Nar Hakkında Bilgi

Konusu 'BağBahçe' forumundadır ve Seçkin tarafından 30 Mayıs 2011 başlatılmıştır.

  1. Seçkin Well-Known Member


    Nar Hakkında Bilgi
    Nar (Punica granatum), kınagiller (Lythraceae) familyasından içinde küçük çekirdekler ve meyve gövdesini oluşturan yüzlerce tanecikten oluşmuş, hafif ekşi ve bazen tatlı tadı olan, ılıman iklimlerde yetişen, bir meyve türü.

    Yetişme koşulları ve yetiştiği yerler [değiştir]Narlar kuraklığa dayanıklıdırlar ve Akdeniz tipi bir kış veya yaz yağmuru iklimine sahip bölgelerde yetişirler. Daha yağışlı bölgelerde sık sık mantar rahatsızlıklarından kaynaklanan kök çürümeleri ile karşı karşıya kalabilmektedirler. -10 °C’ye kadar soğuğa dayanabillir.

    Ekin tarihi
    Akdeniz havzasında birkaç bin yıldır ekilmekte olan narın ilk olarak İran’da ortaya çıktığı düşünülmektedir. Afganistan ve Pakistan’dan Himalayalar’a kadar geniş bir alanda yetişir. Gürcistan, Ermenistan ve Karadeniz’in doğu kıyılarında yabani nar bahçeleri vardır. Ermenistan, Azerbaycan, Türkiye, İran ve Hindistan nar yetiştiriciliği yapılan ülkeler arasındadır. Ayrıca, tarih öncesi zamanlardan beri Akdeniz ülkeleri ve Kafkaslar’da nar yetiştiriciliği yapılmaktadır. Latince ismi Punica granatumun kabaca Fenike elması anlmına gelmesi, Fenikelilerin yemişi Akdeniz havzasında taşımış olduklarını akla getirmektedir. Nar, kurak iklimlerde de yetişebildiğinden, Güneydoğu Asya’da, Malezya’da, tropikal Afrika’da da yetiştirilir. İpekyolu ve deniz tüccarları aracılığıyla Güney Çin’e ve Güneydoğu Asya’ya ulaşan nar, bu bölgelerde de yetiştirilmektedir. 18. yüzyılda İspanyollar tarafından Latin Amerika ve Kaliforniya’ya da getirilen nar, 2000'li yıllardan itibaren Kaliforniya ve Arizona’da ticari bir ürün olarak değer kazanmıştır.

    Türkiye'de pek çok yerde gözüken nar yoğunlukla Ege ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinde ekine alınmıştır. Özellikle Denizli İli Irlıganlı kasabasında yoğunlukla yetiştrilmektedir. Ayrıca Irlıganlıda yetişen narlar ihracat için ençok tercih edilen nar'dır.

    Side (Antalya) Nar demektir. Ayrıca, İspanya’nın güneyindeki tarihi bir şehir olan Granada, adını nar meyvesinden almıştır.

    Morfolojik özellikleri
    Haziran-Temmuz aylarında kırmızı renkli çiçekler açan, iki ile beş metre boylarında ağaççıklardır. Gövdeleri gayri muntazamdır. Yapraklar karşılıklı, parlak renkli, ince-uzun şekilli, kısa saplı ve kırmızı kenarlıdır. Çiçekler kısmen sapsız, tek tek ve birkaçı bir arada bulunur. Çanak yaprakları kırmızı renkli, dökülmeyen ve etlidir. Meyveleri küre şeklinde ve portakal büyüklüğünde, önceleri yeşil, olgunlukta kırmızımsı renkte, derimsi kabuklu, çok tohumlu ve etlidir. Meyvenin yenen kısmı, etli ve bol usareli olan tohumlarıdır. Bir nar meyvesinde 600 civarında tohum bulunur. Tohumların renkleri beyazdan koyu kırmızıya doğru değişik renk tonlarına sahiptir.

    Narlarda yumuşak çekirdeklilik, tohum kabuğunun (testa) derece derece daha az odunlaşması ya da çok az odunlaşması (sertleşmesi) ile oluşmaktadır. Halk arasında bu tip narlara genellikle çekirdeksiz nar denilmektedir. Ancak bu narlarda tam oluşmuş, gerçek tohumlar yine mevcuttur.

    Kullanımı
    Bitkinin tohumları meyve olarak yenildiği gibi, gövde-kök ve dal kabukları ile meyve kabuğu da tıbbi olarak kullanılır. Kök ve gövde kabuğu tanen, nişasta ve alkaloitlerden pelletierin taşır.

    Besin olarak kullanımı
    Narı çiğ olarak tüketmek için, önce bir bıçakla ikiye ayırmak gerekir, sonra narın tohumları kabuğundan ayrılmalıdır. Tohumlar arasındaki beyaz liflerin de tohumlardan ayrılması gereklidir. Bunu yapmanın kolay bir yolu, tohumları su dolu bir kaba koymaktır. Taneler dibe çöker, beyaz lifler su üstünde kalır. Bir tabağa doldurulan taneler, bir kaşık yardımı ile çiğ olarak yenilir. Bazı narların tadı çok ekşi, bazılarınınki çok tatlı olabilir. Ama genelde nar, ekşi ile tatlı arasında bir tada sahiptir.

    Nar suyu, Orta Doğu ülkelerinde çok tüketilen bir içecektir. 2000li yıllardan itibaren ABD’de de popüler olmuştur.

    Türkiye’de nar yiyilerek doğrudan tüketilmesinin yanı sıra nar ekşisi olarak çeşitli biçimlerde, özellikle salataya tat vermede, eti terbiyelemede veya doğrudan içilerek de tüketilmektedir. Nar taneleri de aynı zamanda salatalarda kullanılabilmekte, aşure, muhammara ve güllaç’a katılabilmekte ve çeşitli tatlı süslemelerinde kullanılmaktadır.

    İran ve Hint mutfağında nar, çeşitli yemeklere malzeme olarak katılmaktadır. Domatesin İran mutfağına henüz girmediği dönemlerde, İran mutfağında nar şurubu çok yaygın olarak kullanılmıştır. Halen nar şurubunun kullanıldığı geleneksel yemekler yaşatılmaktadır. Örneğin, ana malzemesi nar şurubu ve öğütülmüş ceviz olan koyu bir sos, çeşitli kümes hayvanları pişirildiğinde üzerlerine dökülerek kullanılır, nar çorbası içilir.

    Yabani nar zaman zaman anardana denilen bir baharat olarak da kullanılmaktadır ki anardana lafzî olarak nar taneleri anlmına (anar=nar, dana=taneler) gelmektedir. Bu baharat daha çok Hindistan ve Pakistan mutfağında yer bulmuşsa da aynı zamanda İran ve Orta Doğu mutfağında nar pekmezinin yerine de kullanılabilmektedir. Kurutulmuş çekirdekler bütün bütün etnik marketlerden elde edilebilmektedir. Çekirdekler etten ayrılarak 10-15 günlüğüne kurumaya bırakılır ve çatni (bir tür Hindistan sosu) veya köri yapımında asidik unsur olarak kullanılırlar. Nar taneleri zaman zaman kendisi ile yapılmış yemekleri yerken dişler arasında sıkışmasını engellemek için ezilip-kıyılabilmektedir. Himalayalardaki vahşi nar tanelerinin (daru) bu baharatın en kaliteli kaynağı olduğu düşünülmektedir. DARU kelimesi ile Türkçede çeşitli taneli yemiş için (Panicum miliaceum ve Zea mays) kullanılan darı kelimesi arasındaki benzerliğe dikkat.

    Yunanistan’da nar (Yunanca rodi) pek çok şekilde tüketilmektedir: Kurumuş üzüm ve kaynamış buğdaydan yapılan kremsi bir et suyu olan kollivozoumi, nar ve buğdayla yapılan legume salatası, geleneksel orta doğu kebabı, narlı patlıcan çeşnisi, avokado ve nar daldırma yunan mutfağında narın kapladığı yeri belirtmek için verilebilecek sadece birkaç örnektir. Narın aynı zamanda likörü yapılmakta ve dondurma tepesine dökülen popüler meyve pastasının da yapımında kullanılmaktadır. Zaman zamansa yoğurt ile karıştırılmakta veya reçel gibi ekmeğe sürülüp kahvaltıda tüketilmektedir.
     



Sayfayı Paylaş