işi başaracağına inanmazsa, zaten başarısız olur. Her konuda kendimize güvenmeli, başarılı olacağımıza inanmalıyız.
    Meşhur alim İbni Sina, tahsil hayatının ilk yıllarında matematik derslerini pek kavrayamıyor ve bu derse bir türlü akıl erdiremeyeceğini düşünüyordu. Oysa o, on yaşında Kuran’ı ezberlemiş, on sekiz yaşına kadar ise devrinin bütün ilimlerini en iyi seviyede okuyup öğrenmiş, daha sonra ise yüzlerce asrı etkileyecek ilmi buluşların sahibi olmuştur.

    Bu büyük alim bir gün kırda gezerken bir kuyu görmüş. Kuyunun ağzındaki mermer bilezik, kovayı çeken ipin sürtünmesinden dolayı yarıklarla dolmuştu. Daha çocuk yaştaki İbni Sina gördüklerinden etkilenmiş ve kendi kendine şöyle düşünmüş; “İp gibi yumuşak bir cisim, nasıl olur da mermer gibi çok sert ve çetin bir taşı böyle keser. Demek ki, zor da olsa bir işi başarmanın sırrı azimli olmak, gayret göstermek, sabır ve sebatla çalışmaktır. Ben de işte bunu yapmalıyım.”
     
  3. BaRıŞ Well-Known Member

    Kişinin yaptığı işi sevmesi ve işine olan ilgisini çevresine yansıtabilmesi, yeni fikirler geliştirip verimli olabilmesi açısından oldukça önemlidir. Hevesli olmak bu noktada çok etkili bir faktördür. Hevesinizi çalışanlarınıza yansıtabilmeniz, ekibinizin daha dinamik olmasını sağlayacaktır.

    Çalışma ortamında hevesli ve ilgili bir yönetici olmanızın, çalışanlarınız üzerindeki etkisi büyüktür. Yönetici olmadan önceki dönemlerinizi düşünerek çalışanlarınızı nasıl motive edebileceğinizi tahmin edebilirsiniz. Öncelikle ekibinizin yaptıklarıyla ilgili olmanız ve onları dinlemeniz; firmanızdaki işlerin hızlanmasına ve verimin artmasına yardım edecektir. Bu şekilde hem şirket içinde işlerini büyük bir hevesle yapan çalışanlarınız, hem de firmanızın yükselen bir başarı grafiği olacaktır. İşlerini hevesle yapan çalışanlar daha etkin çalışacaklar ve daha verimli işler çıkaracaklardır. Ürün ve servislerin daha iyi çalışmaları için yeni fikirler geliştireceklerdir. Çalışanların bu tip bir başarıyı motivasyonları düşükken gerçekleştirmeleri oldukça zordur.

    Yapılan işe karşı sürekli hevesli olmak sık karşılaşılan bir durum olmamakla birlikte, bunu sağlamak ta ufak noktalara dikkat edildiği zaman çok zor değildir. Firma içindeki bu eksikliğin nedeni olarak her zaman kötü ve bilinçsiz yönetim gösterilir; ama kimi durumlarda yönetim ne denli iyi olursa olsun, firma çalışanları yine hevessiz ve verimsiz çalışabilirler. O halde bu durumda çalışanların motivasyonlarını yükseltmek ve işlerini hevesle yapmalarını sağlamak için ne yapılması gerekiyor? Bunu sağlamak büyük oranda yöneticilere düşmektedir. Kişilerin iş yerleri dışında gelişen ve onların verimliliklerini azaltacak belli başlı nedenler yoksa, o zaman yönetimin yapacağı küçük destekler, çalışanların performanslarını oldukça yükseltecektir. Çoğu işveren için pek de önem taşımayan bu ufak noktalar, aslında tekrarlandıklarında bireylerin kendilerine olan inançlarını, saygılarını ve güvenlerini arttırdığından, daha bağımsız ve yaratıcı olmalarını sağlayacaktır. Üç temel şekilde iş yerinizdeki motivasyonu ve çalışan hevesliliğini arttırabilirsiniz: Hevesli, olumlu ve destekleyici olun.

    Psikologlara göre yaptığımız işe bakışımızı değiştirmemizin en iyi yolu, o iş hakkındaki düşüncelerimizi değiştirmektir; çünkü her bireyin duygularını ve hayata bakış tarzını dilediği şekilde değiştirip yönlendirebilme potansiyeli vardır. Bu nedenle ilk önce çalışanlarınıza güvenmeniz ve onların başarılı olacağına inanmanız gerekiyor. Buna siz inandıkça, çalışanlarınız da inanacak ve onlara güvendiğinizi hissettikten sonra kendilerine olan güvenleri artacaktır. Bu olumlu düşünce ve davranışlar zinciri devam ettiği sürece hem daha aktif bir ofis ortamı yaratabilecek hem de insan faktörünün olumsuz etkilerinden çalışanlarınızı koruyabileceksiniz.

    İşini iyi yapan bir çalışanınızı farkettiğinizde bunu ona o an söylemelisiniz. Onu takdir ettiğinizi söylemek için beklemenize gerek yok; çünkü araya zaman girebilir ve siz onun bu başarısını unutabilirsiniz. Öte yandan siz bir çalışanınızı başarısından dolayı tebrik eder ve överseniz, o bunu unutmayacaktır. Başarıyı paylaşmak ve bundan gurur duyduğunuz göstermek için başarının çok büyük olmasına gerek yok. Önemli olan ilk adımı, yönetici olarak sizin atmanız ve çalışanlarınızda ofise gelme ve firmanız için iyi şeyler yapma hevesini uyandırabilmenizdir.

    Çalışanlarınızın sizde görmek istedikleri yönetici kimliğinizin altındaki birey olan esas kimliğinizdir. Yönetici olmanız duygularınız olmamasını gerektirmiyor. Bunu herkes kabul ettiğine göre çağdaş yönetici/lider anlayışının bir gereği olarak, eski geleneksel yöneticilerin sürekli takındıkları ciddi ve asık suratlı ifadeden kurtulabilmeniz oldukça önemlidir. Ofiste büyük bir başarı varsa, ya da bir çalışanınız bireysel olarak önemli bir başarıya imza atmışsa, bu sevinci siz de paylaşmalısınız. Duygularınızı göstermekten çekinmeyin. Takdir edilmeyi hakeden çalışanları, başarılarından dolayı herkesin önünde kutlamanın bir faydası da, herkesin bu başarıdan haberdar olmasıdır. Ayrıca bu başarı nedeniyle verilecek bir ödül veya sözlü övgü, genellikle yöneticilerin tahmin edemedikleri derecede başarının sahibi ve tüm ofis için heves uyandırıcı bir unsur olacaktır. Çalışanların teşvik olmasını sağlayacak ve diğer çalışanlarınız da benzer başarılara imza atıp, takdir edilmeyi isteyeceklerdir.

    Karşılıklı güven kadar, motive edici bir unsur yoktur. Ekibinize başarıyla sonuçlandırmaları gereken zor bir görev verdiğinizde, bu onlara güvendiğinizi işaret eder. Özetle, sizin onları motive eden cümleleriniz yerine, onlara verdiğiniz görev zaten "bunu başaracağınıza eminim, size güveniyorum" demektedir.

    Çalışanlarınızı motive ettikçe, kendinizi de daha iyi hissettiğinizi farkedeceksiniz; çünkü ekibinizle aranız daha ılımlı olacak ve size olan saygı ve sevgileri artacaktır. Bu olumlu ortam arttıkça firmanın başarısı da yükselecek ve müşteri ilişkileri güçlenecektir.

    Zeynep KOÇER
    Kariyer.Net
     
  4. EmRe Well-Known Member

    Bir bilim adamının tıp konusunda yeni ve çok önemli buluşları olmuştu. Bir gazete muhabiri röportaj yaparken kendisine, normal bir insandan nasıl olup da daha farklı ve yeni şeyler keşfeden bir insan olduğunu sormuş.

    Bilim adamı bu soruya şöyle cevap vermiş:

    - İki yaşındayken annemle yaşadığım bir deneyim sebebiyle. O da şöyle oldu:

    Buzdolabından süt şişesini çıkartmaya çalışırken, şişe elimden kayıp yere düştü ve ortalık süt gölüne döndü.

    Annem mutfağa geldiğinde, bana bağırmak, söylenmek yahut cezalandırmak yerine tatlı bir sesle dedi ki:

    - Oğlum, ne kadar güzel bir hata yaptın! Daha önce bu kadar büyük bir süt gölü gör-memiştim. Evet, olan olmuş. Şimdi birlikte burayı temizlemeden önce biraz yerdeki sütle oynamak ister misin?

    Ben de eğilip, yere dökülen sütle biraz oynadım. Biraz sonra annem yine aynı şekil-de konuştu:

    - Oğlum, bunu sen yaptığına göre, senin temizlemen ve herşeyi eski hâline getirmen gerektiğini biliyorsun. Bunu nasıl yapmak istersin? Bir sünger mi kullanalım, bir havlu yahut bir bez mi? Hangisini istersin?

    Ben süngeri seçtim. Birlikte yere dökülen sütü temizledik.

    Daha sonra annem şöyle bir teklif yaptı:

    - Biliyor musun oğlum? Burada yaşadığımız olay, senin 2 minik elinle bir süt şişesini taşıyamadığın kötü bir deneyimdi. Şimdi bahçeye çıkalım ve şişeyi suyla doldurup, senin dolu bir şişeyi düşürme-den taşımanı sağlayalım.

    Ben şişeyi boğazından iki elimle tutarsam, düşürmeden taşıyabileceğimi öğrendim...

    Bu meşhur bilim adamı, o anda, bir hata yaptığı zaman bundan korkmaması gerekti-ğini öğrenmiş. Yapılan hataların yeni bir şeyler öğrenmek için çok güzel fırsatlar olduğunu anlamış. Stephen Glenn
     

Sayfayı Paylaş