Namık Kemal Magosa Hatıraları

Konusu 'Hakkında Bilgi' forumundadır ve Seçkin tarafından 15 Eylül 2016 başlatılmıştır.

  1. Seçkin Well-Known Member


    Namık Kemal Magosada Mektupları Anıları

    Namık Kemal (d. 21 Aralık 1840, Tekirdağ - ö. 2 Aralık 1888, Sakız Adası), Türk milliyetçiliğinin öncülerinden, Genç Osmanlı hareketi mensubu yazar, gazeteci, devlet adamı ve şairdir.

    Mağusa, Namık Kemal’in kızına yazdığı mektuplarda adeta cennetti, ama başkalarına yazdığı mektuplarda Mağusa’ydı, dünya cehennemiydi. Mağusa toprakta çıbandı: ‘Pencerelerden bakıp da çöller dolusu harabelerini, dağlar parçalanmışçasına taş yığınlarını gördükçe kıyametin habercisi İsrafil’in Sur’u çalınmış fakat ben işitmemişim sanıyorum. Kalenin içi mezarlarla dolmuş, fakat isimlerine ev diyorlar. Ara sıra deliğinden deşiğinden adamlar çıkıyor ki yüzlerinin hali çürümeye yüz tutmuş ölüden, elbiselerinin şekli ise, yarı yırtılmış kefenden ayırt edilemiyor. Mücahit varsa buranın halkıdır. Çünkü havasından dört tarafa yeni silahların sesi kadar öldürücü hastalıklar dağılıyor. Hatta içlerinden en hafifi olan sıtma bile insanı şeşhane kurşunu kadar süratli öldürüyor. Günlük gıdalarını birkaç arpa ekmeğine kadar indirmişler Hatta arpanın kilesi otuz beş kuruşa kadar satıldığından çoğu onu da bulamıyor. Mübarek Ramazan’da keçi eti ile taşla undan oluşan bir siyah ekmek ve lezzette Ebucehil karpuzuna yakın biraz patlıcan ve bamya; bu ikisinden başka bir şey görmedim’ (Mısır’da Matbaa-i İctihad’da basılan ‘Magosa Mektubu’ndan); (Artan 1964).

    Namık Kemal Magosada anıları nda tatlı şeyler de vardı.Dostlarına yazdığı mektuplar bu eğlencelerdendi. Bir de saat meselesi vardı. İstanbul’dan saatler ve hediyeler getirten Kemal, bunları sevdiklerine dağıtırdı. Veliaht V. Murat Efendi padişah olunca, Namık Kemal’e Türkçe bir telgraf ve 30 Mayıs 1876 tarihli Fransızca bir mektup geldi. Sürgüne gidenler affedilmiş, bu sıkıntılı günler sona ermişti. Telgraf ve mektup bu sevinçli haberi müjdeliyordu. Birkaç gün sonra Loyid vapuru Mağusa’nın Tuzla İskelesi’ne yanaştı. Aynı vapurda Kemal’in yüzünden Akka’da üç yıl iki ay kale mahkumu olan Nuri ile İsmail Hakkı da vardı. Tuzla’dan kalkan vapur üç arkadaşı İstanbul’a götürürken otuz sekiz aylık tatlı ve acı hatıraların perdesi kapanıyordu.
     



Sayfayı Paylaş