Namazı yanlış kılındığında ne yapılır

Konusu 'Sorularla İslam' forumundadır ve EmRe tarafından 14 Aralık 2013 başlatılmıştır.

  1. EmRe Well-Known Member


    Namazı yanlış kıldığımda ne yapmalıyım?

    Bazı durumlarda yapılan yanlışlardan dolayı farz namaz nafileye döner. Ama kaza namazı yerine geçmez. Kaza için niyet gerekir. Mesela; Dört rekatlı farz namazlarda beşinci rekata kalkan kimse bir rekat daha kılar ve bu namaz nafileye dönüşür. Ama her yanlıştada namaz bozulmaz. Bazı yanlışlar sehiv secdesi yapılmak suretiyle düzeltilebilir ve bu namazı bozmaz.

    Sehiv secdesi; "yanılma ve unutma secdesi" demektir. Namazın farzlarından birinin tehiri (geciktirilmesi) veya vaciplerden birini terk ve ya tehiri halinde yapılması gerekir.

    Şöyle yapılır:

    Son oturuşta yalnız "Tahiyyat" okunduktan sonra iki tarafa selam verilir. Ondan sonra "Allahu Ekber" denilerek secdeye varılıp üç kere " Sübhane Rabbiye'l-alâ " okunur. sonra "Allahu Ekber" denilerek kalkılır. Bir tesbih miktarı duraklamadan sonra tekrar "Allahu Ekber" deyip ikinci secdeye varılır. Yine üç kez " Sübhane Rabbiye'l-alâ " okunduktan sonra "Allahu Ekber" denilerek kalkılır ve oturulur. Tahiyyat, Salli-Barik ve"Rabbena atina" okunup önce sağ tarafa sonra da sol tarafa selâm verilir.(1)

    Mesela; Vitir namazında Kunut dualarını unutmak, Fatiha'dan sonra zamm-ı sure okunması gereken yerde zamm-ı sureyi okumadan rükûa gitmek, birinci tahiyyâta oturmayı unutmak, namazda secde ayeti okunduğu zaman secde etmemek gibi durumlarda vacip terk edildiği için sehiv secdesi gerekir.

    Üç veya dört rekatlı farz namazlar ile vitir namazında ikinci rekattan sonra tahiyyat'ı okuduktan sonra hemen ayağa kalkmayıp "Salli-Barik okuduktan sonra ayağa kalkmak, Fatiha'yı okumadan zamm-ı sureyi okuyup daha sonra fatihayı okumadığını hatırlayıp Fatiha'yı okumak, gibi durumlarda ise vacip tehir edildiği için yine sehiv secdesi gerekir.

    Sehiv secdesi yapılması gereken durumda unutup selam verilirse namazın yeniden kılınması gerekmez.

    (1) Büyük İslam ilmihali. Ömer Nasuhi BİLMEN. sayfa 181
     



Sayfayı Paylaş